Açık Kültür

De-Da’nın Yazılışı (En Kolay Yöntem)

‘’De’’nin yazımı konusunda ülkece sorun yaşıyoruz diye tahmin ediyorum. Her zaman en başarılı olduğum ders Türkçe olmasına rağmen KPSS dönemine kadar ben de doğru yazmakta zorlanıyordum.

Çünkü yıllardır anlatılan belli başlı kural kalıpları aslında günlük hayatta işlevini yitiriyor. Hep söylenen ezbere kurallar belki test çözerken işe yarıyor ama SMS atarken iş görmüyor. 

‘’Cümleden çıkardığında anlam bozuluyorsa… Dahi anlamına geliyorsa…‘de’ye bir de daha eklersek…’’ falan…

Cümleyi yazarken ‘’Dur bir dakika cümleden de’yi çıkarıp deneyeyim ’’ veya ‘’de’nin yerine dahi yazıp deneyeyim.’’ diyemeyiz. Böyle bir kural öğretimi olamaz.

YouTube’taki bütün konu anlatımlarına baktım sonuç yine aynı: Ezbere kurallar.

Çoğu zor görünen problemler gibi aslında bu kural da çok basit. Ben kendi fark ettiğim, öğrenince de elimin otomatikman doğru yazdığı ‘’de’’ kuralını yazarak anlatmaya çalışacağım.

 Zaten konuşurken ‘’de’’yi doğru söylüyoruz. O zaman nasıl söylediğimize dikkat etmemiz gerekiyor. Şimdi aşağıdaki iki cümleyi sesli okurken ‘’de’’yi nasıl tonladığınıza dikkat edin.

  • Seninle ben de geleceğim.
  • Kalemin bende kalmış.

İlk cümledeki ‘’ben de’’ kısmını daha vurgulu söylediğinizi fark ettiniz mi?

  • Bu konuda sana güveniyorum.
  • Bu konu da benim ilgimi çekmiyor.

Hangisi daha vurgulu?

‘’de’’yi doğru yazmak istiyorsak bu tonlama farkını fark edebilmemiz gerekiyor.

Ayrı bir kelime gibi ayrı tonlanan, daha baskın söylenen ‘’de’’ ayrı yazılır. Zaten söylerken ayrı söylüyoruz. Hatta ‘’de’’den önceki kelimeyi bile daha vurgulu söylüyoruz. Dikkat edelim:

  • İşimi üç saatte bitirebildim.
  • Alttaki saat de şık duruyor.
  • Sen geldin de ne oldu?
  • Eve geldiğinde bana haber ver.

‘’De’’nin ayrı-bitişik yazma kuralı basitçe bu şekilde. Tonlamayı fark edip biraz alıştırma yapınca artık hep doğru yazacağınıza inanıyorum.

Bunun alıştırmasını yapmak isterseniz birisi size şu linkteki örnek cümleleri (karışık şekilde) sesli okusun. Siz de ayrı veya bitişik yazıldığını ona söyleyin.

Fark ettiyseniz ayrı yazılan ‘’de’’nin bağlaç olduğundan, bitişik olanın hal eki olduğundan bahsetmedim. Bunları bilmeden, ekleme çıkarma yapmadan da doğru yazabiliriz. Sadece nasıl söylediğimize biraz dikkat edelim.

NOT: Şu iki cümleden de bir kuralı fark edeceğinizi düşünerek detaylarına girmeden cümleleri yazıyorum.

  • Arkadaşım İzmit’te çalışıyor.
  • Marmara Bölgesi’nde İzmit de yer alıyor.

Umarım faydalı olmuştur. Biraz alıştırma yaptıktan sonra kendinizi sınamak isterseniz şu eğlenceli testi çözebilirsiniz.

4 Comments

  1. lale

    Öğretmenlik yapan biri aslında çoğu öğrencinin vurguyu bulmada zorluk çektiğini bilir ama…

    • Comment by post author

      Mehmet

      Yazının bir yerinde vurgu kelimesini kullansam da asıl amacım vurguyu buldurmak değil “de”lerin seslendiriliş farkını okuyucuya göstermekti. Zaten vurgu konusunu işlesem vurgu “de”de demez “de”den önceki kelimede derdim.

  2. lale

    Sizi, tebrik ederim. Kolay değil bu yazım meselesini kendi kendine çözmek, sıkıntı yaşayan biri olarak. Ancak sizde çalışan ve başarılı olan yöntem herkeste işe yarayacak diye bir şey yok. Denediğim için söylüyorum bunu. Sizin beğenmediğiniz yöntemle 5dk içinde öğrenmiştim ben bunu, ortaokuldayken. O yöntemin işe yaramadığı da genel geçer olmuyor böylece. de’lerin seslendiriliş farkı vurgu ve tonlamayla sağlanıyor. Bu da dilbilgisi ile ilgili ön bilgi gerektiren bir şey, buna “kuru bilgi” de diyen var. Bunu bilmeyene yazımın nasıl olacağını anlatmak da sıklıkla başarılı olmuyor maalesef. Yaklaşık son on yıldır, bağlaç olan de, “birliktelik” anlamını sağlar. Ayşe de geliyor: “Birisi geliyor onunla birlikte Ayşe de geliyor” şeklinde açıklanıyor ve özellikle ALES’te hangisi söylenebilir sorularında “Ayşe tek başına gelmemektedir” seçeneğini bulmada yardımcı oluyor. Elbette yazarak anlatmak işimizi zorlaştırır sözle daha iyi anlatılır ve anlaşılır. Yaklaşık 20 yıldır bunu öğretiyorum. Bu konuda sözümün deneyimle desteklendiğini; deneyimin bu konuda teoriden daha geçerli olduğunu; bir şeyi çözmenin, geleneksel yöntemleri ve hocaları karalama/üzme/gömme hakkı vermediğini belirtmeden geçemezdim.

    • Comment by post author

      Mehmet

      Geleneksel hocaları karalamak üzmek istemem ama yöntemlerin sert bir şekilde eleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazen arkadaşlarla bir konuyu tartışırken mantıklı gelen kurala uymuyor “kural böyle” denip tartışma kapanıyor. O kadar bürünmüşüz ki bu kurallara gerçeği, mantığı bazen hiç aklımıza getiremiyoruz. Bu bahsettiğim yöntem sadece bende değil çevremdeki arkadaşlarımda da işe yaradı. Yedi yıldır öğrencilerime de anlatıyorum yani tecrübem de var. Tabii herkeste işe yaramayabilir onu kabul ediyorum ama benim amacım farklı bir yolu denemek, göstermekti.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: