Bir Harvard Çalışması: Spor Zararlı mıdır?

Spor zararlı mıdır? Fatih Altaylı Habertürk’te ki köşesinde “sporun yararlı bir şey olmadığı hatta zararlı bir şey olduğu” düşüncesinde haklı olduğunu ortaya koyan bir Harvard çalışmasından bahsediyor. Fatih Altaylı’ya göre ağırlık kaldırmak, zıplamak, koşmak yararlı değil zararlı. Bunun yerine çok hafif ağırlık çalışmaları, yürüme ve yüzme yapılmalı.

Bilim bu ya bir konu hakkında ne kadar uzman varsa o kadar görüş olabilir. (Ki Harvard ve başka kurumların tamamen farklı sonuçlara varan çalışmaları da var.) Yazar da sporun yararı ve zararı konusundaki düşüncesini kendi hayatından örneklerle anlatıyor. Fatih Altaylı’nın görüşlerini buradan vererek birkaç ekleme yapmak istiyorum.

Spor yararlı veya zararlı demeyeceğim. Öyle ya bilimciler bile emin değil. Bunun yanında spor ve zararları konusu geniş bir konu. O  kadar çok spor çeşidi var ki. Hepsinin yol açtığı yaygın sakatlanmalar farklı. Futbol ve basketbolda bile durum değişecektir.

Spor gibi değişken bir konuda yazar kendi deneyimlerine dayanarak bir tez geliştiriyor. Bu yöntem gerçekten işe yarar bir yöntem. Sütün yararlarını okuyan bir insan süt içtiğinde rahatsız hissediyorsa okuduklarına mı inanacaktır deneyimlerine mi? Spor zararlı mıdır? Belki bu kişiden kişiye değişen bir cevaptır. Gelelim Fatih Altaylı’nın dayanaklarına.

Yazara göre spor neden zararlıdır?

Çok spor yaparsanız yıpranırsınız.

Otomobilden örnek verirsek, sürekli yüksek devirde kullanılan bir otomobilin motoru çabuk eskir. Elbette ki sürekli yatan bir otomobilin de motoru kısa sürede perişan olur ama uygun devirde, makul hızda giden bir otomobil her zaman daha uzun dayanır.

Mesela bir otomobilin kapı kolu otomobilin yaşam süresi boyunca bir milyon kere açılıp kapanmaya göre test edilmiş ve imal edilmiştir. Siz manyak gibi kapı kolunu ha babam açıp kaparsanız kapı kolu süresinden önce bozulur.

İnsanla otomobilin kıyaslanmamalı belki de. Birisi insan birisi makine. Göz kırpma, kalp atışı, nabız gibi değerleri düşürürsek ilgili organların kullanım ömrünün uzayacağını da söyleyebilir miyiz acaba?

Yoğun spor yaptığım dönemde hep sakatlık, hep ağrı sızı yaşadım. Bırakınca sakatlıklarım da azaldı, ağrılarım da. Sadece eski sakatlıkların ağrıları kaldı. Ve bir de büyümüş bir kalp ile genişlemiş bir aort.

Sanıyorum bu kişiden kişiye farklılık gösterebilecek bir durum. Spor yaparken özellikle yüksek ağırlıklarda sakatlanma sık görülen bir şey. Ben de birkaç küçük sakatlık yaşadım ama zamanla kayboldu. Ama spor sayesinde kışı hiç yatağa düşmeden atlattığımı düşünmüşümdür hep. Bu, terleme kaynaklıysa yazarın önerdiği hareket de işe yarayacaktır.

İnsan koşmak için evrilseydi iki ayak üzerine kalkmazdı. Zıplamak için evrilseydi, arka bacakları değişime uğrardı. Ağırlık kaldırmak için evrilseydi, omuz yapısı bambaşka olurdu. Bel fıtığı olmasını engelleyecek bir kas geliştirirdi.

Şimdiki beden yapımız spor zararlı mıdır? sorusunun cevabını vermez.

Avcı-toplayıcı yaşam formunda insanın koşma gereksinimi duyduğu zamanlar olmuş olmalı ki koşabiliyoruz istediğimizde. Zıplamamamız gerekseydi belki de filler gibi zıplayamazdık. Omuz yapısı da ölçüsünde ağırlıklar için bu şekilde gelişmiş olabilir. (Yakaladığı avı veya topladığı meyveyi diğerlerine götürmeye çalışan bir insan tasavvur ediyorum.

Bu konuda söylemek istediğimi eğer vücudumuz belli yaşam şartlarını yerine getirmek üzere bu hale geldiyse, (avlanmak, dövüşmek, keşif yapmak) bugün bunları yapmıyor olmamız belki de hatadır. Spor bu eksiği kapatıyordur. Doğada olsaydık en azından topladığımız odunları taşımamız gerekebilirdi.

Spor zararlı mı? Yoksa yararlı mı? Bunun cevabını şimdiki fiziki yapımıza bakarak anlamak güç görünüyor bana.

Hiç 100 yaşına kadar yaşayan sporcu gördünüz mü?

Sporun ömrü uzattığı doğruysa 100 yaşını aşan insanların arasında istatistiki olarak sporcuların fazlalığı dikkat çekmeli. Bunla ilgili bir çalışma görmedim fakat zor bir konu. İnsanların yüzde kaçının spor yaptığı önemli. Daha sağlıklı bir araştırma için aynı bölgede yaşayan, benzer beslenme alışkanlıkları olan insanların ortalama yaşam sürelerini kıyaslamak olur. Spor yapanların daha uzun yaşaması söz konusu mu bakılabilir.

Sonuç;

Fatih Altaylı bu konuyu dile getirerek spor hakkında daha derin bir düşünme işine girmemizi sağlıyor. Haklı belki de değil ama sporun zararlı olduğu görüşünü söyleyenin (sosyal) linç edileceğini tahmin etmek zor değil. Konu hakkında en azından bir şüphenin oluşması iyidir. Kişinin bir konuda görüş oluştururken çoğunluğun seline kapılmayıp kendi tecrübelerinden yola çıkması da iydir.

Burada “Spor zararlı mıdır?” sorusuna cevap vermek için yazılan argümanlara şiddetle karşı çıkılabilir. Taktikler önerilebilir. Yazıda yazarın sabit kalmayı değil hareketi önerdiğini tekrar hatırlatayım. Son olarak Harvard çalışmasında geçen önerileri ekleyeyim.

Sağlık için en iyi beş egzersiz arasında ne koşma var, ne ağırlık kaldırma, ne de kardiyo denilen saçmalık. En iyisi yüzmek. Ardından tai chi. Sonra çok hafif kilolarla dayanıklılık egzersizi. Ardından yürümek ve son olarak da kegel egzersizi.

Harvard araştırmasının kaynağı mı? Yazarın yazısında göremedim. Spor zararları orada yer alıyor mu bilmiyorum ya da sporun zararları diye bir liste olup olmadığını.

2 yorum

Bir Cevap Yazın