Kategori: Açık Kültür

İnsanın Algoritması ve Felsefi Zombi

Yazıya başlamadan önce, bu yazının konusunun temelini oluşturan Canlılığın Algoritması ve Algoritmanın Sınırı yazısına bakmak yararlı olacaktır. İnsanın bir algoritma olduğunu ve bazı alanlar için onun biricikliğinin bir mit olduğunu kabul etmemizi için bazı sebepler olabilir. En azından bu biricikliğin sandığımız nedenlerden ötürü değil, biyolojik ve sosyal bazı nedenlerden geldiğini kabul edebiliriz. Hayatın biricikliği kesindir […]

Metaverse İse Olur

Biraz dağınık bir yazı olacak baştan uyarayım. Dövizin ani yükselişi vs derken tüm ikili ve toplu sohbetlerin konusu bir şey yapmak lazıma, oradan da coinlere geliyor. Herkes bir coinden hatta birkaç coinden bahsediyor. Çok ilgimi çekmese de dinliyorum proje adı altında anlatılanları. (Bitcoin fare zehri mi?) Bir türlü güvenemediğim ve anlamlı bir para koymayaktan kaçındığım […]

21. Yüzyılda Roman Okumak Üzerine

Goodreads’te yıllık okuyacağım kitapları belirlerken uzun süre yarısı roman, yarısı düşünce/bilimsel olmasına dikkat ettim. Zaman geçtikçe romanlara daha az sabredebildiğimi fark ettim. Geçmişte okuduğum birçok kalın romanı bugün okuyabilir miydim emin değilim. Belki de o günlerde bu kült romanları okumuş olmak beklentimi yükselttiği için romanlarla aram biraz bozulmuş da olabilir. Geçen gün bir arkadaşım Orhan […]

Homo Ludens Eleştirisi

İnsanın ne olduğuyla ilgili tanımlardan birisi de Homo Ludens. Yani oyun oynayan insan. Toplumun oyun oynamak üzerine kurulduğuyla ilgili bir Huizinga teorisi. Bu teori 1938 yılında ortaya atılmış fakat kitapla ben yeni karşılaştım. Daha önce gelişim psikolojisi çalışırken oyun kuramlarıyla ilgili seyreltilmiş metinler okumuştum. Seyreltilmiş de olsa güçlü argümanlar okuyanı ikna etmek için yeterli olabiliyor. […]

Psikiyatrinin Karanlık Geçmişi

Yalanlar Bilimi Psikiyatri adında bir kitap okudum. Kitapta psikiyatri ile ilgili çok tartışmalı cümleler var. Neredeyse tüm psikiyatri süreci doktor ve hasta arasındaki tiyatroya indirgeniyor. Hasta olduğunu sanan ya da iddia eden bir hasta ve onu tedavi ettiğini sanan ve belki de buna gerçekten inanan bir doktor. Psikanaliz olgusuna ve Freud gibi psikanalizcilere yapılan ciddi […]

Being There : Yaşam Bir Algılama Biçimidir

Being There aynı isimli bir romandan uyarlanmış 1979 yapımı bir film. Romanı okumadım fakat nedeni kolaycılık değil. Filmin bende uyandırdığı düşünceleri yeniden ele almak istemedim. Filmin türü politik komedi ve siyasi hiciv olarak geçiyor fakat filmdeki bazı sahneler bende filmin bundan fazlası olduğuyla ilgili bir izlenim uyandırdı. Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa ile ilgili bir […]

Doğu Batı Tuzağı

Doğu’nun ve Batı’nın kendine özgü halleri olduğu ve aralarında keskin bir ayrım olduğu kabulü güçlü bir argümandır. Bu argüman ülkemiz özelinde de güçlüdür. Mazimiz Doğu ve Batı üzerine ayrımlar üzerine kuruludur. Sezai Karakoç’un Masal şiiri nasıl unutulabilir ya da mabed bekçisinin Doğu ve Batı üzerine o güçlü sözleri. Ya da Aliya’nın değerlendirmeleri. Doğu ve Batı […]

Sosyal Sermaye ve Sohbet

İnsanın varlığı yani kendisi onun zamanından başka bir şey değildir. İnsan sahip olduğu zamana eşittir ve bu dünyada sahip olduğu zaman elindeki en değerli şeydir. Zamanı boşa harcamak insanın varlığını da boşa harcaması anlamına gelir. Harcanan sadece zaman değil insanın varlığıdır. En azından bir görüşe göre. Bir görüşe göre de insan dünyaya ziyan olmak için […]

Bilimkurgu ve Tanrısalın Üç Biçimi

Bazı bilindik yapımlardan örneklerle, bilimkurgunun Tanrısal anlayışı üzerine değerlendirmelerin olduğu bu yazı İnsanca Pek İnsanca ve Lambda yazısının devamıdır. İlgili yazının okunması bağlamı anlamak açısından yararlı olacaktır. Felsefenin en zor problemlerinden biriyle karşı karşıyayız yine. Güçlü olan ister mi? İstemek acizlik değil midir ya da hareketi doğuran şey istemekse o zaman hareketin her türlüsü acizlik […]

İnsanca Pek İnsanca ve Lambda

Metafizikle uğraşmak bir noktadan sonra sonsuz olasılığa açık olduğu için gökkuşağının battığı yeri aramakla aynı şey. Gökkuşağının bittiği yerde altın olmadığı gibi metafizik bilmece çözülse bile altından bir şey çıkmayacak gibi görünüyor. En azından bilmece bizim için değil gibi görünüyor. Öyle ya hakikat sizin neyinize? Onulmaz bir yaşamın pençesi altında varoluş sancıları çekmenin bize bir […]