Şöyle bir arama yapın:

Ultra Demokrasi ve Yapısökümü

Demokrasi, seçim, oy verme, eşitlik, adalet gibi birçok kavramla birlikte düşünülebilen bir olgu. O kadar iç içe geçmiş ve kavramlar yumağı haline gelmiş bu kelime artık sadece kendisinin gerekçesi olarak kullanıldığı için artık ne olduğu da ikinci planda kalmıştır. Bunun sakıncası ise demokrasinin sadece belli şartlarda ortaya çıkabilen ve kaybolması her an ihtimal dahilinde olan […]

Her Filmi ve Medicilerin Sihirli Aynası

Her filmi yapay zeka ile ilişki yaşamaya başlayan bir adamın hikayesini anlatan başarılı bir film. Gerçeğin ve gerçekliğin ne olduğunu, sana bir ilişkinin gerçek bir ilişkinin yerini alıp alamayacağını sorgulatan bir film. 2013 yapımı olan bu filmi “metaverse” tartışmalarının yoğun olduğu böyle bir zamanda izlesek aklımıza daha çok yatardı sanırım. Her filmi yapay zeka bir […]

Being There : Yaşam Bir Algılama Biçimidir

Being There aynı isimli bir romandan uyarlanmış 1979 yapımı bir film. Romanı okumadım fakat nedeni kolaycılık değil. Filmin bende uyandırdığı düşünceleri yeniden ele almak istemedim. Filmin türü politik komedi ve siyasi hiciv olarak geçiyor fakat filmdeki bazı sahneler bende filmin bundan fazlası olduğuyla ilgili bir izlenim uyandırdı. Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa ile ilgili bir […]

Bilimkurgu ve Tanrısalın Üç Biçimi

Bazı bilindik yapımlardan örneklerle, bilimkurgunun Tanrısal anlayışı üzerine değerlendirmelerin olduğu bu yazı İnsanca Pek İnsanca ve Lambda yazısının devamıdır. İlgili yazının okunması bağlamı anlamak açısından yararlı olacaktır. Felsefenin en zor problemlerinden biriyle karşı karşıyayız yine. Güçlü olan ister mi? İstemek acizlik değil midir ya da hareketi doğuran şey istemekse o zaman hareketin her türlüsü acizlik […]

Sinemada Beden ve Bellek

Descartes ruh ve beden daha doğrusu bir akıl ve beden ayrımı yaparak hata yapmıştı. Akıl ile bedeni birbirinden farklı şeyler olarak görüyordu. Bedenin bir bütün halinde aklı etkilediğini ya da aklın tüm bedenin bir sonucu olduğunu düşünmüyordu. Bu anlayış elbetteki tarihsel ruh ve beden ayrımıyla ilgilidir. Bir bireyi olduğu kişi yapan değişmez bir öz olup […]

The Secret Life of Walter Mitty ve Gündüz Düşleri

Anlaşılması zor fikirleri örnek olaylar üzerinden ele almak yani somutlaştırmak konuyu anlamamızı nasıl da kolaylaştırıyor. Hele bu örnek olay bir filmin içinde ise ortak dil oluşturmaya başlıyoruz. The Secret Life of Walter Mitty hem iyi bir arketipi işleyen harika bir film hem de Alfred Adler’ın üstünlük kompleksi filmini çok duru olarak ele alan bir örnek. […]

The Lighthouse : Hakikat Sizin Neyinize?

The Lighthouse (2019) birkaç açıdan çok başarılı bir film. Filmde bir adada, fenerde görev yapan iki denizcinin başından geçenler anlatılıyor. Düşük bütçeli, merak uyandırıcı, harika oyunculuk ve bence en önemlisi daha ilk dakikadan sizi içine çeken ve baskısı altına alan o korkunç atmosfer. Varlığın baskısı. İnsanı bıktıran, inkar edilemez, göz ardı edilemez, yumuşatılamaz o varlık. […]

The Trial of the Chicago 7 ve Sanatın Toplumsal İşlevi

The Trial of the Chicago 7 (Şikago Yedilisi’nin Yargılanması) filmi 2020 yapımı iyi bir hukuk eleştirisi. Gerçek bir olaya dayanan film adalet sistemi ve iktidar ilişkisi üzerine ciddi eleştiriler getiriyor. Film gerçek bir olayı temel aldığı için ve eleştiriler zaten zamanında yayıldığı için filmin yaptığı bu eleştirileri bize sunmak. Filmde bu eleştiri dönemin iktidarına ve […]

I’m Thinking of Ending Things ya da İnsan ve Domuz Arasındaki Fark

Bu yılın (2020) en iyi filmlerinden biri I’m Thinking of Ending Things filmiydi. Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum olarak Türkçeye çevrilmiş. Kitabı da filmi de. Film anlaşılması biraz zor bir film çünkü neredeyse tartışmasız şekilde filmin bir korku filmi olduğunu düşünmenize neden olan sahneler var. Filmi ilk izlediğimde son yarım saatte ne olduğunu anladım ve önceki […]

The Platform : Don Kişot Olmak

The Platform (2019) 333 katlı bir tür hapishanede bir grup insanın hikayesini anlatan, her yöne çekilebilecek seyir zevki yüksek bir film. The Platform filminin her yöne çekilebilecek yapısı film hakkında geniş bir okuma yapmaya da olanak veriyor. Bana kalırsa Platformun ne olduğunu anlamlandırmak için Don Kişot ve İsa göndermelerine yakından bakmak gerekiyor. Filmin bir kapitalizm […]