Harvard Eğitim Sistemi (Harvard Çekirdek Eğitimi)

Harvard eğitim sistemi Harvard’da yıllarca dekanlık yapmış Henry Rosovsky tarafından anlatılmış. Amaç değişen dünyada, değişen mesleklere göre kendini yapılandırabilecek bireyler yetiştirmek. Harvard eğitim sistemi kişiyi sadece mesleğe değil değişen dünyaya uyum sağlamaya hazırlıyor.

Harvard’da Çekirdek Program, lisans öğreniminin dörtte birini oluşturur. Bu, bütün öğrenciler için, bir yıla eşdeğer zorunlu akademik çalışma demektir.

Bunlar ilk yılda veya beli bir yılda alınan dersler olmayıp, mezun olmadan önce tamamlanması gereken bir ders yılına eşdeğer derslerdir. Amaç bunu, derinliğine öğrenmeyi sağlayan iki yıllık öğrenime denk düşen bir uzmanlaşma ya da anabilim dalı programı ve öğrencilerin hemen hemen mutlak bir özgürlük ile seçebilecekleri bir yıla eşit seçmeli derslerle zenginleştirerek eğitimli erkekler ve kadınlar topluluğunu anlamlı bir kavram haline sokmaktır.

Harvard’da lisans düzeyinde ders gören öğrenciler mezun olabilmek için, çekirdek program’ın tam anlamıyla bir parçası sayılamayacak üç koşulu yerine getirmek zorundadırlar. Öğrencilerin, etkili bir şekilde yazma yeteneğini kazanabilecekleri bir ders almaları zorunludur.

Öğrenciler insanoğlunun önemli bazı dini ve felsefi kavramlarıyla daha yakından tanışırlar.

1. Edebiyat ve Sanat

Bu, roman, şiir ve senfoni gibi belirli sanat türlerinin olanaklarını ve sınırlarını öğ renmek ve kişisel yetenek, sanat geleneği ve tarihin belirli bir zamanı arasındaki etkileşimin değerini anlama yeteneğini kazanmak anlamına gelir. Bu hedeflere varabilmek için, öğrencilerden üç alanda çalışma yapmaları istenir: Birincisi, edebiyatın ana bölümlerinden biri, örneğin Jane Austen, Dickens, Balzac ve James Joyce gibi yazarları kapsayan 19. daki ve 20. Yüzyılın Başlarındaki Büyük Romanlar

İkincisi, “Rembrandt ve Çağdaşları” veya “Yaylı Çalgılar Dörtlüsünün Gelişimi” gibi önemli bir görsel ya da müzikal anlatım türü; son olarak da, örneğin “Rönesans’ta İnsan İmgeleri” gibi, belirli dönemlerde sanat ile yaratıcılığın toplumsal ve entellektüel koşulları arasındaki ilişkiyi inceleyen bir ders. Bu yolla öğrenciler, geçmişin önemli bilimsel, edebi ve sanatsal erişilerinin bazılarıyla ve insanoğlunun önemli bazı dini ve felsefi kavramlarıyla daha yakından tanışırlar.

2. Fen Bilimleri

Temel fen dersleri, bilim adamı olmayacak öğrenciler için tasarlanmıştır ve derslerin ortak hedefi “insana ve dünyaya bakışın bir yolu olarak fen bilimlerinde genel bir bilgi edinilmesini sağlamak”tır.

Fiziksel ve biyolojik dünyanın gözlemlenmesi, fen adamlarına, bir birinden farklı olgulara evrensel açıklamalar getiren ilkeleri formüle etme olanaği sağladı.

Bunlar, klasik dinamiği, termodinamiği, radyasyonu ve maddenin mikroskopik yapısını düzenleyen yasalar ile kimyanın, molekül hücre biyolojisinin, biyolojik evrim ve davranışların altında yatan temel ilkeleri içerir.

Fen bilimlerindeki temel programda ise bunun gibi ana kavram ve buluşlar belirli bir derinlik düzeyinde incelenir Sadece bilim adamlarının bazı alanlarda doğru olduğuna inandıkları şeyler değil, aynı zamanda o alandaki yasaların ve ilkelerin nasıl geliştiği ve doğrulandığı da inceleme konusudur.

Fen bilimlerinin iki ayrı alanı zorunlu dersler arasında yer alır. Bu alanlardan birinde “esas olarak, doğadaki olgular, içerdikleri basit öğelerin tahmine ve tümdengelime dayanan analizleri yoluyla incelenir” (fizik ve kimya ile biyolojinin bazı branşlar). Bunun tipik bir örneği, “Mekan, Zaman ve Hareket”tir

Diğer grup derslerde ise daha karmaşık bilimsel sistemler incelenir. Bunlar (örneğin jeoloji veya organizma biyolojisi), doğal dünyanın daha tanımlayıcı, tarihsel ya da evrimsel bir anlatımını içerir. “Dünya’nın ve Yaşamın Tarihi” dersi buna en iyi örnektir.

Tarihin geçmişten günümüze yansıması, sürekliliği dikkate alınır.

3. Tarihsel İnceleme

Bu yaklaşımda, makroskopik bir görüş öznel olmayan güçlerin ve genellikle sosyo-ekonomik gelişmelerin ya da “Tarihsel Zorunluluğun” mantığı üzerinde durulur. Bununla birlikte, tarihsel analizin çok farklı, birincisinin zıddı denebilecek bir yanı daha vardır. Burada ise mikroskopik bir görüşe, insanlara, rastlantıya, eğilimlerin kaçınılmaz basitleştirmesi yerine olayların karmaşıklığına önem verilir

Harvard eğitim sistemi’nde tarih derslerinde, öğrencilere her iki yaklaşım da tanıtılır. Derslerin bir grubunda, günümüz dünyasının bir yönü ya da sorunu ele alınarak işe başlanır, konunun gelişimi ve arkaplanı açıklanır. Örneğin, “Gelişmişlik ve Azgelişmişlik: Ülkeler Arasındaki Eşitsizliklerin Tarihsel Kökenleri” dersine, bugün bildiğimiz dünyayla başlanır. Bir yanda sanayi devrimini gerçekleştirmiş, zengin onbeş ya da yirmi ülke, öte yanda azgelişmiş denen yüz küsür ülke.

Derse, günümüzün anlaşılabilmesi için, Orta Çağ’ın ve Avrupa’nın genişlemesine yol açan olayların ve gelişmelerin bilinmesinin neden zorunlu olduğu gösterilerek devam edilir Bu ders, tarihsel bellekleri genellikle zayıf olan Amerikalı öğrenciler için özellikle yararlıdır. Diğer ders grubunda ise daha çok tarihin belli bir anı üzerinde durulur: Günümüzün politika sorunlarından uzak, önemli bir olay ya da dönüm noktasi gibi. Buradaki amaç, tarihsel açıklamaların karmaşıklığını, inceliklerini karışıklığını, belirsizliklerini göstermektir.

Bunu gösterirken de uzun dönemli değişimlerin incelenmesi sırasında çoğu zaman gözden kaçan, kişisel ihtiraslara ve kararlara özel bir önem verilir. Örneğin “Rus Devrimi”. Kaçınılmaz bir olay mıydı? Neden 1917’de meydana geldi? Lenin olmasaydı sonuç farklı olabilir miydi? Derste, bu gibi soruların yanıtları araştırılır. Öğrenciler, her iki türdeki dersi alarak hem önemli tarihsel bilgilere kavuşurlar hem de tarihsel öntemleri daha iyi anlamış olurlar.

4. Sosyal Analiz

Amaç, öğrencileri “çağdaş toplumun işleyişini ve gelişmesini incelemesini incelemek için gerekli olan bellibaşlı analiz biçimlerinin bazıları ile tarihsel ve nicel teknikler” yle tanıştırmaktır. “Ekonominin İlkeleri” dersi tipik bir örnektir. Teoriler tamamen formeldir, konular üzerinde mesleki fikir birliği güçlüdür ve ampirik deney olanağı oldukça gelişmiştir. Ama, kökü psikolojiye dayanan “İnsan Doğasına ilişkin Görüşler”i öğrenerek de insan aydınlanabilir.

Marx, Freud, B. Skinner ve E.0. Wilson’un teorileri ve felsefi varsayımları ve bunların gerçek verilerle sınanması (ideoloji ile bilimsel teorinin karşılaştırılması) da öğrencilerin, sosyal bilimcilerin insan davranışını nasıl açıklamaya çalıştıklarını anlamasını sağlar.

Bir Harvard öğrencisi dünyadaki diğer büyük medeniyetlere yabancı olmamalıdır.

5. Yabancı Kültürler

Harvard eğitim sistemi, yabancı kültürler bölümünde bütün öğrenciler, dünyanın belli bir bölgesindeki “yapının, inanç ve adetlerin altında yatan kendine özgü düşünce ve eylem kalıplarını saptamayı amaçlayan” bir ders almak zorundadır. Öğrenci açısından, konuların ağırlıkları farklıdır. Yabancı kültürleri genelleştirerek bir bütün halinde öğrenmek pek anlam taşımaz. Ders listesi ise dünyanın birçok değişik bölgesi üzerinde odaklaşan bir dizi seçenekten oluşur.

Derslerin çoğu büyük uygarlıklara (Hint, Doğu Asya, Rusya, islam, Afrika vs.) giriş niteliğindedir. Bazıları “Japonya’nın Birleşmesi, 1560-1650″ ya da 1890-1938 Döneminde Avusturya Kültürü” (bu dersi Almanca bilen öğrenciler alabilir) gibi çok daha dar çerçeveli derslerdir. Bütün derslerin hedefi, öğrencinin kültürel birikim alanını genişletmek, onun kendi kültürel varsayımlarına ve geleneklerine başka bir açıdan da bakmasını sağlamaktır.

6. Etik Düşünce

Harvard eğitim sistemi dahilinde olan Etik Düşünce dersinde özel bir ahlak veya felsefe öğretilmez, dinsel öğüt verilmez. Bu, uygun olmazdı. Bizim amacımız, insan ya şantısında ortaya çıkan, seçimler ve değer yargılarıyla ilgili anlamlı ve hep karşımıza çıkan soruları tartışmaktır. Bunlar, sadece duygulara hitap ederek çözümlenemeyen ve insana ilişkin birçok dini ve felsefi telakkide paylaşılan ahlaki sorunlardır. “Dersler, adalet, görev, yurttaşlık, bağlılık, cesaret, kişisel sorumluluk gibi konuların üzerinde akılcı (derinlemesine ve analitik yollarla) düşünmenin mümkün olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.

Bu eğitimde bireyler, gruplar ve uluslar için uluslar arasında erdemli bir yaşamın niteliği araştırılır. İşte iki tipik örnek: “Adalet” dersinde, klasik ve çağdaş teoriler (Aristoteles, Locke Kant, Mills ve ahlâk felsefecisi John Rawls) incelenir ve günümüzdeki pratik uygulamaları tartışılır. “İsa ve Ahlaki Yaşam” dersinde ise şiddet ve barışçıllık, zenginlik ve fakirlik ve kişisel ahlâkın kamu ahlâkı ile ilişkisi üzerinde durulur.

Admin hakkında 325 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın