Açık Kültür, Sosyal Bilimler

Çin’in İnternet Politikası: İnternet Dadısı

Kapalı toplumlar haklarını internetin tehlikelerinden korumak için çeşitli yöntemlere başvuruyorlar. Kuzey Kore tamamen dışa kapanma gibi bir yöntem uygularken daha akıllıca çözümler Rusya ve Çin gibi ülkelerden geliyor. Tarayıcı, arama motoru, antivirüs ve işletim sistemlerini yerelleştirmeye çalışıyor bu ülkeler.

Rusya ve Çin benzer yollar izleseler de Çin’in interneti yerelleştirmek adına daha sert hamleler yaptığını görüyoruz. Rusya interneti keserek “Runet” üzerinden iletişimi devam ettirmekle ilgili deneyler yapıyor. Bugün yarın internet kesilirse kendi başlarının çaresine bakabilmek istiyorlar. Bu interneti kesecekleri anlamına gelmiyor tabii ama bu seçeneğe sahip olduklarını gösteriyor.

Çin’de Rusya gibi önemli sitelerin ve uygulamaların muadilini üreten ülkelerden ve Rusya’dan daha katılar. Whatsapp, Facebook, Twitter, Youtube, Instagram ve Google gibi en çok kullanılan internet sitelerinin çoktan muadillerini yaptılar. Bununla da kalmadılar bu uygulamaları yasakladılar. Bunun nedenlerinden biri internetteki içerikleri sansürlemeye duydukları kuvvetli ihtiyaç. Çin internet konusunda da sansürün en üst seviyede olduğu ülkelerden. Öyle ki bu sansür olayları internet kullanıcıları tarafından bir mizah konusu halinde.

Çinli internet kullanıcıları otomatik sansürden kaçınmanın bazı yollarını bulmuşlar. Çince’de birbirine benzeyen kelimeleri asıl söylemek istedikleri anlam yerine kullanıyorlar. Örneğin “Uyum” yerine “nehir yengeci” kelimesini kullanıyorlar sansüre takılmamak için. 4 Haziran 1989’da Tiananmen Meydanı’na gerçekleşen olaylardan sonra Çin medyasında tabu haline gelen 4 Haziran tarihi yerine “35 Mayıs” gibi hayali bir tarih kullanıyorlar. Büyük Çin Güvenlik Duvarı (Çin Seddi) ifadesini de Çin’in sansür programını kastetmek için kullanıyorlar. Böylece sansüre yakalanmadan sansürü ifade ediyorlar. Sansürü aşmayı da kastederlerken de “duvar tırmanıcılığı” ifadesini kullanıyorlar.

Çin interneti kesmiyor fakat kullanılan şeyin adı da internet değil.

Çin’de arama motorları yapılan arama sorgularını yönlendiriyor. Sonuçlara müdahale ediliyor. Çin’in internetin en popüler uygulamalarını yasaklamasının nedeni bunlara müdahale edemiyor oluşu. Wikipedia’da Çin’de bütün dillerde engellenmiş durumda. Çin kendi internet ansiklopedisini kurmak için uğraşıyor. Çin interneti kesmeden kesmenin bir yolunu bulmuş gibi görünüyor.

Baskıcı devletler için interneti ya da sosyal medyayı küçümsemek elbette bir sonuç getirmiyor. Bu yüzden bu ülkeler kendi teknolojilerini vatandaşlarına sunuyorlar. Sosyal medya kötüdür demenin internet kullanıcısı üzerinde hiçbir karşılığı yok. Devletler de elbette bunu biliyor. Kendi teknolojilerinizi vatandaşlara sunmanız bir sorun değil fakat ifade özgürlüğünü engellemek bazı çok geçerli tezlere göre toplumların ileriye gitmesini engellemek demek.

Dijital güvenlik ve rekabet için ülkelerin kendi teknolojilerini kendi servislerini kullanmaları ve bunu yaymaya çalışmaları gayet anlaşılabilir bir durum fakat amaç insanları baskı altına alarak eleştirinin önünü kapatmak demokrasiler için zarar verici. İnternet dijital parrhesianın olabilmesi için önemli ve sağladığı özgürlük ortamı devletleri aşıyor. Başka ülkedeki insanlar dile getirilemeyenleri dile getirebiliyor. İnterneti varmış gibi gösterip ülke içine hapsetmek ise ifade özgürlüğünü neredeyse tamamen felç ediyor.

Çin’in internet dadısı ya da büyük internet güvenlik duvarı özgür dünyanın ve demokrasilerin önünde bir engel gibi görünüyor. Çin zaten böyle fakat Çin’in internet üzerine bu yaklaşımı başka ülkelerin de ilgisi çekerse büyük sorunlar olabilir. Çin ile ilgili ne tutum belirleyeceğimizi düşünüyorsak internet politikaları da göz önünde bulundurulmalı.

Bir Cevap Yazın