Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Atatürk’ün okuyup etkilendiği ve askeri okullarda okutulmasını zorunlu tuttuğu bir kitap. Aynı zamanda da MEB’in öğretmenlere önerdiği kitaplar listesinde. Kitapta iki güçlü devlet arasında yutulmayı bekleyen Finlandiya’nın nasıl kurtulacağının, nasıl dünyada saygın bir yer edineceğinin arayışı anlatılıyor. Ne yapmalı da bu yoksul millet bu bataklıktan kurtularak bir beyaz zambaklar ülkesi haline getirmeyi başarmalı?

Snellman isimli bir Finli başlatır bu mücadeleyi. Ne yapılacağı açıktır. Ülkenin eğitim sistemine yani gelecek kuşaklara yatırım yapılacaktır. Fakat bu uzun ve zor bir süreçtir, öyle ise halk eğitimine de başlamalıdır. Kendi üstünde sorumluluk hisseden herkes bir şeylerin ucundan tutmalıdır. Ülkemizde, günümüzde Snellman gibi eğitim önderlerinin olmaması düşünülmesi gereken bir konudur.

Halkın gelişmesi için herkes seferber olmalıdır. Kimsenin, özellikle okumuş kesimin “bana ne” deme hakkı yoktur. Reçel üreticisi bir köylüyü, dünyanın en büyük reçel üreticisi haline getiren toplumsal hareketi körüklemelidir aydınlar. Çünkü aydının bir sorumluluğu vardır. Öz savunma, öz yükseliş harekete geçmelidir. Geçer ve durdurulamaz.

Atatürk Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabından çok etkilenir ve askeri okullarda zorunlu olarak okutulmasını ister.

Atatürk gibi yorulmak bilmezlik ve milliyetçilik duygularından yakalamış olmalı Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Çünkü Snellman ve arkadaşları bu ülkeyi değiştirmeye çalışmanın beyhude olduğunu ya da başka bir ülkeye kaçmayı düşünmezler. Her bireye ihtiyaç vardır. Alkolle mücadeleden, insanların işlerini büyütmeye kadar her konu ile ilgili olmalıdır aydın. Belki de şu cümleler kitabın felsefesini en iyi özetleyen yerdir :

Halkımız sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz, geceleri eğlenesiniz diye sizi o konuma getirmemiştir. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar yozlaşmışlardır. Eğitim almış olanların tümü millî düşünceyi geliştirmeye, millî ruhu uyandırmaya, millî iradeyi güçlendirmeye mecburdurlar. Köylülere, işçilere, halkın alt kesimlerine nasıl daha iyi bir konuma yükselebileceklerini öğretiniz!..

Milli düşünce oluştuktan sonra gerisi gelecektir. Bir kere inanç sağlansın yeter. Kimsenin sorumluluktan kaçma lüksü yoktur. Kitabı okuyunca bir kişinin nelere sebep olabileceği değildir bence konu. Önemli olan üstümüze düşeni yapmaktır. Mevlana’nın dediği gibi, “Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak.”

Beyaz Zambaklar Ülkesinde milliyetçiliktir. Ülke sevgisidir. Eylemdir. Bir milleti yükseltecek ve yüceltecek olanın bireylere düşen sorumluluklarla mümkün olduğunu hatırlatır. Kaçıp gitmenin çözüm olmadığını, başkalarının yarattığı değerlere sahip çıkmanın marifet olmadığını hatırlattığı için belki bu günlerde daha çok okunması gereken bir kitap.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını incelemek için sayfayı inceleyebilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın