Bir Saadet Zinciri Olarak Borsalar

Size söylenen her şeye inanır mısınız? Muhatabı küçümsemek için sorulacak bu soruyu bir çiftlik bank mağduruna, arzı sınırsız bir hayvanlı coin toplayıp elinde patlayana sorabiliriz. Muhatap alınsa bile itiraz etmeyecektir. Bu soruyu Bist, SP500 Tokyo borsalarıyla ilgili olarak da sorabilir miyiz acaba? Temettü emekliliğinden bahseden birine bu soruyu sorsak tartışma çok çeşitli örneklerle sürdürülmek zorunda olurdu.

Cristopher Nolan’ın her sahnesi ders olan Batman üçlemesinin üçüncü filmindeki klasik sahneyi filmi izleyenler hatırlar. Bane Wall Street’i işgal ettiğinde (Protestocuların yapamadığını yaptı 🙂 Ona, burası borsa çalabileceğiniz para yok diyen Wall Street çalışanına verdiği cevap unutulmamalıdır. “Öyle mi? Sizler niye buradasınız peki?”

Saadet zincirleri ve kripto borsalar

Saadet zinciri ismini bulan kim ise çok güzel bir isim bulmuş tebrik etmeli. Paylaştıkça çoğalan bir mutluluk 🙂 Sonu kötü olacak ama o esnada bilinmiyor, e mutluluk da sonuçta bir hormon meselesi değil mi? Zincir bozulunca mutluluk da yok olacak ama zincirde kaldığın sürece mutlusun. Zincirden kopmamak lazım.

Çok tartışıldı, yeni ne söylenir bilmiyorum fakat kripto para borsaları için de böyle bir durum söz konusu. 2 dolara aldığın coini 5 dolara senden alacak birini bulman lazım. 5 dolara alan da daha çok veren birilerine satacak coini. Saadet maliyeti 0,000’lı olarak coini alanlardan 10 dolar verenlere doğru yayılacak. Doğru zamanda zincire girip çıkmayı bilenler kazanacak. Sürekli yeni yöntemler bulunacak çünkü inanmaya hazırız. Nft, dijital varlıklar, metaverse… 100 dolarıma senede %10 kazandırsam ne olur kazandırmasam ne olur. 100’ü 1000 yapacak bir şey yok mu? Başarmış bir kişi gösterin yeter.

Saadet zincirlerine yatırım demek bile yanlış fakat kripto borsalar çok riskli araçlar çeşitli sebeplerle. Bu tür yatırımlar yapanlar riskleri bilerek yatırım yapıyorlar ve söylenecek çok şey yok fakat bir malın değeri sadece diğerlerinin mala olan talebine bağlıysa oradaki durumun bir tür saadet zinciri olduğunu da göz ardı etmemek lazım. Bir coinci şiiri bırakayım buraya 🙂

Devran-i bibekada insan için eman yok,
Erbab-ı aklü fikre asude bir zaman yok.
Sermaye-i hayatım iflasa oldu müncer
Arz ettiğim metaı bir akçeye alan yok.

Ferid KAM

Klasik Borsalarda Durum

Borsalarda kimsenin cebindeki paraya göz dikmeden, şirketlerin yarattığı değer sayesinde para kazanmayı uman milyonlarca dürüst insan var. Yatırımcılarla birlikte çoğu zaman şirketler de dürüst. Fiyat – kazanç oranı, piyasa değeri- defter değeri, yıllık üretilen net kar vs gibi birçok veriyi görebiliyoruz. Üstelik bu veriler ülkelerin ilgili denetleme kuruluşları tarafından denetleniyor. Öyleyse amacı insanları kandırmak olan adi şirket ve patronları bir kenara koyarsak saadet zinciri ve borsaları yan yana getirmek adil midir?

Kendi tecrübelerimden anladığım kadarıyla borsa çok da masum değildir. Bu yazıyı okuyan bir yatırımcı özellikle de belli bir başarıya ulaştıysa beni en hafif tabirle cahillikle ya da akılsızlıkla suçlayacaktır. Bu yazıyı okuyan bir profesyonelse okyanusta tek başına yön bulmaya çalışırsan böyle olur diyecektir muhtemelen. Hem zaman zaman kazandığımı hem de zaman zaman fonlara yatırım yaptığımı söylemem belki de yazının daha dikkatli okunmasını sağlayacaktır.

Borsalar elbette riskli yatırım araçlarıdır. Üç yılda kazandığınız altı ayda gidebilir elimizden. Fiyatı şişkin hisseyi alırsan böyle olur fakat fiyatı şişkin olmayan hisse de çakılabilir. Birkaç yıl tek kuruş kazanmadan paranız bekleyebilir. Blue chip şirketlere yatırdığınız paralar bile yerinde sayabilir ve yıllık düzenli temettü alsanız bile temettü fiyatını şuanki fiyata eklediğinizde yerinizde saydığınızı görebilirsiniz.

Üç dört yıl önceki fiyatlara dönüş her zaman ihtimal dahilindedir.

Bu yazıyı yazmadan önce ABD borsalarındaki en büyük şirketlere göz attım. Enflasyon, temettü ya da bölünme düzeltmelerini yapmaya çalışmadım. Herhalde bunla ilgili ayrıntılı çalışmalar vardır fakat birkaç örneği ele almak ilginç olabilir. Borsada asla kazanamazsınız demiyorum. Borsada büyük kazançlar yoktur da demiyorum elbette. Apple hissesi verdiği temettü hariç 2018’de 40 dolardı! Şimdi 140 dolar. Starbucks ise 2018 fiyatına dönmek üzere. Demek istediğim kaybetmenin bize anlatılandan daha dolay ve doğal olduğudur. Borsanın bize verdiklerini bizden her an alabileceğini hiç unutmamak gerekir.

Risksiz kazanç biraz rüyadır ve biraz da abartılıdır. Risk almamak için zaten dev olmuş şirketlere gireriz ve bu şirketlerin karları düştüğünde aldığımız temettünün hiçbir anlamı kalmayabilir. Şirket yüksek temettü politikasından vazgeçebilir. Düzenli temettü uğruna fiyatı şişmiş malları alabiliriz. Biz temettü derken büyüme hisseleri gözümüzün önünde katlanabilir. Bir şekilde birileri fiyatları baskılayabilir. Bizim için olan zaman sınırı onlar için olmayabilir. Gerçekten güçlü bir grup canını çıkarabilir bir hissenin isterse. İsterse de göklere çıkarabilir.

İşin psikoloji boyutuna hiç girmiyorum bile. Davranışsal ekonomi ve sempatik sinir sistemiyle ilgili yapılan çalışmalar yatırımcıların zarara ikna edilebileceğini ve işlemlerin zamana yayılarak yavaş yavaş sermayelerinin eritilebileceğini göstermiştir. Çok ayrıntılı bir konudur ve bu konuda güzel kitaplar vardır.

Fiyat ve değer ayrımı

Borsalardaki şirketlerin fiyatları şirketin değerini göstermez. Bir kere şirketin hisse değerinin kaç olduğunun şirketle ilgisi bile yoktur. Ne şirketin kasasına para girer ne kasasından para çıkar. Piyasa oyuncularının kendi aralarındaki al satları görürüz biz. Peki temettü? Temettü güzeldir özellikle dolar olarak gelen temettü güzeldir fakat bir haber bir analiz gelir ve şirketin mevcut temettü verimliliğini devam ettiremeyeceği gerekçesi ile fiyatlar çekilir ve 3-4 yılda toplam aldığınız temettü birden elinizden uçup gidebilir. Kaybetmek kolay kazanmak ise zordur.

Bazı hataların ise telafisi yoktur. İsmi lazım değil bir şirket Nasdaq’a davulla zurnayla 12.5 dolardan girdi 15 dolarları gördü ve 6 ay geçmeden 1.30’lardan işlem görmeye başladı. Hisseye değer biçenler alanında uzman insanlardı. Netflix 2021’de 700 dolarları gördükten sonra 2022’yılında 2018 fiyatı olan 180 doları gördü. Diyelim ki dengeli bir şirket aldınız Under Armour gibi güvenilir diyeceğiniz bir hisse ve 2022’de 2011 fiyatlarını görebilirsiniz. Çin hisseleri mesela korku filmi gibi. Bu piyasanın gerçekten regüle edildiğine inanmak mümkün mü?

Finansal olarak tamamen aynı durumda olan iki şirketin birisi 40 fk ile birisi 15 fk ile işlem görebilir. Popülerlik meselesi! Hangisinin diğerine yaklaşacağını bilmek çok zor olabilir. Warren Buffett gibi isimler uzun vadede borsanın bir dengelemeye ulaşacağını ama kısa vadede tamamen rastgele görünebileceğini söylüyor. Belki yeterince uzun vadede aynı rastgelelik geçerlilik kazanacaktır. İyi ama bu bir atlama zıplama işi. “Bagholder” olursanız elinizdeki malı zamanında satmayı beceremeyip değer kaybetmesini izlersiniz diyebilirsiniz. Bazen buna fırsat bulamayabilirsiniz. Belki de çöküşteyken aldınız.

Türk şirketleri için bir şey demedim çünkü enflasyon, dolar ve faiz düzeltmesi yaptıktan sonra hala başarılı olmuş ancak bir avuç şirket kalacaktır tahminen. En büyüğünden en küçüğüne bütün ülkelerin borsaları için mevcut riskler vardır. Küçük balıklar için bu riskler daha ölümcüldür. Yatırım kurallarına uyarak yapılacak bir yatırım bu risklerden büyük ölçüde kaçmayı sağlar belki ama herhangi bir yatırım yaparken yukarıdaki soruyu birinin bize sorabileceğini aklımızdan çıkarmayalım. Size söylenen her şeye inanır mısınız?

Yazdıklarım benim amatör gözlemlerimdir. Kendi halinde bir şeyleri anlamaya çalışıyorum. Belki zamanla fikirlerim değişir. Sistem yürümüyor gibi görünüyor ama belki de sistemin yürümemesi sistemin yürümesini sağlıyordur. Birilerinin cebindeki beş dolar bir şekilde başka birilerinin cebine gitmezse ticaret olmaz. Ev araba almayın biraz borsaya girin de para kazanalım! Konuyu bir profesyonel okuyorsa belki karşı argümanlar sunar.

Bir Cevap Yazın