Açık Kültür, Sinema, Sosyal Bilimler

Arketip, Kolektif Bilinç Ve Ezel Dizisi

Carl G. Jung arketip kavramını Platon’un idea kavramı yerine kullanır. Platon asıl bir at şablonunun olduğunu, doğadaki diğer tüm atların asıl at şablonunun kopyaları ya da değişmiş halleri olduğuna inanıyordu. Jung da insan tiplerinin bir aslı olduğunu, benzer karakterlerin tüm mitolojilerde ve halk masallarında yer bulmasının nedenini buna bağlıyor.

Anima / Animus (Erkekteki kadınsı ve kadındaki erkeksi taraf) ve gölge kavramları önemlidir Jung’ta. Biliç dışı ile bağ kuran ve gölgesiyle uzlaşan kişi ruhsal bütünlüğe kavuşur. Bazen kötü olaylar sonucu yaşamsal enerji kaybolabilir, bilinçdışı bunu bulacağımız yerdir. Masallar, efsaneler ve arketip arasında bağ vardır.

Jung’ya göre tüm mitlerde ve masallarda benzer karakterlerin olmasının nedeni bu karakterlerin bir arketip olması. Örneğin yaşlı bilge adam karakterinin neredeyse (popüler kültürde bile) her yerde karşımıza çıkmasının nedeni bu arketipin bilinçdışı karşılığı olmasıdır. Kolektif bilinçdışı kavramı da bu bağlamda değerlendirilmeli. Jung insan zihninin boş bir levha olduğu fikrine karşı çıkar. Hepimizde bu arketiplerin doğmasına neden olan bilgi mevcuttur.

Arketipler nereden geliyor, mitlere ve masallara nasıl girmişler?

Jung arketiplerin doğuşunu anne kompleksi, baba kompleksi, kitle ve birey ilişkisi gibi süreçlere bağlar. Bir kadın anne kompleksi geliştirdiyse, bu yararlı da olabilir zararlı da, onda belirli özellikle öne çıkar. Mesela çocuk fobilerinde anne sık sık hayvan, cadı, hortlak, insan yiyen dev vb. olarak görülür Jung’a göre. Bu tesadüf değildir.

Mesela Don Juanizm bir anne kompleksidir. Erkek diğer tüm kadınlarda annenin ilgisini ve sıcaklığını arar. Bu kompleks olumlu bir arketipe de dönüşebilir.

Olumsuz anlamda Don Juanizm olan şeyin, cesur, kararlı bir erkeklik, en büyük hedeflere ulaşma hırsı, tüm budalalıklara, saplantılara, haksızlığa ve tembelliğe muhalif bir ruh, ödün vermez, sağlam bir irade, dünyanın muammalarından bile ürkmeyen bir merak, ve nihayet, insanlara yeni bir yurt kuran ya da dünyaya yeni bir çehre kazandıran devrimci ruh gibi olumlu tezahürleri olabilir.

Yine Jung’dan bir örnekle devam edeyim. Bir kızda anne kompleksi aşırı gelişmiş erosa neden olursa:

Aşın gelişmiş Eros, diğer insanların kişiliğinin anormal derecede önemsenmesine neden olur. Annenin kıskanılması ve ondan üstün olma isteği, genellikle felaketle sonuçlanan sonraki girişimlerin leitmotifidir. Bu tür kadınlar, romantik ve sansasyonel ilişkilere, salt öyle oldukları için bayılırlar, evli erkeklere ilgi duyarlar ve bu ilginin nedeni, bir evliliği yıkma fırsatını yakalamış olmalarıdır, ki asıl amaç da budur zaten. Amaçlarına ulaşınca, annelik içgüdüsünün eksikliğinden dolayı ilgilerini yitirirler ve kancayı bir başkasına takarlar.

Bu konudaki örnekleri çeşitlendirmek mümkün. Son olarak başka bir arketipin oraya çıkmasına neden olan şu duruma bakalım. Örnekte arketipin oluşumu ve ilgili olduğu mitolojik hikayeye değinilecek.

Masum genç kadın arketipi

Kadındaki anne kompleksi Eros’un aşırı gelişimine yol açmazsa, kız anneyle özdeşleşir ve dişilik özellikleri felce uğrar. Bu kadınlara anneliği, sorumluluğu, kişisel bağlılığı ve erotik arzuları anımsatan her şey onlarda aşağılık kompleksine neden olur ve onları bunlardan kaçmaya zorlar. Kızın istemeye istemeye hayran olduğu anne, onun yaşayacağı her şeyi önceden yaşayıp tüketir. Kız ise kendini feda ederek anneye yapışmakla yetinir.

Kanı çekilmiş bu bakireler evliliğe karşı bağışık değildirler. Tam tersine, bir gölge gibi yaşamalarına ve pasifliklerine rağmen, ya da işte tam da bu yüzden, evlilik piyasasında çok revaçtadırlar. Bu tipe özgü kayıtsızlık ve sürekli incinmiş masum rolü oynamasına neden olan aşağılık duygusu yüzünden erkeğin payına düşen avantajlı rol, üstün bir konumda olup yine de hoşgörülü davranmak ve kadının bildik yetersizliklerine tam bir şövalye gibi katlanmaktır.

Özellikle etkileyici olan bir şey de kızın şu meşhur çaresizliğidir. Annesinin o kadar çok eteğine yapışmıştır ki, bir erkek ona yaklaştığında şaşkınlıktan ne yapacağını bilmez. Kız o kadar yardıma muhtaç, her şeyden o kadar bihaberdir ki, en yumuşak kuzu bile adeta kurt kesilir ve seven bir annenin elinden kızını alıverir. İşte bu, bir kez olsun yaman bir erkek olma fırsatı, erkeğin eline her gün geçmediği için önemli bir motivasyondur.

Nitekim Pluto da Persephone’yi Demeter’in elinden alarak onu acılara gark etmiş, fakat tanrıların meclisinde alınan karar nedeniyle karısını yazları kayınvalidesine bırakmak zorunda kalmıştır. (Dikkatli okuyucu bu tür efsanelerin “yoktan yere” çıkmadığını fark edecektir!)

Yaşlı Bilge Adam Arketipi

Arketiplerin nasıl ortaya çıktığı konusunda yukarıdaki alıntılar fikir sahibi olmak için yeterlidir. Jung’ın özellikle üzerinde durduğu arketiplerden birisi de yaşlı bilge adam arketipidir. Bu yaşlı adam öğretmen, büyücü, doktor şeklinde karakterin karşısına çıkar ve ona yardım eder. Ne yapılması gerektiğini bilir, kahramanı tehlikeler konusunda uyarır. Yaşlı bilge adam küçük de olabilir. Kaderi değiştirme gücü vardır.

Ezel Dizisi

Popüler kültüre baktığımızda Star Wars ve Yüzüklerin Efendisi gibi filmlerde bu arketiple karşılaşırız. Filmlerde asıl karaktere yardım eden bu yaşlı bilge figürü çok yaygındır. Ezel dizisini hatırlarsak yine benzer bir durum vardır. Bu motifleri işleyen yapımların çok sevilmesinin nedeni bizde içgüdüsel bir karşılığının olmasıdır belki de.

Arketip kavramındaki en önemli karekterlerden birisi de gölge karakterdir. Mutlak kötüdür bu karakterler. İnsanın gölge yanını temsil ederler. İlginçtir ki bu karakterler başta iyidir. İyi olma yolunda hareket ederken kötü yola sapmıştır. Bu arketip insandaki iyi kötü çatışmasının bir tezahürüdür. İyi bir film, iyi bir kitap için arketip kavramını bilmek önemlidir.

Ezel dizisine baktığımızda Ömer karakterinin “dönüşüm” geçirerek Ezel olduğunu görürüz. Ramiz Dayı karakteri yaşlı bilge adam arketipine karşılık gelir. Kenan karakteri ise başta iyi niyetli olan fakat sonra yolunu kaybetmiş olan kötü karakteridir. Eyşan karakterinin ise tehlikeli kadın arketipine uyduğu söylenebilir.

Konu hakkındaki alıntılar Jung’ın Dört Arketip kitabındandır. Kitabı buradan satın alabilirsiniz.

2 Comments

  1. Mehmet Karagöz

    Ufuk açıcı bir yazı. Çok gerekli bir bilgiymiş aslında bu arketip konusu. Leyla ile Mecnun dizisinde de var yaşlı bilge adam. Hatta aksakallı bi dede. Mecnun’a sürekli yardım ediyor. Saf kötü karakter de var. İlginç gerçekten.

    • Admin

      Konu devam ettikçe daha da ilginçleşiyor. Jung konuyu ruh sağlığına kadar getiriyor. Arketip meselesi insanın cevap aradığı en ciddi soruların bir yansıması olarak çıkıyor karşımıza. Neredeyse bütün iyi yapımlarda bu arketiplerin olması sanatsal açıdan da önemli bir konu.

      Ursula K. Le Guin Jung terminolojisi hakkında çok güzel açıklamalar yapıyor. Jung ile ilgili yazdıkları Jung’ın yazdıkları kadar ilgi çekici. Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabından bir alıntı bu:

      “Çok kabaca, Jung ego’yu, yani bizim çoğu kez “ben”, “kendim” dediğimiz şeyi, Benlik’in yalnızca bir parçası, bizim bilinçli olarak farkında olduğumuz parçası olarak görüyordu. Jung, ego “dünyanın güneş çevresinde dönmesi gibi, Benlik’in çevresinde döner,” der. Benlik aşkındır, ego’dan çok daha büyüktür; özel bir mülk değil kolektiftir, yani onu tüm insanlarla, belki de tüm varlıklarla paylaşırız. Tanrı denilen şeyle aramızdaki bağlantı bile olabilir. Şimdi, bu bize mistik görünebilir, ama aynı zamanda kesin ve pratik de. Jung’un tüm söylediği, hepimizin temelde benzer olduğumuz; hepimizin ruhunda aynı genel eğilimler ve biçimlenmeler var, tıpkı hepimizin gövdesinde aynı genel türde ciğerler ve kemikler olduğu gibi.”

Bir Cevap Yazın

Theme by Anders Norén

%d blogcu bunu beğendi: