Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak

Kaos içindeki dünyada kapitalizmi yeniden tasarlamak isimli bir kitap okuyorum. Arka kapakta Daron Acemoğlu’nun yorumları var. Yazarı Harvard Business School’da dersler veren bir profesör. Ninni gibi geliyor. Kapitalizm karşıtı olduğumdan değil. İnsan böyle kitapları okuyunca hiçbir şeyin değişmeyeceğinden emin oluyor. Kapitalizm yeniden tasarlanmalı ama neden? Çünkü piyasa ekonomisi kırk yıldır verim ve refah artışı sağlama konusundaki becerisini yitirmeye başladı. Gelir adaletsizliği arttıkça arttı, devletler yoksul vatandaşları koruma konusunda isteksiz. Üstelik bu ekonomik sistem gezegeni yok ediyor. Küresel ısınma ve kaynakların tükenmesi meselesi var. Neyse ki kitaba göre yine de umut var. Daha ahlaklı ve yenilikçi bir kapitalizm mümkün.

Kapitalizmin neden yeniden tasarlanması gerektiğini anladık sanırım. Şimdi de bunun önündeki engellere bakalım. Tamam madem kapitalizm artık verimlilik ve refah üretmede sorunlar yaşıyor, küresel ısınmayı arttırıp toplumsal eşitsizliğe neden oluyor o halde yeniden tasarlayalım. Engel ne? Kapitalizmi yeniden tasarlamanın önündeki engel, şirketlerin sorumlu olduğu insanlara yani yatırımcılara karşı olan sorumlulukları. Bir şirketin hissedarı doğal olarak kar bekler. Şirket dünyaya saygılı olmak adına işçilere daha insani koşullar sağlarsa ya da kömür yerine rüzgar kullanacağim deyip kar hedeflerine ulaşamazsa yatırımcı onu cezalandırır. Uzun vadede karları arttırmak için yatırıma yönelip çeyreklik hedefleri ıskalamak mantıklı olsa bile bu yönelim yatırımcı tarafından cezalandırılabilir.

Borsada hissesini aldığınız şirket beklenen hedeflere ulaşamamışsa bunu kötü yönetim olarak değerlendirmek yaygın bir tutumdur. Bir şirketin hissesini aldınız ve üçüncü çeyrekte şirket yenilenebilir enerji yatırımları nedeniyle hedefi tutturamadı ve sektör ortalamasının altında kaldı diyelim. Piyasa bu tutumu cezalandırabilir ve hissedarlar kar edemez. Yıl sonunda tuttuğunuz hisse enflasyonun bile gerisinde kalırsa şirketin bu tutumunu onaylar mısınız yoksa sana mı düştü rüzgar güneş mi dersiniz? Uzun vadede bu yenilenebilir enerjiye yönelmenin kar açısından daha etkili olduğuna ikna olduysanız tutumunuz değişebilir. Uzun vadeli belirsiz kazançlar uğruna çeyreklik hedeflerin ıskalanması yatırımcıları kaçırabilir. Para miktarı arttıkça tahammül zorlaşacaktır.

Kitap kapitalizmde iyi örnekler içeriyor. Daha çevre dostu, paydaşların ne istediğine daha duyarlı birtakım uygulamalardan bahsediyor. Bir öneri de belli bir yıl ve üzeri hissedar olanların oy kullanmalarına izin verilmesi gibi öneriler. Yeşil fonların devlet ve kurum ve kişiler tarafından desteklenmesi ve hissedarların bu konuda farkındalık edinmesi gibi öneriler. Sorumluluk bilinci ve ahlak anahtar kelimeler. Daha ahlaklı daha duyarlı daha akıllı olursak kazanacağız. Buradaki sorun açık ki ahlaklı olmayı seçmek için ne kadar istekli olacağımız. Yani daha insani çözümleri seçersek daha çok kazanacaksak ahlaklı olmamıza zaten gerek yok. Ahlaklı olarak daha adil daha sürdürülebilir bir dünyaya ulaşacaksak ve bunun bedeli cebimize giren paranın azalmasıysa bu sorun çok çok eskiye dayanır.

Ben artık üzülmüyorum dünyaya

Ahlakla çıkar çatıştığında ahlakın kazandığı vaki değildir denemez ama savaşı çıkarın kazanacağı kaçınılmaz gibidir. Kapitalizmi Yeniden Tasarlamak kitabın adı. İlk iki paragrafta kapitalizmin neden yeniden tasarlanması gerektiğini özellikle belirttim çünkü böyle bir ihtiyaç var mı emin değilim. Bence kapitalizm halinden memnun. Kitapta o kadar çok küresel ısınma ve kaynakların yok olması meselesi var ki küresel ısınma gibi bir sorun ortaya çıkmasaydı sorun yoktu hissine kapılıyor insan. Küresel ısınma dışındaki sorunlara bakınca da Necip Fazıl’ın “Aldırma böyle gelmiş bu dünya, böyle gider.” dizesini hatırlıyorum. Teoman’ın “Ben artık üzülmüyorum dünyaya, onu son gördüğümde can çekişiyordu galiba.” sözlerini hatırlatmak isterim.

Kimilerine göre medeniyetin çöküşünü izliyoruz ama bunlar abartılı geliyor bana. Kapitalizmden memnun olanlar da her zaman kendileri için tehdit olan durumlara karşı önlem alacaklardır. Bunun adına kapitalizmi yeniden tasarlamak demek gerekir mi bilmiyorum. Kapitalizm yollardaki çakılları temizliyor demek bana daha doğru geliyor. Bunlardan radikal bir şeyler çıkmaz. Daha eşitlikçi daha adil bir dünyaya gidecek miyiz? Ortada büyük zorluklar olduğu muhakkak. Artan nüfus ve azalan dünya kaynakları sorunu bir gerçek. Yine de günde bir dolar ve altı kazananların oranı azalıyor. Elbette dolar doğru bir değerlendirme ölçütü mü tartışılır. Ekonomik büyüme bir peri masalı mı? yoksa geleceğe umutla bakmamamız için hiçbir sebep yok mu? Bu tür tahminlerin isabet etmesi çok zordur.

Kapitalizmi yeniden tasarlamak gibi güçlü bir iddia. Bu dönüşüm İsveç modeli gibi daha halkçı mı olacak yoksa evrensel temel gelir gibi daha ütopik bir şeye mi dönüşecek? Bütün ihtimaller iyi değil. Gıda, barınma ve sağlık krizi dünyayı mahvedebilir. Bana öyle geliyor ki kapitalizm ahlaka dayanarak yeniden tasarlanamaz. Birilerinin vicdanına dayanan her sistem yıkılmaya mahkumdur. Ancak güçlerin birbirini dengelediği bir sistem ayakta kalabilir. Kapitalizmin yeniden tasarlanması bu zorlayıcı güçlerin ortaya çıkıp çıkmamasına göre belli olacaktır. Şuan değişim için bir sebep var gibi görünmemektedir. Yine de efendi köle diyalektiği işlemeye devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

Diğer 1.069 aboneye katılın