Amerikan Rüyası İçin Ağıt (Belgesel)

Amerikan Rüyası İçin Ağıt, Noam Chomsky’nin günümüz ekonomik sistemini eleştirdiği bir röportajın belgeseli. Bu eleştiriler ciddi boyutta o kadar ki belgeselin adı Amerikan rüyasının artık çöktüğü düşüncesine dayanıyor. Belgeselde bu çöküşün nedenleri on madde ile anlatılıyor.

Amerikan rüyası, alt gelir grubundan bir A.B.D vatandaşının, evini ve arabasını alması, çocuklarını iyi okullara göndermesi ve rahat yaşaması anlamına geliyordu. Refah erişilmesi zor bir şey değildi. Ama artık durum böyle değil. Bu rüya bitti. Alt gelir grubundan birinin artık bunlara sahip olması söz konusu değil artık.

Yetmiş dakikalık bir belgesel. Belgeselde temel vurgu, gelir dağılımının adaletsizliği üzerine. İnsaoğlunun efendileri halkın söz sahibi olmasını istemezler. Çünkü eğer geniş halk kitleleri yönetimde söz sahibi olursa zenginlerin ellerindekileri alırlar. Bu düşünce tarih boyunca değişmemiştir.

Zenginler ile halk arasındaki bu sorunun çözümü için Aristo, eşitsizliği azaltmayı önermiştir. Günümüz ekonomik sistemi ise bunu halkı baskı altına alarak yapmaktadır. En varlıklı sınıf yani insanların %1’i toplam gelirin %88’ine sahipken kalan %99’un ekonomideki payı geriye kalan düşük yüzdedir. Bu fark sürekli artmaktadır. Egemen sınıf bunu nasıl başarmıştır?

Amerikan Rüyası İçin Ağıt belgelinde bunu yapmanın on yolu açıklanıyor. İlk olarak bahsedilen konu politanın egemen sınıf tarafından ele geçirilmesi. Seçim masrafları çok arttığı için siyasiler egemen sınıflardan destek alırlar. Bu destek karşılığında onlara ihaleler ve yasalar yoluyla paylar verirlir. Bu bir kısır döngüye dönüşür. Egemen sınıf siyasiler üzerinde kazançları sayesinde kontrollerini daha da artırırlar.

Demokrasi artık tiyatroya dönüşmüştür. Amerikan rüyası herkesin hayallerine ulaşabilmesiydi. Geçmişte en zenginlerle en fakirler arasındaki farkın azaldığı bir dönemde (1960’lar) çıkmıştı bu kavram ortaya. Şimdi ise sınıflar arasındaki geçiş bitti. Adam Smith’in “insanlığın efendileri” dediği bu zümre her şeyi kendileri için istiyor.

“Neden Amerika’da 40 milyon fakir insan var?” Bu soruyu sormaya başladığınızda ekonomik sistem hakkında, zenginliğin dağılımı hakkında bir soru soruyorsunuz demektir.

Prensip 3: Ekonomiyi Yeniden Tasarlamak

İnsanlığın efendileri ekonomiyi yeniden tasarlamak istiyorlar. Üretime dayalı ekonomiyi bankacılığa dayalı hale getirmek istiyorlar. 1970’lerden beri, insanoğlunun efendileri, toplumun sahipleri çok güçlü bir çaba içindeler ekonomiyi iki mühim açıdan değiştirmek istiyorlar. Bunlardan birincisi, finansal kurumların bankaların, yatırım firmalarının ve benzeri kuruluşların sigorta şirketlerinin rolünü artırmak.

Önceden ekonomide üretim %28 finans ise %11 pay sahibiydi. A.B.D ekonomisi üretime dayalıydı. Bankalar artan kaynakları yatırım için kullandırtıyorlardı ve yasal baskı altında oldukları bu süreçte hiç finansal kriz çıkmamıştı. 1970’lerde bu değişti. Parayla oynamak işin kendisi haline geldi. Örneğin 1970’lerde General Elektrik üretimden elde edeceği kardan daha fazlasını parayla oynayarak elde ediyordu.

Buna bağlı olarak ekonomi finansallaştı ve artık bir işçi dünyadaki tüm işçilerle rekabet etmek zorundaydı. Böylece üretim yurt dışına kaymaya başladı. Çalışanlar daha az kazanırken yüksek maaşlı profesyoneller ise hep korundular. Kimseyle rekabete girmeleri gerekmedi. Batan finans kuruluşları halkın vergileriyle ayağa kaldırıldı.

Amerikan Rüyası İçin Ağıt belgeselinin devamında Chomsky vergi sisteminin değiştirilmesinden, sendikaların dağıtılmasından, insanların güvensizlik içinde yaşamalarından, özelleştirmelere zemin hazırlamak için devlet eğitim sistemini işlemez hale getirme çabalarından bahsediyor. Belgeselde geçen şu sözleri ekleyeyim son olarak:

1950’lerde bugünkünden çok daha fakir bir toplum vardı ama yine de rahatlıkla parasız yüksek tahsilin üstesinden gelebiliyordu. Bugün, çok daha zengin bir toplum bunun için kaynak olmadığını iddia ediyor. Gözlerimizin önünde oluyor bunlar.

Sonuç; Amerikan Rüyası İçin Ağıt ekonomi konusuna muhalif bir bakış. Belgeseldeki düşüncelere katılanlar olacağı gibi katılmayanlar da olacaktır. Belgeseli izlemek daha önce düşünmemiş olabileceğiniz bir konuyu düşündürebileceği için faydalı olabilir. Karşı tarafın açıklamalarını da okumak önemli.

Belgeseli Netflix üzerinden izleyebilirsiniz. Youtube’da da konuyla ilgili bazı videolar var.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın