Batıya Doğru Akan Nehir (20 Bölümlük Belgesel)

Batıya Doğru Akan Nehir TRT’de de yayınlanmış olan 20 bölümlük bir belgesel. Medeniyetlerin anlatılmamış hikayesi yazıyor tanıtımında. Pek çok uygarlık belgeselin konusu. Özellikle İslam medeniyetinin doğumundan günümüze kadar bilgiler yer alıyor belgeselde. Bir bölüm ortalama 45 dakika. Az çok İslam tarihi ve tarih bilenlerin bilebileceği genel konular anlatılıyor. Bu yazıda az bilinen veya etkileyici bölümleri alıntılayacağım. Bu yazı bir Batıya Doğru Akan Belgesel özeti değildir.

Batıya Doğru Akan Nehir bir belgesel fakat bir bu tür tarihi konuların subjektif olacağı malumunuzdur. Fransız İhtilali’ni taraftarlarından ve muhaliflerinden okursanız veya daha yakına gidersek, sözde Ermeni soykırımı hakkındaki tartışmalara bakarsak bazen sosyal bilimlerin ne kadar oynak bir zeminde tartışılabileceğini görüyoruz. Aynı meseleleri feministlerin, siyahilerin veya sosyalistlerin tamamen farklı değerlendirebileceği açıktır.

Bir örnekle: “Kuzey’den barbar istilaları başlamıştı.” Acaba barbarlar bu olayı nasıl değerlendiriyor ve kendi tarihlerinde bundan nasıl bahsediyorlar? Demek istediğim anlatılanlar herkesin onaylayacağı düşünceler olmayacaktır.

Batıya Doğru Akan Nehir belgeselinin iki dakikalık tanıtım filmi:

Bölüm 1 (İslamiyetin Doğuşu ve Arap toplumunda yaptığı değişiklikler)

Arapların islamiyetle birlikte yeni bir ruh kazanarak bir dünya toplumu olması anlatılıyor. İslamiyetin doğuşu anlatılıyor.

Heredot’a göre kendine önem veren her kadın evden çıkmadan önce tütsü kullanırdı. Bu yüzden buhurun yarım kilosu 6 altın değerindeydi. 1 altın ise orta sınıftan bir insanın bir yılda kazanmayı hayal dahi edemeyeceği bir miktardı.

Bölüm 2 (Yunan medeniyetinin öncesi ve İskender’in etkileri)

Yunan medeniyeti önemlidir fakat Yunan medeniyeti kendiliğinden doğmadı. Kendinden önceki medeniyet birikimlerinden faydalanarak onu Yunan üslubu içerisinde bize sundu. İskender Yunan kültürünün yayılmasını sağladı. İskender Doğuyu fethederken burada Yunan ile benzer değerleri gördü. İki kültürün sentezinin yapılmasını sağladı.

Neden saatlerde 60 saniye 60 dakika vardır? Bu 60 nereden geliyor? Babilliler matematik dehalarıydı. Bugün kullandığımız 10 tabanlı sayı sistemini kullanmıyorlardı. Yerine 60 tabanlı sistemi kullanıyorlardı. 60, 2’ye ve 5’e bunların yanında 3’e de bölünebildiği için 10’dan daha esnek bir sayıdır ve bir sayı sistemine taban olmak için daha uygundur. Karmaşık astronomik hesaplar için daha kullanışlıdır. 60 dakika 60 saniye 360 gün ve 360 derece daire buradan gelir.

Bölüm 3 (Dini inanç arayışının insanların hayatlarını etkilemesi)

Eski dünyanın ilahlara bakışı anlatılıyor. Mısır firavunu Amenhotep Mısır’ın bütün tanrılarını yok ederek tek bir tanrıya, güneşe (güneş tanrısı) inanmaya başladı. Bu inanç onun ölümünden sonra benimsenmedi. Mısır geleneksel dine geri döndü. Daha sonra monoteizm (tek tanrı inancı) Hz. İbrahim ile geri dönecektir.

Batıya Doğru Akan Nehir: Bölüm 4 (Tek tanrı inancının zaferi)

Hz. İbrahim’in hikayesi ve hikayenin dinler arasındaki farkılıklarından bahsedilir bu bölümde. Hz. İbrahim’i öğrenmek isteyenler bu bölümü izleyebilirler. Ayrıca bölümde paganizm Hz. İsa ve yahudilikten bahsediliyor. Yahudiliğe her şeyin yaratıcısı olan tanrı düşüncesinin Babillilere yenildikten sonra ortaya çıktığından bahsediliyor. Yahudi tanrısı o kadar büyüktü ki Babil kralı onun için değersizdi. Dinden uzaklaşan yahudilere bir cezaydı bu. Yahudi rahipler bu felsefeyi oraya atmışlardı.

Hristiyanlıkta Batıya aktarılan çok önemli bir etki daha vardır. O da sevgi unsurudur.

Diğer bölümlerden:

Selçuklular, Nizamiye medreselerini kurdular. İslam dünyasındaki ilk büyük eğitim reformunu gerçekleştirdiler. Artık bu okullardan mezun olan öğrenciler, ülkenin neresinden gelmiş olurlarsa olsunlar aynı kavramlarla düşünmeye başladı. Bu dil birliği doğal olarak bir akıl birliği yarattı. İslam dünyasındaki yüzlerce hukuk mezhebini 4’e indirdi. Binlerce teolojik tartışma ve mezhebi ise 2’ye indirdi. Dolayısıyla İslam dünyasında bir entelektüel akli ve vicdani bir birlik yarattılar. İmam Gazali de bu medreselerde dersler verdi.

  1. Bölüm medeniyet ve kültürün insanlığın ortak mirası olmasıyla ilgili. Kültürcülük kavramının tehlikesi üzerinde de duruluyor.

Mededniyet kelimesi bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır. Medeniyet ifadesi ideolojik açıdan bir üstünlük iddiası olarak kullanılmaktadır. Batı medeniyeti Batılı olmayan insanları boyundurukları altına almak için bu ifadeyi kullanarak bir çeşit hak iddiasında bulunurlar. Ne yazık ki kültürcülük kavramı ırkçılın bir benzeri olarak Avrupa’da ortaya çıktı. Avrupa sömürgeleştirme faaliyetlerini dünyaya medenileşme olarak sundu. Çünkü onlar ilkel topluluklardı medenileştirilmeleri gerekiyordu. İslam ile Batı’yı karşı karşıya getirmek amaçlı olan “Medeniyetler çatışması” kavramı da bu bağlamda değerlendirilmeli.

Batı son 200-300 yıldır bayrağı taşısa da geçmişe bakarsak göreceğiz ki medeniyet de bilim de insanlığın ortak mirasıdır. Yunan, Çin, Fars ve diğer kültürler etkilidir. Üniversite kavramı ilk defa Fas’ta ortaya çıkmıştır. İngilizce nasıl bugün bilim diliyse bir zamanlar Arapça’da öyleydi.

Belgeselin bölümlerinin bir kısmı Youtube’da var. Bir kısmı telif ihlali nedeniyle silinmiş. Trt’de 20 bölüm olarak görünüyor fakat izlemek istediğinizde izleyemiyorsunuz. Herhalde bir anlaşmazlık yüzündendir. Youtube’dan Batıya Doğru Akan Nehir belgeselini izleyebilirsiniz. En azından bazı bölümleri izleyebilirsiniz. Belgesel MEB’in öğretmenlere önerdiği belgesellerden biri. Bir diğeri Asya’nın Kandilleri

1 yorum

Bir Cevap Yazın