Eğitici Tolstoy – Daniel Moulin

Tolstoy edebiyatçı kimliği ön plana çıkan bir isim olsa da Yasnaya Polyana adında kurduğu okulda uzun süre eğitim üzerine çalışmalar yapmıştır. Eğitici Tolstoy kitabı (Meb’in öğretmenlere önerdiği kitaplardan biridir.) Tolstoy’un eğitim ve pedagoji üzerine düşüncelerinin anlatıldığı bir çalışmadır.

Tolstoy eğitim konusunda ne düşünüyor, kimlerden etkilenmiştir ve Tolstoy’un düşüncelerinin günümüz eğitimi ile ortak yönleri var mıdır? Eğitici Tolstoy genel olarak bu konulara eğilmiş olsa da Tolstoy hakkında bir kitap olarak da değerlendirilebilir. Doğal olarak, Tolstoy’un hayat görüşü ile eğitim anlayışı o kadar iç içedir ki kitap aynı zamanda bir Tolstoy biyografisi olarak değerlendirilebilir.

Kitapta yer alan düşünceler bugün bir eğitimciyi ne kadar etkiler tartışılır. Anlatılanlardan kimisini ilham verici kimisinin yanlış olduğunu düşündüm. Kitabın üçüncü bölümünde Tolstoy’un düşüncelerinin Montessori ve John Dewey gibi yeni eğitimcilerin düşünceleriyle bir yakınlığı olmadığına yer verilmiş. (Dewey ile ahlaki anlayış açısından bir benzerlik kurulsa da) Bertrand Russel da olumlamaz mesela Tolstoy’un eğitim anlayışını.

Tolstoy’un eğitim anlayışının dayanağı nedir?

Fazla indirgemeci olmadan, benim Eğitici Tolstoy kitabından anladığıma göre Tolstoy’un eğitim anlayışının dayandığı felsefe bir ahlak felsefesidir ve Tolstoy J.J Rousseau gibi insanın iyi olduğunu ve eğitimin o iyiliği ortaya çıkarması gerektiğini savunur. İnsana güvenen bir felsefedir bu. Tolstoy’un Kant ve J.J Rousseau ve Buda gibi isimlerden etkilendiği kitapta yazmaktadır.

Bir ahlak felsefesi. İnsan iyidir ve onun yetilerini ortaya çıkaracak bir eğitim gerekir. Bunun için Tolstoy şu radikal sayılabilecek görüşe ulaşır: Çocuklar sadece öğrenmek istedikleri şeyleri öğrenmelidir. Örneğin bir derste çocukların Fenikelileri ve Mısırlıları öğrenmek istemediklerini fark edince dünya tarihi anlatmaktan vazgeçip çocuklara daha çok hevesli oldukları Rus tarihine geçer.

Gerçi Tolstoy tarih ve coğrafyanın üniversiteye kadar öğretilmemesi gerektiğini savunur. Bu da ilginçtir çünkü Tolstoy üniversite eğitimine ciddi eleştirileri vardır. Ailenin kontrolünden çıkan çocukların eğitimden uzaklaştığını söyler.

Kuram değil deneyim

Tolstoy’da önemli olan diğer konu ise deneyimin önemidir. Kendi kurduğu okulda pedagojik denemeler yapar. Eğitimle ilgili kuramların anlamsızlığını fark eder. Kuramsız bir kuramdır onunki. Mesela kitap okuturken çocuklara hep bir ağızdan okutur. Bunun işe yaramadığını görür. Hırsızlık yapan bir çocuğun cezasını sınıf verir ve boynuna hırsız yazılı bir karton asılır. Tolstoy bundan pişman olur ve işe yaramadığını görür. (Bugün belki de açığa alınma sebebidir.) Uygulamalarının sonuçlarına göre Yasnaya Polyana dergisinde makaleler yayınlar.

Örnek vermenin önemini vurgular. Bu somutlaştırma önemlidir. Tolstoy eğitimin dayanağını ararken fark eder ki filozofların düşünceleri eğitimin kaynağı olamaz çünkü bunlar kuramdır. Hiç uygulanmamıştır. Her zamana hitap etmediği gibi her yer için de geçerli değildir. Onun özetlemesiyle;

Pedagojinin tek kıstası özgürlük, tek yöntemi deneyimdir.

Tolstoy bir yazar olarak sınıfta hikaye anlatma ve öğrencilerin bu hikayeye katılmaları tekniğini kullanır. Öğrencilere ağır cezalar verilmesini onaylamaz. Gece yürüyüşleri yapar onlarla. Ders dışı faaliyletlerin öğretmen ve öğrenci arasındaki ders dışı faaliyetlerin önemini vurgular. Öğrencilerle şakalaşır, onlara iyi davranır. Sınıflar da küçük olmalıdır. Ne kadar küçükse o kadar samimiyet artar.

Eğitim üzerine bazı çalışmaları ve eleştiriler

Tolstoy öğrencilere ilk okuma yapabilmeleri için Azbuka ve Yeni Azbuka kitaplarını yazar. Tarih anlatır, sanat anlatır. Tolstoy’un bu düşünceleri Çarlık Rusyası tarafından kabul görmez. Dönemin Rus eğitim bakanlığı, “Modern eğitimciler için bu düşünceler alay konusudur.” der. Bunda Tolstoy’un kiliseyi olumsuzlaması ve sadece Hz. İsa demesi etkili olabilir. Tolstoy’un düşüncelerine karşı olanlar olduğu gibi olumlayanlar da vardır.

Eğitici Tolstoy kitabındaki şu bahis ilginçtir. Tolstoy’un kızları onun yöntemlerinin uygulandığı bir okul açarlar. Hikaye anlatmaya dayalı işlenen dersler verimsiz geçer. Tolstoy zaman zaman okulu ziyarete geldiğinde ise bu dersler ilgi çekicidir. Demek ki bu yöntem her öğretmen için geçerli değildir. Tolstoy’un yenilikçiler arasında (Bugün otorite kabul edilen isimler) bir bağ yoktur. Yenilikçiler kuramlarını oluştururken ondan etkilenmezler. Kuramları da farklıdır.

Eğitici Tolstoy kitabını buradan satın alabilirsiniz. Kitap eğitimle ilgili bazı konuları yeniden düşünmemizi sağladığı için eğitimle ilişkisi olan biri için faydalı olacaktır. Konuları yarıda kesmiş, bağlamından koparmış olabilirim. Doğru bilgi için kitabı okumak faydanıza olacaktır.

2 yorum

  1. Okulunda nasıl bir eğitim vermiş biraz daha değinseydin keşke biz eğitimcilere de örnek olabilirdi belki. Mesela matematik eğitimi vermiş midir? Matematiği öğrencilere nasıl kazandırmıştır? Bu soruların cevabı var mı kitapta ?

    • Matematik öğretimi ile ilgili özel bir bölüm yok kitapta. Matematik eğitimi veriliyor ama bununla ilgili özel bir tavsiye yok. Somut öneriler yerine eğitim felsefesine yönelmiş kitap.

Bir Cevap Yazın