Çizginin Dışındakiler (Outliers) – Malcolm Gladwell

Çizginin Dışındakiler (Outliers) sıradışı başarılar gösteren insanların bu başarıya nasıl ulaştıkları sorusunu ele alan bir kitap. Doğuştan yetenekli bir dahinin çıkıp her şeyi halletmesi mitine daha derinden bakıyor yazar ve başarının arkasındaki asıl sebepleri açıklamaya çalışıyor. Görülüyor ki başarı dehanın mutlak bir getirisinden çok şansla ve çok çalışmakla ilgili. Hatta çok çalışma fırsatını sağlayan da şans olduğu için, şans daha önemli görünüyor.

Çizginin Dışındakiler kitabında dünya çapında iş yapmış insanların hayatları ele alınıyor. İsimler arasında Bill Gates ve John Lennon gibi herkesçe bilinen isimler de var. Bu insanların hayatlarını incelediğimizde yazarın anlatımıyla başarının anlamı hakkında büyük bir yanılgıya düştüğümüzü göreceğiz.

Yazarın ilk örneği Kanada’nın hokey yıldızları hakkında. Tüm yıldızlar neredeyse Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğmuş. Bunun sebebi bu kişilerin erken olgunlaştığı için 10 yaşındaki seçmelerde diğer aylarda doğan yaşıtlarına göre fiziksel olarak gelişmiş olmaları. İlk seçim olduktan sonra ise özel hocalarla daha iyi yerlerde eğitim gördüler. Sonra en iyilerle çalışmaya başladılar. Başlangıçtaki küçük şans (Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğmaları) onları çizginin ötesine taşıdı. Küçük bir fırsat zamanla daha büyük fırsatlara dönüştü ve diğer oyunculardan ayrıldılar.

Hokey ve erken doğum tarihleri hikayesi, başarı konusunda neler söylüyor, bir düşünün. Zirveye zorlanmadan yükselenlerin, en iyiler ve en akıllılar olduğuna ilişkin görüşümüzün fazla basit olduğunu söylüyor. Evet, profesyonel düzeye ulaşmayı başaran hokey oyuncuları sizden ya da benden daha yetenekliler. Ancak aynı zamanda büyük bir avantaja, onlar tarafından ne hak edilmiş ne de kazanılmış sayılabilecek bir fırsata sahip oldular. Ve bu fırsat onların başarısında kritik bir rol oynadı.

Matta Etkisi ve Başarı

Çizginin Dışındakiler kitabında Matta etkisinden bahsediliyor. Başlangıçtaki küçük bir ayrıcalığın kar topu gibi yuvarlanarak büyümesine Matta etkisi deniyor:

Sosyolog Robert Merton bu fenomeni Matta İncili’ndeki bir Yeni Ahit ayetinden esinlenerek “Matta Etkisi” olarak çok doğru adlandırmıştır: “Çünkü kimde varsa ona daha çok verilecek ve o bolluk içinde olacak. Ancak kimde yoksa kendisinde olan da elinden alınacak.” Daha da büyük başarılara ulaşacak olanlar, mevcut durumda başarılı olanlardır; bir diğer deyişle, kendilerine özel fırsatlar verilenlerdir.

En büyük vergi indirimlerinden yararlananlar zenginlerdir. En iyi eğitimi alanlar ve en çok özen gösterilenler, en iyi öğrencilerdir. 9, 10 yaşındaki çocuklar arasında en çok antrenörlük desteğine ve pratik yapma olanağına sahip olanlar, yaşça en büyük olanlardır. Başarı, sosyologların “kümülatif avantaj” olarak adlandırmaktan hoşlandığı şeydir.

Hokey örneğinden alınacak iki ders

Profesyonel hokey oyuncusu akranlarından bir parça daha iyi bir başlangıç yapar. Bu küçük fark bu farkı daha da büyüten bir fırsata zemin hazırlar ve sonra bu üstünlük de bir diğer fırsata zemin hazırlar; böylelikle başlangıçtaki küçük fark giderek daha fazla büyür; ta ki hokey oyuncusu gerçek bir “çizginin dışındaki” olana kadar. Oysa yola çizginin dışındaki olarak çıkmamıştır, sadece diğerlerinden biraz daha iyi bir noktadan çıkmıştır.

Hokey örneğinin ima ettiği ikinci şey, kimin başarılı olduğunu belirlemek için kurduğumuz sistemlerin özellikle verimli olmadığı. All-star liglerini ve üstün zeka programlarını elimizden geldiği kadar erken başlatmanın hiçbir yeteneğin yitip gitmemesini garanti etmenin en iyi yolu olduğuna inanıyoruz. Oysa Çek Cumhuriyeti futbol takımının isim ve görev listesine tekrar göz atın. Temmuz, Ekim, Kasım ya da Aralık’ta doğmuş tek bir oyuncu bile yok ve Ağustos’ta ve Eylül’de doğmuş sadece birer oyuncu var. Yılın ikinci yarısında doğmuş olanların hepsinin cesareti kırılmış, fark edilmemişler ya da sporun dışına itilmişler.

10.000 saat kuralı

Başarıya ulaşmada şansın yanında çok çalışmak da etkili şüphesiz. Bir işi yapmakta mükemmelleşmek için on bin saat gerektiği görüşü savunuluyor. Şurası önemli ki bir işi on bin saat yapabilmek için çoğu zaman aileden veya çevreden dolayı bazı fırsatlara sahip olmanız gerekiyor.

Araştırmaları şunu gösteriyor ki bir öğrenci en iyi müzik okullarından birine girebilecek kadar yetenekliyse onun performansını bir diğerininkinden ayıran ne kadar çok çalıştığı oluyor. O kadar. Dahası, zirvedeki insanlar sadece daha fazla çalışmakla, hatta herkesten çok daha fazla çalışmakla kalmıyor. Çok çok daha fazla çalışıyor. Hatta araştırmacılar gerçek uzmanlık için sihirli sayının 10 bin saat olduğuna ilişkin inançlarında fikir birliğine varmış durumda. Evet, 10 bin saatlik somut pratik kabaca 10 yıl alıyor. 10 bin saat mükemmelliğin sihirli sayısı.

10 bin saate ilişkin bir diğer ilginç nokta, hiç kuşkusuz, 10 bin saatin çok uzun bir zaman olması. Genç bir yetişkin olana kadar bu sayıya tek başınıza erişmeniz kesinlikle olanaksız. Sizi yüreklendiren ve destekleyen bir anne babanız olmalı. Yoksul da olamazsınız, çünkü ailenizin geçimini sağlamaya yardımcı olmak için boş zamanlarınızda bir işte çalışıyorsanız pratik yapmaya yetecek kadar zamanınız kalmayacaktır. Hatta çoğu kişi bu sayıya ancak –all-star hokey takımı gibi– özel bir programın içinde yer alırsa ya da ona 10 bin saati tamamlama şansı verecek kadar olağanüstü bir fırsatla karşılaşırsa ulaşabiliyor.

Yeterince pratik sağlama avantajına sahip olmak da bir fırsat meselesidir.

Bu fırsatların hemen hepsinin ortak özelliği neydi? Bill Gates’e ekstra pratik sağlamaları. Gates kendi yazılım şirketinde şansını denemek için ikinci sınıftan sonra Harvard’ı terk ettiğinde, pratikte tam yedi yıldır sürekli programlama yapıyordu. 10 bin saatin çok ilerisindeydi. Dünyada kaç genç Gates gibi bir deneyime sahiptir? “Dünyada böyle 50 kişi olsaydı, şaşırırdım” diyor. “C-Cubed ve yaptığımız o bordro işi vardı, sonra TWR; bütün bunlar bir araya geldi. Yazılım geliştirme konusuyla genç bir yaşta o dönem için sanırım diğer herkesten daha iyi bir biçimde haşır neşir oldum ve bütün bunlar son derece şanslı bir olaylar dizisi sayesinde oldu.”

IQ ile başarı arasındaki ilişki bir noktadan sonra kayboluyor. Başarılı olanlar en parlak zekalı olanlar değil. Aile ve çevre başarı konusu daha önemli. Kişilerin kültürleri ve doğum tarihleri bile başarılı olmalarında etkilidir.

Başarı ile IQ arasındaki ilişki ancak bir noktaya kadar işliyor. 120 civarında bir IQ’ya ulaştıktan sonra alınan ekstra IQ puanları gerçek dünyada ölçülebilir bir avantaja dönüşür görünmüyor. Sonuçta, tek bir şey önemliydi: aile altyapısı. A’lar ağırlıklı olarak orta ve üst sınıftan geliyordu. Evleri kitap doluydu. A grubundakilerin babalarının yarısı üniversite ve üzeri eğitim almıştı ve o zamanlar üniversite eğitimi nadir bir şeydi. Oysa C’ler alt sınıftandı. Neredeyse üçte birinin anne ya da babası okulu sekizinci sınıftan önce terk etmişti.

Başarı tesadüf değildir.

Başarı tesadüf değildir. Öngörülebilir ve güçlü bir dizi koşul ve fırsatlardan ortaya çıkar. Çizginin Dışındakiler ‘de şu ana kadar başarının sürekli ve düzenli bir avantaj birikiminden doğduğunu gördük: Nerede ve ne zaman doğduğunuz, anne babanızın ne iş yaptığı ve yetişme koşullarınızın nasıl olduğu, bütün bunlar dünyada ne kadar başarılı olacağınızı etkiliyor.

Çizginin Dışındakiler ‘in ikinci kısmı içinden geldiğimiz kültürel çevrenin başarımızı etkileyip etkilemeyeceği ile ilgili. Bu noktadan sonra kitap okunurluğunu biraz kaybediyor bana göre. Yazar kimi kültürlerin belli konularda başarıya daha kolay ulaşmayı sağlayabileceğine dair örnekler veriyor. Otoriteye karşı tutum vesaire gibi özellikler. Mesela Asya kültürünün matematik öğrenmeye daha el verişli olduğunu anlatıyor yazar.

Bu kitapta şu ana kadar gördüğümüz hemen her başarı hikayesi, emsallerinden ya da akranlarından daha çok çalışan bir kişi ya da grupla ilgili. Bill Gates küçükken bilgisayar bağımlısıydı. Bill Joy da öyle. Beatles Hamburg’da binlerce saat pratik yaptı. Başarılı insanların yaptığı şey gerçekten çok çalışmaktır ve çeltik tarlalarında yaratılan kültürün tipik özelliği, çok çalışmanın bu tarlalarda çalışan insanlara, büyük bir belirsizlik ve yoksulluğun ortasında anlam bulmanın bir yolunu sağlamış olmasıdır.

Çizginin Dışındakiler kendilerine fırsat verilenler ve bu fırsatları değerlendirecek güç ve soğukkanlılığa sahip olanlar.

Ocak ayında doğan hokey ve futbol oyuncuları için bu yıldızlar karmasına girebilmekti. Beatles için, Hamburg’du. Bill Gates için, şans doğru zamanda doğmuş olmak ve ortaokulda kendisine bir bilgisayar terminalinin sunulmuş olmasıydı. Joe Flom ve Watchtell, Lipton, Rosen ve Katz kurucuları birden fazla şansa sahipti. Doğru zamanda, doğru anne babadan, doğru etnik altyapıyla doğmuşlardı ki bütün bunlar onlara şirketlerin el değiştirmesiyle ilgili yasalarda, bu konu hukuk dünyasında çok gözde bir çalışma alanı olana kadar, 20 yıl boyunca bol bol pratik yapma olanağı sağlamıştı. Ve Kore Havayolları’nın en sonunda her şeyi düzeltmek için yaptığı şey, pilotlarına kültürel miraslarının getirdiği sınırlamalardan kurtulma fırsatı sunmaktı.

Kitaptaki pek çok örnek var ayrıntılarıyla. Ben genel olarak yazarın Çizginin Dışındakiler (Outliers) kitabında neyi savunduğunu anlatmaya çalıştım. Fırsat eşitliği sağlandığında dünya daha güzel bir yer olacaktır. Çok farklı çevrelerin tavsiye ettiği bir kitap Çizginin Dışındakiler (Outliers). Kitabı buradan satın alabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın