Kast Sistemi ve Kapalı Tabakalaşma

Kast Sistemi Hindistan’da görülen kapalı tabakalaşmaya örnek bir toplumsal düzendir. Kapalı tabakalaşma toplumsal tabakalar arası geçişin yasalar, gelenekler ve dini kurallarla yasaklanmasıdır. Birey doğduğunda bir statüyle doğar başarılarının bir önemi yoktur. Kölelik sistemi ve kast sistemi bunun bir örneğidir.

Kast sistemi Hindistan’ın MÖ 1500’lerde Orta Asya’dan Hindistan’a gelen Ariler tarafından istila edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Kültürlerini Hindistan’a getiren Ariler veda denilen kutsal metinleri geliştirerek Brahmanizm’in ortaya çıkmasını sağlamışlardır. Kast sisteminin dini temelleri bu şekilde oluşmuştur.

Kast sistemi nedir?

Kast sistemi: Hindistan toplum yapısı, toplumsal durumları, hak ve görevleri bakımından birbirinden tamamıyla farklı kastlara bölünmüştür. Kastlar birbirlerinden tamamıyla ayrılmış, birbiriyle evlenmeleri, bir kasttan diğeri ne geçmeleri kesin bir biçimde yasak olan kapalı tabaka lardır. Belirli bir kasta bağlanma ırsidir, zorunludur ve sona ermesi mümkün olmayan daimî bir durumdur.

Her kastın bir adı vardır. Kast üyeleri kendi adları ile birlikte bu adı da belirtirler. Kast dışı sosyal ilişki kurmak yasaktır. Her üye kendi kastı içinde evlenir. Bir Hindu kendi kastı dışındaki bir kast üyesi ile yemek yiyemez. Her kastın kendine özgü törenleri vardır.

Brahmanların kastı bütün kastlar tarafından üstün kast olarak kabul edilir. Kast usullerine saygı gösterilmesini ve kastın işleyişini sağlamak için kast içinde özel teşkilatlar vardır. Kast kurallarına uymayanlara verilen en ağır ceza kasttan çıkarılmadır. Bu da toplumdan dışlanma anlamına gelir. Kastlar arasında geçiş yoktur. Her üye doğduğu kast içinde yaşamını sürdürür. Meslekler babadan oğula geçer.

Hintlilerin inanışına göre dört çeşit kast vardır.

• Brahmanlar (Rahipler): Sisteminin en üstünde yönetici grubunda yer alırlar. Görevleri kutsal düzeni sürdürmektir.
• Kshatriyalar (Savaşçılar): Toplumsal düzeni korumakla görevli savaşçılar ve prenslerden oluşur.
• Vaishyalar (Vaişya): Esnaf ve zanaatkârlardan oluşur.
• Sudralar: İşçiler ve hizmetçilerden oluşur.

Paryalar sistem dışına itilen hiçbir kasttan olmayan yukarıda verilen dört düzeydeki temel kastlara kabul edilmeyen sınıftır. Bu nedenle bu sınıfa “dokunulmayanlar” sınıfı denilmektedir. Paryalar toplumsal ve hukuki bakımdan en mağdur olan sınıftır. Dokunulursa banyo yapılması gerektiğine dair bir inanç vardır. Paryalar rahatsız oldukları için, kendilerine ezilenler anlamına gelen “Dalitler” adını vermişler.

Kast Sistemi ve Demokrasi

Kast sistemi ve demokrasinin bir arada yürümesi tabii ki mümkün değildir. Demokrasi azınlığın haklarının çoğunluğa karşı korunması ve oy vermekten doğan bir eşitliğe dayalı bir sistemdir. Her insanın oy hakkının olması kast sisteminin zaman içinde erimesine yol açacaktır. Kadınların seçme seçilme hakkını kazanması ve erkeklerle toplum hayatında eşitliği yakalaması gibi kast sistemi içindeki toplumsal sınıflar da er geç değişiklik talebinde bulunacaktır.

Alt kastlarda doğma şanssızlığına sahip zeki insanlar internet sayesinde kendilerini geliştirme, başka ülkelere gitme gibi imkanlar buldukça bu sistemi daha çok sorgulayacaktır. Bir haberden:

Kast Sistemi Tarihinde Bir İlk Hindistan’da binlerce yıldır süren kast sistemi ilk kez alt tabakadan yönetime oynayan birinin sayesinde tarih oluyor. Hindistan’da ilk kez, “insanların dokunmaya dahi tenezzül etmedikleri” yoksul Dalit tabakasına mensup bir kadın ülke liderliğine oynuyor. Hindistan halkından aldığı destek her geçen gün büyüyen, muhalefetteki Bahujan Samaj Partisi lideri Mayawati eğer bunu başarırsa Hindistan tarihinin ilk kast dışı lideri olacak.

Kast ve Reenkarnasyon

Kast anlayışı tabii olarak dini bir inançla desteklenmiştir. Kast içindeki kişi eğer kastına uygun davranışlarda bulunursa ödüllendirilecek, daha üst bir kastta doğacaktır. Kastını redderse daha kötü olacaktır. Kapalı tabakalaşma toplumlar için bir lanettir. “Sonradan görme” tabiri belki de bir toplumun sağlıklı olduğunun göstergesidir ve o kadar olumsuz bir anlamı yoktur.

Kast sistemi hakkında İlber Ortaylı’nın açıklamalarını izleyebilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın