Makyavelizm ve On Makyavelist Davranış

İtalyan politikacı ve yorumcusu (16.yy) Machiavelli (Makyavel) dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü ve tartışmalı siyaset düşünürlerden biridir. Adı günlük yaşamın parçası haline gelen ender kişilerden biridir Makyavel. Peki makyavelizm nedir ve makyavelist derken ne anlaşılır?

Makyavelizm’in kaynağı Makyavel olsa da bu makyavelizm daha sonra bu kitaptan anlaşılanlara verilen genel isimdir. Öyle ki Makyavel’in makyavelist olmadığını söyleyenler vardır. Genel anlamda ise birine makyavelist derken, “amacına ulaşma uğrunda her şeyi mübah gören” kastedilir. Makyavel’in Prens adlı kitabında prense verdiği tavsiyeler makyavelizmin anlaşılması açısından önemlidir.

Makyavel Prens kitabında prense hangi tavsiyelerde bulunmuştur?

Makyavel pekçok bakımdan bir devrimcidir. Erdem ve erdemsizlik, İyi ve kötü arasındaki ahlaki dili değiştiren bir reformcudur o. Daha önceki düşünürlerin aksine politikayı ideallere göre değil yaşanan gerçeklere göre tasvir eder. Politikacıları idealist davranışların yıkımlara neden olacağı konusunda uyarır.

Erdem kavramını tamamıyla dönüştürmek, ona yeni bir anlam vermek, onu Hristiyan diğer dünyacılıktan daha çok dünyevi güç anlamında değiştirmek istiyordu. Hristiyan erdem anlayışının zıddıydı. Onun için erdem daha doğrusu virtu, güç ile ilişkilidir.

Hükümdarın ahlakı güç, zalimlik, sertliğe dayanmalıdır. Erdem dünyevi şan arayışı hırs başarıya ulaşma arzusu ile ilişkilendirilir. Çiçero’nun ve Seneca’nın çizdiği adil, cömert ve yüce gönüllü hükümdar idealini yerden yere vurup alaya alır.

“Siyasal oyuna katılmak istiyorsanız ellerinizi kirletmeye hazır olun.” Prens neyi yapması gerekiyorsa onu yapmalıdır.” Örneğin, bir bakanına halka ezdirip daha sonra o bakanı öldürten bir hükümdardan övgüyle bahseder kitapta.

Makyavel’den prense bazı tavsiyeler: (Bu tavsiyeler makyavelist derken ne anlaşılacağı konusunda bize fikir veriyor.)

Ellerinizi kirletmeye katlanamıyorsanız, Şiddeti, ihaneti ve hatta cinayeti gerektirecek sert zorunlulukları kaldıramıyorsanız kenara çekilin. Bu size göre değildir.

1- Prens dindar olmasa da daima dindar görünmelidir. “Hükümdar bağışlayıcı, imanlı, insancıl ve dindar görünmelidir. Sadece böyle görünmesi iyidir, böyle olması iyi değildir.

2- Prens verdiği sözü tutmalıdır. Ancak şartlar değiştiyse tutmayabilir.

3- Prens gücünü asillere değil halka dayandırmalıdır. Çünkü asiller hükümdar için tehdit olabilirler. Üstünler hükümdara karşı harekete geçebilir fakat halk hükümdarı sadece terk edebilir.

4- Zaman zaman halkı aldatmak gerekebilir. Ne zaman erdeme aykırı bir iş yapacaksanız sanki o işin sizinle ilgisi yokmuş gibi davranın. Nasıl olsa hile yapmak zorunda kalacaksınız. Onun için hile yapmadığınız görüntüsünü yaratmak için elinizden geleni yapın. Sizin gerçekte be yaptığınızı halk bilemez. Bunu sır gibi saklayın.

5- Hükümdar aslan ve tilki gibi olmalıdır. Aslan kendini tuzaklardan koruyamaz tilki ise kurtlardan. Öyleyse tuzakları fark etmek için tilki, kurtları korkutmak içinse aslan.

6- Prens yönetimindeki kişilere sözünü geçirebilmelidir. Mümkünse hem sevilen hem de korkulan bir prens olmak iyidir. Korkulmak daha önemlidir. İnsanoğlu korktuğuna sevdiğinden daha çok ve daha iyi hizmet eder.

7- İnsanlar küçük darbelerin intikamını almayı düşünür ama büyük darbeler karşısında sinerler. Düşmanı tepki veremeyecek duruma getirmek gerekir.

8- Machievelli’ye göre prens yok edemediği tehlikeli ve güçlü rakiplerini korumaya çalışır gözükmeli, yerinde ve zamanında bükemediği bileği öpmelidir.

9- Bazen devlet yönetiminde birden fazla kişinin göz diktiği bir makam olur. Prens muhtemel adaylardan hangisinin daha tehlikeli olabileceğini tespit edebilmelidir.

10- Bu yöntemler mutlak biçimde zaruri olduğunda kullanılmalıdır.

Makyavel’in Prens kitabı hakkında bazı yorumlar:

“Spinoza Machievelli bu kitabı halkı uyarmak için yazmıştır.” der. Kitabın hükümdarlık yönetimi hakkında bir kara mizah, bir uyarı olduğunu düşünür. Rousseau ise, “Machievelli özgürlük isteğini bastırmak zorunda kalmış şerefli bir insandır.” der. Spinoza ve Rousseau’nun düşüncelerinin abartılı bir iyimserlik içerdiğini söyleyenler vardır. Bu düşünceler dikkate alınırsa Makyavel’in bir makyavelist olduğunu söylemek mümkün olmaz.

1924’de yayınlanan “Makyavel’e Giriş” adlı kitabında Benito Mussolini, Makyavel’e dayanarak kendi görüşünün savunmasını yapmaya çalışır. Hitler Almanyası yenilince bunu, Makyavel’in yenilgisi olarak yorumlayanlar çıktı. Ayrıca Prens’in, Stalin’in başucu kitabı olduğu da biliniyor. Bu kişilere makyavelist denilebilir sanırım bu bilgiye dayanarak.

Makyavel’in makyavelizm düşüncesinin çıkmasına neden olan Prens kitabını buradan satın alabilirsiniz. Yazıyı yazarken faydalandığım şu iki videoya ve bu makaleye göz atabilirsiniz.

Admin hakkında 315 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

3 yorum

  1. Kitapta kullanılan “virtu” kelimesinin on beş farklı çevirisi varmış ve bunu erdem olarak çevirmek bir hataymış. Siyasal aklın eleştirisiyle ilgili şu derste Dücane Cundioğlu, Makyavel, makvel karşıtları ve Türk-İslam anlayışındaki iktifarın ahlakla sınırlandırılmaya çalışılmasıyle ilgili konulardan bahsediyor. Makyavel hakkında geniş bir bakış açısı için izlenebilir.

  2. Makyvavelizm olarak bilinen yazıdaki görüşlerin esasında Aristo’da yeri vardır. Bu bilgi önemli bir bilgidir. Makyavel bir rönesans düşünürü olduğuna göre bu normal karşılanmalı sanırım. Aristo şunları söyler tiranlar hakkında:

    “Tiranlar, çoğunlukla, halkı ileri gelen kişilere karşı koruyacaklarına söz vererek erk sağlamış demagoglardır. Alaylı bir Machivelli’ci tonda, tiranın, erkini sürdürmek için ne yapması gerektiğini anlatır Aristoteles: Tiran yüksek artama (meziyete) sahip kişinin yükselmesini, gereğinde idam, ya da suikasta başvurarak önlemeli; halkın birbirini tanımasına fırsat vermemeli, kapısında toplu olarak yaşamasını sağlamalı, Syracusae’daki (Syrakuza’daki) kadın detektifler gibi casus kullanmalı; anlaşmazlık tohumları ekmeli, halkı yoksullaştırmak; Mısır kralının, piramitleri yaptırırken davrandığı biçimde, uyruklarını büyük işlerle oyalamalı; kadınlara ve kölelere hafiyelik etmeleri için erk vermeli; uyruklarının bir şeyle oyalanması ve tüm bir önderi gereksinmesi için savaşmalı.

    Aristoteles, hiçbir kötülüğün tiran için büyük olmadığı sonucuna varır. “Bununla birlikte -der-, tiranlığı sürdürmenin başka bir yöntemi de vardır, o da ılımlı ve dinsel görünmektir.” Hangi yöntemin daha başarılı olabileceği konusundaysa bir karar vermez.”

    (Bertrand Russell)

Bir Cevap Yazın