Genç Bilimadamına Öğütler – P.B. Medawar

Genç Bilimadamına Öğütler kitabında Nobel ödüllü yazar bilim dünyasına doğru adım atan bilimcilere bazı tavsiyeler veriyor. Kitap on iki bölümden oluşuyor ve kitapta yazar genç bilimcilerin merak edebileceği konular hakkında düşüncelerini dile getiriyor.

Kitapta yeni bir şey yok gibi. Yazarın yaptığı alıntılar güzel. Yine de konuyu bilen birinden bilim dünyası ile ilgili ipuçları alabileceğiniz bir kitap Genç Bilimadamına Öğütler

Genç Bilim Adamına Öğütler kitabına başlamadan önce şu noktaları bilmek faydalı olabilir.

Sir Peter Medawar, penisilinin ilk geliştirildiği yıllarda, Oxford’daki Prof. H. W. Florey’in laboratuvannda araştırmalara başladı. Daha sonra, insan vücudunun başka insanlardan alman organ ve dokuları reddetmesinin neden ve çareleri üzerinde çalıştı. Bu çalışmaları sonucu 1960 Nobel Ödülünü kazandı.

Bu kitapçığın kapsamı ve amacı giriş bölümünde açıklanmıştır: sadece bilimcilere değil, herhangi bir araştırıcı faaliyette bulunan herkese yöneliktir. Yalnız genç yaştakilere mahsus da değildir; kitabın hem yazan hem de yayıncısı, daha yaşlı bilimciler için de bazı öğütler içeren birkaç paragrafın eklenmesini uygun görmüşlerdir.

Genç Bilimadamına Öğütler kitabının içeriğindeki bölümler genel olarak şu konularla ilgili:

1. Giriş

Bilime yeni başlayan bir kişi, kuşkusuz ‘bilimci falandır ya da ‘bilimci filandır laflarını duyar. Bu sözlere sakın inanmasın. Tek bir bilimci tipi diye bir şey yoktur. Buna karşın, tabii ki bilimciler vardır ve fizikçiler, avukatlar, din adamları veya yüzme havuzu görevlileri gibi, çeşitli özellikleri bulunan bir topluluk oluştururlar.

2. Bilim sel Araştırmacılığa IJygun Olup Olmadığını Nasıl Anlayabilirim?

Bilimci adaylannın, bilimsel yaşam hakkında modası geçmiş, yanlış yaklaşımlara kapılmamaları özellikle önemlidir. Hakkında ne söylenirse söylensin, gerçekte bilimsel uğraş heyecan verici, tutkulu ve -çalışma saatleri açısından- oldukça yorucu bir meslektir. Ayrıca, eşler ve çocuklar için de zorluk yaratır; kendilerinin hissetmedikleri ve doyumunu paylaşamadıkları bir tutku ile yaşamaları kolay değildir.

Bu işe yeni başlayan bir kimse, bilimsel uğraşın ödül ve doyumunun, kendisi için doğabilecek düş kırıklığına ve eziyete değip değmeyeceğini anlayıncaya kadar işe devam etmelidir. Ancak, Freud’un ‘okyanus duygusu’ dediği çapraşık bir deneyi başarıyla tamamlamanın ve keşfetmenin coşkusunu bir kere yaşayan bir bilimci oltaya yakalanmıştır; başka hiç bir tür yaşam onun için artık sözkonusu olamaz.

Bilimci olmak için yeterince zeki miyim?

Yeterli bir bilim insanı olmak için korkunç zeki olmak gerekmez. Düşünsel hayata veya soyut düşüncelere antipati duymak veya tümden ilgisiz olmak, elbette olumsuz belirtilerdir. Ancak, deneysel bilimlerde olağanüstü tasımlar veya tümdengelimler gerektiren birşeyler yoktur; herkeste bulunması elzem olan sağduyu yeterlidir; ayrıca, nedense artık gözden düşmüş olan eski moda bazı meziyetlere sahip olmak da fena olmaz: yani özen, çalışkanlık, bir erek duygusu, dikkati yoğunlaştırabilme gücü.

3. Hangi Konuda Araştırma Yapmalıyım?

Şunu kesin olarak söyleyebiliriz: yaşı ne olursa olsun, önemli buluşlar yapmak isteyen bir bilimci önemli problemler üzerinde çalışmalıdır. Önemsiz veya saçma problemler, önemsiz ve saçma yanıtlara yol açarlar. Problem öyle seçilmelidir ki yanıtı bilim ve insanlık için önemli olsun. Neyin önemli ve neyin önemsiz olduğu konusunda bilim dünyası bir bütün olarak hemfikirdir.

Bir araştırmacı, doktoradan sonra doktora konusunda çalışmayı hiç bir nedenle ömür boyu sürdürmemelidir;
böyle yaparak yaşamlarını yoluna sokup başka küçük güzel uğraşlara olanak bulmak kolay ve çekici gelse de. Birçok başarılı bilimci esas araştırma konusunu saptamadan önce değişik alanlara el atar.

Doktora sonrasında yapılan çeşitli araştırma çalışmaları ve katılman konferanslar mezunlara, keşke doktora çalışmalarına başlamadan önce olsaydı dedirtecek bir yargılama gücü kazandırır. Zamanla, gerçekten ilginç ve önemli çalışmaların kendisine daha uygun ortamda, nerelerde yapıldığı hakkında daha sağlam bilgi sahibi olmaktadırlar. En güçlü ve atak olanlar böyle gruplardan birine katılmaya çalışırlar. Kıdemli bilimciler de, isteyerek katıldıkları için onların iyi bir çalışma arkadaşı olacaklarını düşünerek, memnuniyetle kabul ederler. Sonuç olarak da doktora sonrası elemanları, yepyeni bir araştırma dünyası ile tanışırlar.

4. Bilimci veya Daha İyi Bir Bilimci Olmak İçin Kendimi Nasıl Hazırlayabilirim?

Kitap öğretisine aşırı bağımlılık hayal gücünü sınırlayıcı ve köstekleyici bir etki yapar. Başkalarının yaptığı araştırmalar üzerinde durmaksızın kafa yormak bazen, psikolojik açıdan, bizzat araştırma yapmanın yerini tutmaktadır. Bu alana yeni girenler ise okumaya mecburdur; fakat, dikkatle ve seçerek ve aşırı kaçmamak kaydı ile.

5. Bilimde Cinsiyet ve Irk Ayrımı

Kitabın adı Genç Bilimadamına Öğütler. Bilimciler arasında da böyle bir tartışma vardır. Kitabın özgün adı “Advice to a Young Scientist” fakat yapılan çeviride, kitap adında”bilimadamı” kelimesinin kullanılmış olması bir eleştiri konusu.

Dünyanın her yerinde kadınlar bilimsel araştırmada veya temeli bilimsel olan işlerde çalışmaktadır. Bu uğraşlarında da, erkeklerden farklı olmayan nedenlerle, başarılı veya başarısız olmaktadırlar: enerjik, zeki, adanmış’ ve çalışkan olanlar başarılı olur; tembel, hayal gücünden yoksun, donuk olanlar ise sönük kalırlar.

Bilimsel çalışma bakımından kadınların erkeklerden yapısal olarak farklı olduğu ve farklı kalacağı düşüncesi ırkçılığın aile içi, samimi bir ifade şeklidir; bu, daha genel olan, bilimsel atılım ve yetenek konusunda, doğuştan bir farklılık olduğu inancının değişik bir türüdür.

Şovenizm. Bütün uluslar kendilerinde, onları bilim alanında başkalarından daha yetenekli kılan birşeyler olduğunu düşünme eğilimindedirler. Fakat bu doğru bir değerlendirme değildir. Yazar Genç Bilim Adamına Öğütler kitabında bu konuda çeşitli güzel örnekler veriyor.

6. Bilimsel Yaşamın Farklı Yönleri ve Davranışları

Çünkü, teorilerine aşırı hayran olan bilimciler deneylerin ortaya koyduğu ’hayır’ yanıtını kabul etmekten de aşın ölçüde kaçınırlar. Bazen de bilimciler teorilerini sınamaya tâbi tutmak yerine çevresinde oyalanır; yalnız ikinci derece sonuçlan test eder, doğrudan ilgili olmayan ikincil konularla uğraşırlar; hipotezlerini çürütebilecek bir sonucun riskini göze alamazlar.

Yaşı ne olursa olsun bir bilimciye verebileceğim en iyi öğüt şudur : bir hipotezin doğru olduğuna duyulan inancın çok güçlü olması onun doğrululuğu hakkında bir gösterge değildir. İnancımızın güçlü olmasının önemi, olsa olsa, hipotezin eleştirel değerlendirmeler karşısındaki dayanıklılığını denemek için aynı ölçüde güçlü bir neden oluşturmasındadır.

Dostlarını kaybetmek, düşmanlarını artırmak istemeyen bir bilimci durmadan azarlayıp eleştirerek kendisine olumsuz sıfatım kazandırmaktan sakınmalıdır. Ancak, hatalı, sağlıksız ve temeli olmayan kanılar ve batıl itikatlar karşısında sessiz kalıp onları kabullenmiş görünmekten kaçınmak da mesleğine karşı görevidir. Ahmaklığı gördüğünde kınamak kendisine dost kazandırmasa da, saygınlığını artırabilir.

7. Daha Genç ve Daha Yaşlı Bilimciler

“Başarı için iltimas, haksızlık, dostluk veya menfaat denen şeylere güvenme; yalnızca kendi değer ve gayretlerine güvenmeyi kalbine iyice kazı.”

8. Sunuş

Genç Bilim Adamına Öğütler kitabının bu bölümü sunum yaparken dikkat edilmesi gerekenlerle ve makale yazma konusuyla ilgili.

9. Deney ve Keşif

Genç Bilimadamına Öğütler kitabının bu kısmı bilimsel araştırmalarda kullanılan kimi yöntemlerle ilgili. Yazar kendi yönteminden de bahsederek bu yöntemler hakkında bilgi veriyor.

10. Ödüller ve Kazançlar

Bilimcilerin ödüllere, sınavlara hazırlanır gibi çalışarak sahip olamaması hayırlıdır. Genç bilimci ancak ve ancak çalışmalarının onun böyle ödüllere aday olmasım sağlayacak kadar iyi olmasmı umut edebilir. Böyle bir umut için çalışmanın hiç bir yakışıksız yönü yoktur. Bu tür ödüllerin kurucu ve destekleyicilerinin temel amaçları da, çoğu kez, genç bilimcilerin bu yolda çalışmalarını teşvik etmektir.

11. Bilimsel Süreç

Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı ve Zorunlu Gerilim kitaplarındna bahsediliyor.

12. Bilimsel Meliorizm, Bilimsel Mesianizm

Meliorizm : Dünyanın doğal olarak daha iyiye gittiği, özellikle de insan çabasının bunu gerçekleştireceği yolundaki inanç. (Ç.N.)
Messiah : Bir halkın, bir ülkenin beklenen kurtarıcısı. Messianism :Kurtarıcılık. (Ç.N.)

Arcadian düşünce ise ileriye ve uzağa değil geriye, tekrar gelebilecek bir altın çağa doğru bakar. Arkadia hırs ve merak ile zehirlenmemiş bir masumiyet dünyasıdır; her şeyin oturmuş olduğu bir düzende tanrısal bir iyimserlik ülkesidir; mücadele ve hırsın olmadığı, “gerçeğin ve dürüst yaşamın” dünyasıdır.

Bilimle ilgili bu farklı görüşler söz konusudur.

Sonuç;

Kitap bilimci olmak isteyenler için yararlı olabilir. Genç Bilimadamına Öğütler kitabını buradan satın alabilirsiniz. (Çok uygun fiyatı bir kitap.) Harvard’da dekanlık görevi yapmış olan bir akademisyeninin yüksek lisans ve doktora öğrencilerine tavsiyelerini eklemiştim. İlgili konuya buradan ulaşabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın