Adorno’dan (Minima Moralia) Çocuk Psikolojisi Üzerine

Adorno Minima Moralia kitabında bir eve misafir geldiğinde çocuğun neler düşündüğünü anlatmış. Çocuk psikolojisi üzerine örneği az bir gözlem. Bu yazı çocuğun hisleri üzerine. Okurken kendi çocukluğumu hatırladım. Herhalde o da kendi çocukluğunu düşünmüştür. Yazı çocukların o kendilerine has dünyalarına bir bakış atabilmek fırsatı sunduğu için değerli geldi bana.

Günedönen

Bir aile dostu evlerinde kalmaya geldiğinde çocuğun kalbi yılbaşı öncesindekinden bile daha şiddetli bir bekleyiş duygusuyla çarpar. Gelen armağanlar değildir bunun nedeni, dönüşmüş varoluştur. Çocuk kapıda durmuş onun valizini açışını seyrederken konuk hanımın şifoniyerin üstüne yerleştirdiği parfümden anıya benzeyen bir koku gelir, oysa ilk kez duyuyordur o kokuyu.

Suvretta Hotel’in ve Madonna di Campiglio’nun etiketlerini taşıyan kutular, çocuğun obur dikkati için, Alaattin’in ve Ali Baha’nın değerli kumaşlara -konuğun kimonoları- sarılmış mücevherlerinin İsviçre ve Güney Ti-rol kervansaraylarından tahtırevanlarla taşındığı sandıklardır. Ve nasıl masallarda periler çocuklarla konuşursa, ziyaretçi de evin çocuğuyla ona hiç tepeden bakmadan ciddi ciddi konuşur. Çocuk, ülkeler ve insanlarla ilgili akıllıca sorular sorar; kadın da, çocukla çok aşina olmadığı ve yüzünde de büyülenmeden başka bir şey görmediği için, bir eniştenin beyninin sulanışı veya bir yeğenin eşiyle kavgaları hakkında tekinsiz öyküler anlatmakta hiçbir sakınca görmez. Böylece, kendini büyüklerin kudretli ve gizemli topluluğuna, aklı başında insanların büyülü çevresine bir anda kabul edilmiş hisseder çocuk.

Günün yeni düzeniyle birlikte -belki de ertesi gün dersleri kaçırmasına göz yumulacaktır- kuşakları birbirinden ayıran sınırlar da askıya alınır ve saat gecenin on biri olduğu halde hâlâ yatağına gönderilmemiş olan çocuk da gerçek ruhsal ve tensel hazzın ne olabileceğini ilk kez sezmeye başlar. Bir tek bu ziyaret bile Perşembe’yi bir tatil gününe dönüştürmeye yetmiştir ve bütün bu neşeli gürültü çocuğa sofraya tüm insanlıkla birlikte oturmuş olduğu sanısını vermektedir. Çünkü konuk uzaktan geliyordur. Birden ortaya çıkışıyla, ailenin tek ve nihai dünya olmadığını hissettirerek daha ötesinde bir yaşam vaadi sunar ona.

Çocuk, henüz biçimlenmemiş sevincin içine, semenderlerin ve leyleklerin gölünün içine atılma isteğini, korkunç kara adam imgesiyle, onu kaçırmak isteyen şeytan imgesiyle gemlemeyi ve bastırmayı öğrenmiştir acıyla – aynı imge burada da çıkar karşısına, ama bu kez korku duymuyordur artık. Ona en yakın olanların arasında, onların dostu olarak, her türlü farklılığın figürü belirmiştir. Çingene falcı, eve ön kapıdan kabul ediliyor ve ziyaretçi hanımın şahsında temize çıkarak bir kurtarıcı meleğe dönüşüyordur. Kadın, en yakındakinden alınan hazzın üzerindeki laneti, onu en uzaktakine bağlayarak kaldırmıştır. Çocuk da tüm varlığıyla beklemiştir bunu, tıpkı daha sonra çocukluğun en iyi anılarını unutmayan kişinin de beklemeyi bileceği gibi. Gün sayar aşk, ziyaretçinin eşikte belirip de yaşamın solmuş yüzünü yeniden aydınlattığı ana kadar: “İşte buradayım yine / sonsuz dünyadan döndüm.”

Evin hizmetçileri ile çocuğun ilişkisine dair başka bir kesit.

Ailesinin edepli ciddiyetinden ürken çocuk mutfağa sığınacak, aşçının aslında gizliden gizliye aile terbiyesi ilkesini yansıtan canlılığının yarattığı sıcak ortamda gevşeyecektir. İncelmişler, incelmemişlerin çekimini hissedip onlara doğru giderler: Onların kabalığı, kendi kültürlerinin vermeyi reddettiği şeyi aldatıcı biçimde vaat ediyordur. Üst katmanların incelmiş bireyleri, onlara anarşik doğa gibi görünen kabalığın aslında tam da direnmeye çalıştıkları zorlanmanın doğurduğu bir refleksten ibaret olduğunu bilmezler. Üst katmanların kendi sınıf dayanışmaları ile alt katmanlardan gelen emanetçilere yaltaklanışları arasındaki dolayım anı, yoksullar karşısında haklı bir suçluluk duygusudur.

Çocuk psikolojisi denilen, çocuğun hayatındaki çok sıradan olaylara olağanüstü anlamlar yüklemesine neden olan aklından neler geçtiğini anlamak kolay değil. Başka türlü olsaydı sanıyorum adı çocuk psikolojisi olmazdı. Theodor W. Adorno da bu anlaşılması kimi zaman güç bu dünyaya bir bakış atmış Minima Moralia kitabında.

Admin hakkında 325 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın