Kaçmanın Felsefesi

Yazar: Furkan YANMAZ

“Kaçmak, savaşa dair alınan önlemler bütünüdür”

“Kaçmak” kavramı bir şey ile aramıza bilinçli olarak beklenmedik anda koyulan mesafeye yerilen isimdir. Kaçılan şey bir insan, bir nesne, kavram, duygu, tamamen soyut herhangi bir şey olabilir. Kaçma duygusu her şeye karşı geliştirilebilecek bir duygu. Temelinde korku, endişe, öfke, kaygı, tükenmişlik vb. duygular olabilir. İnsanlık tarihinin başından itibaren insan hep bir şeylerden kaçmıştır. İlk olarak Adem ve Havva, Tanrı’nın koyduğu yasağı çiğnedikleri için Tanrıdan kaçmışlardır:

“Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi.

İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar.

Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı’nın sesini duydular. O’ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.

RAB Tanrı Adem’e, “Neredesin?” diye seslendi.

Adem, “Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim” dedi.

RAB Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi?” diye sordu, “Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?” “ Yaratılış.3-8

Şekil 1,Heinrich Aldegrever, Adem ve Havva Saklanıyor.1540

İnsanın “kaçma” durumu ile beraberliği teolojik bir zeminde onu var eden şeyden kaçarak başladı. Bir şeyden kaçmak insanı kaçılan şeye karşı yabancılaştırır. İnsanın varoluşsal bir boşluk ve anlamsızlık içine düşmesi psikoteolojik bir durum olarak buraya bağlanabilir. İnsanın kaçtığı şeye yabancılaşması aslında bir dönüşümün anahtarıdır. Bu dönüşüm yeni bir varoluş ile bir bilinç aşamasına yükselmeye neden olur. Adem ve Havva onları insanlaştıracak olan deneyimler dünyasına atılırken, artık kaçtıkları Tanrıya ölene kadar geri dönemeyeceklerdi.

İnsanlık tarihindeki en önemli ikinci kaçış, Musa’nın Mısır’dan kaçışıdır. Musa’nın bedduasını duyan Allah, Mısır ülkesinin başına kıtlık ve salgın hastalıklar musallat etmiştir. Yaşanılamaz hale gelen Mısır da hayatta kalmak için yapılacak yegâne şey kaçmaktır. Musa, Peygamberliğinde ona yardımcı olan kardeşi Harun ile birlikte Firavun ve sihirbazlarına karşı amansız bir mücadele vermiştir. Hiçbir sözüne güvenilmeyen zalim Firavundan, güvendiği halkı ile kaçarak uzaklaştı. Ancak Firavun yarılan denizde helak olduktan sonra, aslında kaçılan şeyin Firavun olmadığı daha belirgin bir hale gelmişti. Mucizeye şahit olan halk Musa’nın Allah ile konuşmak için dağa çıkması ve uzun bir süre gelmemesinden dolayı kendi içlerindeki firavunun hayaletini ortaya çıkartmışlardır. Musa’nın elinde on emir tabletleri ile dağdan indiği zaman halkının eski inanç ve geleneklere dönmüş olduğunu gördüğünde nasıl bir hayal kırıklığı yaşadığını hayal dahi edemeyiz. Rembrandt’ın 1659 yılında yaptığı “Musa’nın Kanun Tabletlerini Parçalaması” eserinde Musa’nın yüz ifadesi durumu betimlemek için bir aracı olabilir.

Şekil 2, Rembrandt, Musa'nın Kanun Tabletlerini Parçalaması.1659

Halkı ile kaçan Musa’nın yanı sıra, halkından kaçan Lut ve ailesi de önemli bir kaçışı simgelemektedir. Lut’un içinde yaşadığı Sodom halkı kutsal kitapların hepsinde kötülüğü yaymak, sapkınlık, doğru olanı cezalandırmak gibi birçok olay ile anılmaktadır. Allah şehri yok etmesi için iki meleği erkek kılığında Lut’un yanına göndermiştir. Meleklerin güzelliği çok kısa bir sürede tüm halkın dikkatini çekmişti. Lut, toplumda gelenek gereği eve gelen misafirlere tuz ikram etmesi için eşinden tuz getirmesini ister. Eşi evde tuz kalmadığı için komşusundan istemeye giderken, Lut tarafından gelen misafirlerde kimseye bahsetmemesi konusundan uyarılır. Lut’un eşi komşusundan tuz alırken gelen erkek misafirlerin güzelliğini anlatma gafletinde bulunmuştur. Daha sonra bütün Sodom halkı Lut’un kapısına dayanarak misafirlerin kendilerine verilmesini istedi. Lut kendi kızlarını dahi halka sunmuş olsa da gözü dönmüş olan halk yalnızca erkek misafirleri istedi. Bu durumlar karşısında Allah Lut’a şehirden çıkmaları gerektiği söyledi.

Lut’un kaçışı halkından ve kötülükten bir kaçıştır. Eğer kutsal bir kaçış veya kurtuluş aşaması var ise geriye dönüp bakan her zaman kaybedecektir. Meşhur Orpheus, ölen eşi Eurydice’yi Hades’in derinliklerinden kurtarırken, kendisine asla geriye dönüp bakmaması söylenmesine rağmen merak ve şüphe Eurydice’yi sonsuza dek kaybetmesine neden olmuştur. Lut ve ailesi şehirden uzaklaşırken melekler bütün şehri gazap ateşi ile yakmaktaydı. Lut ve ailesi şehirden kaçarak her şeyden kurtulmuş arkalarına bakmadan ilerlerken Lut’un eşi yavaşça arkasını dönerek helak edilen şehre bakar ve tam o an tuzdan bir heykele (direğe) dönüşmüştür. Lut’un eşi tuz isterken yaptığı yanlışın bedelini kaçarken içine doğan merak ve şüphe ile ödemiştir. Lut için durum bir kaçtığı şeyin başına gelmesidir. Eşinin helak edilmesi, kaçılan şeyin bir parçasının da kaçan ile kaldığını bizlere göstermektedir. Dönüşüm, kaçılan şeyin metafizik anlamda sizi kovalaması, peşinizden gelmesi ile gerçekleşir. Aksi halde kaçma eylemi tek taraflı olarak kalacaktır.

Şekil 3.Camille Corot, Sodom'un Yakılması.1844

Peygamberimiz Hz.Muhammed, insanlardan kalabalıklardan kaçardı. Gelenekten, bozulmuş inanç ve ahlak yapısından uzaklaşmak için dağların arasında bir mağaraya (Hira) kaçardı. Hz.Muhammed son dönemlerde sıklaşan rüyalarından bunalarak sık sık kendi başına kaldığı mağarada bir gün sabaha karşı o en önemli anı yaşayacaktı. Cebrail kendi suretinde onu kuvvetle sıkarak “oku” diyecekti. Bu şekilde ilk vahiy kendisine iletilen Hz.Muhammed, Kierkagaard’ın deyimi ile “korku ve titreme” içinde eve gelip üzerinin örtülmesini istemiştir. Halktan kaçıp inzivaya çekilmeyi bir alışkanlığa dönüştürmüşken, artık içinden kaçtığı halkı düzeltmekle sorumluydu. Neyden kaçtıysa ondan sorumlu yapılmıştı, Kaçtığın şey seninle gelmek zorunda, kaçmanın diyalektiği gereği dönüşüm gerçekleşene kadar sürekli peşinden gelen kötü etmenler olmalıdır. Vahiy ile muhatap olmanın yükü onu kendi içindeki mağarasına kaçmasına neden olmuştu. Durumun hakikatini kavradıktan sonra, dönüşüm mücadelesi için insanlardan kaçmak yerine onların arasına karışacak ve onlara yol gösterecekti.

Bir Cevap Yazın

Diğer 1.069 aboneye katılın