Eğitimde Ödül ve Ceza Üzerine (John Locke)

John Locke, Eğitim Üzerine Düşünceler kitabında ödül ve ceza üzerine bazı tavsiyeler veriyor. Bu tavsiyelere dikkat edilmesi önemli. Ödül ve ceza yanlış kullanıldığında hiç istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Çocuk eğitiminde ödül ve ceza

Dayak ve köle yaratan diğer her tür fiziksel cezalar, akıllı, iyi ve yetenekli olmalarını istediğimiz çocukların eğitimine uygun değildir ve bu yüzden çok nadiren bu yöntemlere başvurulmalıdır. Bu da çok büyük ve aşırı olaylarda olmalıdır. Diğer taraftan, onlara hoş şeylerle kur yapmaktan özenle sakınılmalıdır. Dersini öğrenmesi için oğluna elmalar, erikler ve en çok sevdiği şeyleri veren kişi aslında kesinlikle bastırmak ve yok etmek zorunda olduğu zevke olan düşkünlüğüne izin vermiş olmaktan ve bu tehlikeli eğilimi şımartmaktan başka bir şey yapmış olmaz. Bir taraftan bu eğilimine karşı uyarıp diğer taraftan başka bir durumda aynı şeyi önererek onun bu eğilimini kontrol etmesini öğretemezsiniz.

İyi, akıllı ve erdemli bir kişi yaratmak için mantığın aksini önerdiği ve yükümlülüklerine uygun olarak iştahına karşı gelmeyi, zenginliklere, debdebeye veya damağını memnun etmeye vb. olan eğilimlerini yenmeyi öğrenmesi en uygunudur. Fakat paranın sağlayacağı her şeyi yapmaya teşvik eder veya dersini öğrenme uğraşım lezzetli bir ekmekle ödüllendirirseniz; yaptığı küçük küçük işler karşılığında ona dantel bir kravat veya yeni güzel bir takım elbise almayı söz verirseniz, böylece bunlara karşı özlemini körüklemekten ve mutluluğunu böyle şeylere bağlamaya alıştırmaktan başka ne yapmış olursunuz? Böylece, hayatlarının mutluluğu ve yararlılığı için çok da önemli olmayan gramer, dans veya diğer benzer konularda çocuklarının başarılı olmasını sağlamak için insanlar yanlış ödüllendirme ve cezalandırma yöntemleri uygulayarak çocuklarının erdemlerini feda ederler, eğitimlerinin düzenini bozarlar ve onlara lüksü, gururu veya hasetliği vb. öğretirler. Çünkü aslında kısıtlamaları ve bastırmaları gereken yanlış eğilimleri teşvik ederek gelecekteki kötülüklerin temelini atmış olurlar. Bu kötülüklerden isteklerimizi frenlemeye ve erkenden isteklerimiz konusunda mantığımıza başvurmaya alışmamızdan başka bir yöntemle sakınılamaz.

Umut ve korku ortadan kaldırılırsa tüm disiplininin sonu gelir.

Çocuğun sağlıklarına ve erdemlerine zarar vermeyen hayatın olağan şeylerinden ve keyiflerinden uzak tutulması gerektiğini söylemiyorum. Aksine, hayatlarının olabildiğince hoş ve keyifli, onları memnun edecek her tür sevinç ve neşe içinde geçmesini istiyorum; dikkat edilmesi şartıyla ebeveynlerinin ve eğitmenlerinin onayladığı eğlencelere sahip olabilirler; fakat bunlar onlara yaptıkları bazı şeylerin ödülü olarak sunulmamalıdır. Aksi halde bu ödüller olmaksızın aynı işleri yapmaktan kaçınırlar.

Bir elinizden sopayı ve diğer elinizden de küçük teşvikleri alırsak çocuklarımızı nasıl yöneteceğiz diye soracaksınız. Umut ve korkuyu ortadan kaldır ve tüm disiplinin sonu gelsin. İyi ve kötünün, ödül ve cezanın mantık sahibi bir yaratık için tek motifler olduğunu kabul ediyorum. Bunlar insanoğlunun çalışmasını sağlayan mahmuz ve dizginlerdir ve böyle yönetilirler. Bu yüzden çocuklarda da kullanılmalıdır. Çünkü ebeveynlerine ve eğitmenlerine, çocuklara mantık sahibi yaratıklar olarak davranılması gerektiği hususunu her zaman akıllarında bulundurmalarını tavsiye ediyorum.

Onları eğitmeye niyetliysek ödüller ve cezaların kullanılması gerektiğini kabul ediyorum. Tahminime göre buradaki hata, genelde kullanılan yöntemlerin yanlış seçilmesi. Ödüller ve cezaların yol açtığı fiziksel zevk ve acıların kötü sonuçlar doğurduğuna inanıyorum, çünkü önceden de söylediğim gibi bastırmak ve yok etmek zorunda olduğumuz eğilimleri artırmak ve güçlendirmekten başka bir şey yapmıyorlar. Keyif aldığı bir şeyle ilgili arzularını bir diğerini yapmayı önererek telafi ediyorsanız çocukta hangi erdem ilkesini yeşerteceksiniz? Bu iştahını artırmaktan ve daha da ötelere gitmeye teşvik etmekten başka işe yaramayacaktır.

Eğer bir çocuk sağlıksız ve tehlikeli bir meyve için ağlarsa onun sükunetini daha az tehlikeli tatlı bir et vererek satın alırsınız. Bu belki sağlığını korur fakat zihnini bozar ve onu çığırından çıkarır. Çünkü sadece nesneyi değiştirerek yine de iştahını okşarsınız ve kötülüğün temelini yattığını söylediğim bu eğilimin memnun edilmesine izin verirsiniz; bu memnuniyet hissine karşı gelebilmesini sağlayana kadar çocuk o an için sakin ve uslu olabilir, fakat hastalık halen tedavi edilmemiştir. Böyle davranarak tüm kötülüğün aktığı kaynağı körüklemiş ve canlandırmış olursunuz. Başka bir olayda bu daha şiddetli bir şekilde tekrar ortaya çıkacak, ona daha güçlü özlemler ve size de daha fazla sorun verecektir.

Çocuk eğitiminde ödül ve ceza nasıl kullanılmalı?

O halde çocukları hizaya sokmakta uyguladığımız ödüller ve cezalar tamamıyla farklıdır ve farklı güçtedir. Onları bu konuda uğraşmaya bir kez yönelttik mi iş başarılmış ve zorluk ortadan kalkmıştır. Saygı görmenin ve gözden düşmenin bir kez tadını almayı öğrendiler mi aklı için en güçlü teşviği almış olurlar. Çocuklara bir kez saygı görme sevgisini, utanma ve gözden düşme endişesini aşılarsanız, sürekli etkili olacak ve onları her zaman doğruya yöneltecek gerçek ilkeyi vermiş olursunuz. Şimdi bunun nasıl yapılacağı sorulacak. Bu iş ilk bakışta zor değildir demiyorum, fakat yine de eğitimin gerçek sırrı olduğunu düşündüğüm şeyi elde etmek için yollar aramaya ve bulunduğunda da bu yolları uygulamaya değdiğini düşünüyorum.

Düşünüldüğünden daha erken yaştaki çocuklar övgüye çok duyarlıdır. Özellikle ebeveynleri ve bağımlı oldukları kişiler tarafından övülmekten ve değer verilmekten büyük keyif alırlar. Bu yüzden iyi şeyler yaptıklarında baba onları okşar ve överse ve hatalı davrandıklarında soğuk ve ihmalkar bir tavır takınırsa, bir de buna anne ve çevresindeki diğer insanlar da eklendi mi çok kısa bir zaman sonra bu onları aradaki farka karşı duyarlı hale getirecektir. Sürekli olarak böyle yapıldığı takdirde çok olağan hale gelir ve etkisini kaybeden ve beraberinde utanç getirmediğinde hiçbir işe yaramayan tehditler ve dayaklardan daha çok işe yarar. Bu yüzden dayak ve tehdit yönteminden sakınmalı ve bu yöntem asla kullanılmamalıdır. Ancak biraz sonra bahsedilecek aşırılık halinde bu yönteme başvurulmalıdır.

Admin hakkında 325 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın