Günlük Yaşamın Psikopatolojisi – S. Freud

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi Freud’un günlük hayatımızda başımıza gelen ve bize sıradan gibi görünen kimi olayların aslında öyle sıradan olmadıklarını, bu olayların bizi kaygıdan korumak veya gizli isteklerimizi ortaya koymak gibi sebepleri olduğunu anlattığı kitabı. Kitap ondan fazla bölümden oluşuyor ve her bölümde (unutma, dil sürçmesi, sakarlık vs.) yaşadığımız durumun nasıl bizi rahatsız eden bir durumdan kurtulmamızı sağladığının örneklerini veriyor.

Kitapta her bölümde konuyla ilgili çeşitli örnekler var. Ben bu örneklerden ve durumlardan altı çizilir bulduklarımın kiminden örnekleri buraya taşıyarak günlük hayattaki sıradan durumların nasıl bir savunma mekanizması olarak ortaya çıktığını özetlemeye çalıştım.

Özel isimleri ve yer adlarını unutma

Freud’a göre özel isimlerin ve yer adlarının unutulması bu isimlerde bizi rahatsız eden bir şeylerin olmasıdır. İsimleri unutma konusunda daha fazla örnek için bu yazıya bakabilirsiniz. Kitaptaki bir örnek şöyle:

Ad unutma olgusunun itici gücü daha ince, daha saf olabilir; adın sahibine karşı “yüceltilmiş” denebilecek bir kıskanma, bir kin içerebilir. Budapeşte’den Fraulein I. von K. diye biri şunları yazıyor: “Kendime göre küçük bir kuram geliştirdim. Resim yapma yeteneği olanların, müzikten fazla hoşlanmadıklarını müzik yeteneği olanların da resimden hoşlanmadıklarını fark ettim. Bir süre önce biriyle bu konuyu konuşuyordum, dedim ki:

“Bugüne dek bir kişi dışında hiç yanılmadım.” O kişinin adını söylemek istediğimde, çok yakın arkadaşlarımdan birine ait olduğunu bilmeme karşın, kesinlikle unuttuğumu gördüm. Birkaç gün sonra bir rastlantı sonucu adını söylendiğini duyduğumda, hemen bu adın konuşmamızın konusu olan kuramı çürüten ad olduğunun bilincine vardım. Ona karşı bilinçdışında duyduğum tepki, başka durumlarda çok iyi bildiğim adını unutmam şeklinde kendini göstermişti.”

Dil sürçmesinin nedenleri

Neden dilimiz sürçer sorusuna Freud’un yanıtı kendi bilincimizdir. Söylemek istediğimiz ama söyleyemediğimiz içten içe düşündüğümüz ve hatta kendimizin bile farkında olmadığımız arzularımızı yanlışlıkla, dil sürçmesi yoluyla dışarı vururuz. Bastırdığımız düşüncelerdir bunlar. Konuyla ilgili kitaptan bazı örnekler:

“Avusturya  Parlamentosunun Halk Meclisi Başkanının,” diye yazıyor, “kısa bir süre önce  oturumu nasıl açtığını belki anımsayacaksınız: ‘Baylar: yeter sayıda üyenin mevcut olduğunu görüyorum, ve şimdi oturumu kapatıyorum!’  Bu  sözler üzerine herkesin gülmesiyle dikkati çekilmiş oldu ve yanlışını düzeltti. Bu  olguda, açıklama kuşkusuz, Başkanın pek de verimli olmayacak bir oturumu o  anda kapatıyor durumda olmayı gizlice arzulamasıydı.

Ciddi bir hastalıktan sonra iyileşme dönemini geçiren, bir hastayı  tedavi ediyordum. Birlikte çök zor günler ve geceler geçirmiştik. iyileşmekte olmasına seviniyordum; Abbazia’da kalmasının yararlarını ve hoş yanlarını  betimleyen bir tablo çizdim ona ve sözlerimi şöyle tamamladım: ’Umduğum  gibi olursa, kısa zamanda yataktan çıkmayacaksınız…’ Elbet bunun kökeni,  bilinçdışındaki bencil bir itici güçte, yani bu hali-vakti yerinde hastaya daha  uzun süre bakabilme isteğimde – uyanık bilincime tümüyle yabancı, bilinçli  durumda kınayarak reddedeceğim – bir dilekte yatıyordu.”

Bir beyefendi, eşi yakınlarda ölen bir genç hanıma baş sağlığı  dilemek, onu avutmak istiyor, şu, sözleri eklemeye niyetleniyor: “Kendinizi tümüyle çocuklarınıza  adamakla [widmen] avunacaksınız  artık.” Ancak adamak (widmen) sözcüğü yerine “widwen” sözcüğünü kullandı. Bastırılmış düşünce başka türden bir avutmayla ilgiliydi. (Witwe: genç ve güzel dul.)

İdiot (Aptal) / Patriot (Vatansever)

Yurtseverlik duygularından yoksun olan ve çocuklarını da yüzeysellik olarak gördüğü bu duygudan uzak tutmaya çalışan bir baba, oğullarını bir yurtseverlik gösterisine katıldıkları için eleştiriyordu; amcalarının da gösteriye katıldığını söyleyerek kendisine karşı koyan oğullarına şu yanıtı verdi: “Öykünmeyeceğiniz bir kişi varsa odur; çünkü o bir idiot (aptal).” Çocukların b alışılmadık ses tonu karşısında şaşkın bakmaları üzerine bir dil sürçmesi yaptığını fark etti ve özür diler havasında, “Patriot (yurtsever) demek istemiştim yani.” dedi.

Eşyaların yerini unutma

Rahatsız edici izlenimler unutmaya neden olabilir. Unutma konusu tüm yönleriyle Günlük Yaşamın Psikopatolojisi kitabında yer almıştır. Ben sadece eşyaların yerini unutmayla ilgili örneği aldım. Freud şöyle bir olayı aktarır:

Bir kız, yaka yapmak üzere kestiği bir kumaşı bozmuştu; bu durumda işi düzeltmek üzere bir terzi çağrıldı. Terzi gelince kız yaptığı yakayı bir türlü bulamaz. Her yeri arar. Daha sonra kestiği kötü yakayı terziye göstermekten utandığını düşünür ve bu düşüncesinden sonra kalkıp kestiği kötü yakayı koyduğu yerden alıp getirir.

Sakarlık, eşya kaybetme, kazalar ve dalgınlıklar.

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi kitabında Freud sakarlık, kaza geçirme ve yanlış mektup gönderme gibi dalgınlıkların nedenlerini de açıklıyor. Örneğin sakarlığın nedenini gizli istek, kazayı kendini cezalandırma olarak görüyor. Bir örnekte bir adam yanlışlıkla nişanlısı hakkında yazdığı olumsuz cümlelerin olduğu mektubu kardeşine yollayacakken nişanlısına gönderiyor. Bu olayın dalgınlık değil, bu işi bitirme isteği olduğundan bahsediyor Freud.

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi bu tür örneklerin bolca yer aldığı keyifli bir kitap. Kalem sürçmesi, aklımıza gelen sayıların rastgele olmadığı gibi kısımlar okurken tuhaf gelse de genel olarak güzel bir kitap. Kitabı buradan satın alabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın