Açık Kültür, Sosyal Bilimler

Gülmek ve Aşağılamak Üzerine

Gülmek ve saygı duymak arasında tuhaf bir bağ vardır. Birini aşağılamak amacıyla gülmek yabancısı olduğumuz bir tavır değildir. Gülünç duruma düşmek, elalemi kendine güldürmek gibi sözler dilimizde yer etmiştir. Düşen birine niçin güldüğümüzü Elias Canetti, “Önümüzde düşen kişi, av yaparken önümüze düşen avımızı hatırlatır ve anlık bir üstünlük duygusuna kapılırız.” diyerek açıklar.

İnsan türü diğer insanlardan üstün olmak gibi iptidai ama güçlü bir güdüye sahiptir. Primatlarda da bu güdü vardır. Sosyal konum, birçok canlıda olduğu gibi bizde de önemlidir. Günlük hayatın sığınağı olan edebiyatta ve sinemada gülme ile saygı duyma arasındaki ilişkiyi ortaya koyan bolca örnek vardır. Mesela en bilinen romanlardan biri olan Kürk Mantolu Madonna’da şu satırlar geçer:

Hastanın yanından çıkıp holden geçerken ortadaki büyük masanın etrafına dizilmiş gördüğüm iki delikanlı ile on beş on altı yaşlarında bir genç kız, birbirlerine sokularak, benim arkamı dönmemi beklemeden fısıldaşıp gülmeye başlamışlardı. Gülünecek bir tarafım olmadığını biliyordum. Fakat bunlar da, o yaşlardaki her kof insan gibi, ilk rastladığının suratına gülmeyi bir nevi üstünlük alameti sayanlardandı.

Aslında Sabahattin Ali bu tavrı gerçekleştirenlere boş yere kof demektedir. Birinin hakkında gizlice fısıldaşıp gülme en çok mafya filmlerinde karşımıza çıkar. Genelde birine gülmek onun otoritesine karşı çıkış demektir. Ünlü bir mafya filminde yeni gelen çaylakla eğlenmek isteyen eski bir mafya üyesi, çaylak yaptığı espriye güldüğü için birden durur ve “Bana mı gülüyorsun? Komik olduğumu mu, gülünç biri olduğumu mu düşünüyorsun?” diyerek ciddileşir ve çaylağı korkuttuktan sonra gülmeye devam eder. Bu da bir espridir fakat ortamın gerilmesinin sebebi arka planda bir gerçeklik payının olma ihtimalidir. Peaky Blinders izleyenler de bileceklerdir ki orada baş karakter kavgaları gülme meselesinden çıkarır. “Sen kardeşime mi gülüyorsun?” der. Gülmek bazen beraberinde aşağılama anlamını da taşıyabilir.

Peki insanlara özgü bu gülme duygusu nasıl ortaya çıkmıştır ve anlamı nedir? Bu soruya cevap verirken Desmond Morris’in Çıplak Maymun kitabındaki şu açıklamalara bakalım. Tabii bu açıklama mutlak doğru olarak kabul edilmemelidir.

Birisine gülmekle, ona yapılan hakaret iki kat artar: Çünkü altında yatan anlam, o kişinin hem ürkütücü olacak kadar garip, hem de adam yerine konulmayacak kadar önemsiz olduğudur.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, ağlamak doğumda bile mevcutken, gülmek ilk olarak üçüncü, hatta dördüncü ayda, yani bebeğin anasını tanımaya başladığı günlerde ortaya çıkar. Anasını tanıma sürecinin sonucu, çocuk kendisini garip bir açmazda bulur. Eğer anne ona ürkütücü bir işaret yaparsa çocuğa, iki mesaj birden iletilmiş olur. Biri, “Ben annenim, özel koruyucun. Korkulacak bir şey yok” derken, İkincisi, “Dikkat et, burada bir tehlike var” demektedir. Çocuk, anasını birey olarak tanımazdan önce, böyle bir açmaza düşmez, çünkü ana, ürkütücü bir şey yaptığında, tehlike işareti veren bir kaynaktan başka bir anlam taşımamaktadır henüz.

Oysa, şimdi “Tehlike var ama tehlike yok” gibi bir çifte işaret vermektedir. Ya da bir başka deyimle, “Tehlike var gibi görünebilir ama, işaret benden geldiğine göre ciddiye alman gerekmez” demektedir. Bunun da sonucu, çocuğun ağlamakla, anayı tanımanın getirdiği sevinç arası bir tepki vermesidir. Bu sihirli bileşim gülmeyi doğurur (Daha doğrusu, doğurmuştur, evrimin bir döneminde. O zamandan bu yana değişmez, iyice gelişmiş, kendi başına bir tepki haline gelmiştir). Gülmek, “Tehlikenin gerçek olmadığını fark ettim” demektir.

ÇIPLAK MAYMUN / Desmond morris

Yukarıdaki açıklama gülmenin tehlikeyle yakından ilgili olduğunu ortaya koyar. Gerginken ve kendimizi güvende hissetmiyorken çok komik şeylere bile gülmeyiz. Daha rahat olduğumuz ve güvenli olduğunu düşündüğümüz yerlerde güleriz. Bir arkadaşımız bıçağı bize doğrultup seni bıçaklarım derse gülebiliriz. (Ne sululuk!) Tehlikenin ciddi olmadığını biliriz. Tanımadığımız birine aynı durumda gülmeyiz. Gülüyorsak da buradaki aşağılama onu bir tehdit olarak ciddiye almamamızdadır.

Gülmekle aşağılamak arasındaki ince ilişki budur. Gülmek hem güvenin sembolü hem de aşağılamanın işareti olabilir.

Bir Cevap Yazın

Theme by Anders Norén