Açık Kültür

Medeniyet Köprüsü Beş Şehirli

Medeniyet Köprüsü Beş Şehirli Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yeni neslin tarihini, kültürünü bilerek ve değerlerimize sahip çıkarak bugünün gelişen dinamikleri ile harmanlaması ve bütünsel bir bakış açısına sahip olması amacıyla örnek alabileceği beş şehir insanının hayatıyla ilgili kısımların anlatıldığı bir kitap. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir kitabının isminden ilham alınarak kitaba bu isim verilmiş.

Medeniyet Köprüsü Beş Şehirli bir roman ya da tek kişinin kaleminden çıkmış bir eser değil. Ahmed Süheyl Ünver, Ali Fuad Başgil, Ekrem Hakkı Ayverdi, Fethi Gemuhluoğlu ve Mahir İz’in hayatlarıyla ilgili kısmi bilgilerin yer aldığı bir derleme. Amaç teknoloji çağının ve globalleşmenin acımasız kültürsüzleştirme politikalarına karşı örnek alınabilecek şahısları tanıtmaktır. Kitaptaki beş isimle ilgili beğendiğim yerleri not aldım. İşte medeniyet köprüsü beş şehirli :

Ahmed Süheyl Ünver

Hekim, tıp tarihçisi, ressam ve müzehhip. Geleneksel sanatlara ilgi kapısını açmış kültür ve şehir insanı. Başlıca eserleri: Selçuklular Döneminde Tıp – Selçuk Tababeti – İstanbul Risaleleri – A. Süheyl Ünver’in İstanbul’u Fatih’in Defteri

“San’at hevesim hekimlik tahsilim esnasında inkişaf etti. Yani insanlığa karşı şefkat ve bağlılık hislerim arttı; san’at beni mütevazı, sessiz, mücadelesiz, bambaşka bir adam yaptı. Ahlakımı düzeltmekte amil oldu. En büyük sanatkar ahlaklı insandan olur. Bir sanat eseri ahlak tezahürüdür.”

“Bursa’nın imarıyla ilgili olarak yazdığı makalelerin birinde şöyle diyor: “Bursa için hiçbirimizin yapamadığı mükemmel bir abidevi eser vücuda getiren Prof. A. Gabriel vaktiyle şehrin idarecilerine az mı söyledi? O, dünyada hemen yegane otorite olan bu kıymetli zatın sözleri zamanında dinlenmedi… O, “yeni yapılan hastanenin bu kadar çok katlı olması şehrin pitoresk tarafını bozuyor; Bursa Uludağ’ın eteğinde bir sathı mailde yapıldığına göre mürtefi binalar yapılamaz”, dedi. Bu kadar makul bir görüş bizde hiç kabul edilir mi? İnadına denecek bir şekilde yapıldı.”

Ali Fuat Başgil

Hukukçu, fikir ve siyaset adamı. Hukuk ve demokrasiye adanmış bir ömür yaşamış, kültür ve şehir insanı. Başlıca eserleri : Klasik Ferdî Hak ve Hürriyetler Nazariyesi ve Muasır Devletçilik Sistemi – La Vie Juridique des Peuples – Esas Teşkilat Hukuku Dersleri – Gençlerle Başbaşa – Din ve Laiklik – Demokrasi Yolunda

“Şuna dikkat edelim ki mektebin sağlam bir hürriyet terbiyesiyle genç nesli yetiştirmesi ve bu yoldaki vazifesini hakkiyle yapabilmesi için, her şeyden evvel, yürekleri sırf hakikat ve memleket aşkıyla çarpan şahsiyet ve karakter sahibi hocalara ve idarecilere sahip bulunması, yeni mektebin, hür bir müessese olması lazımdır.”

“İyiliği ve adaleti sevecek, kötülükten ve zulümden nefret edeceksin. Yalnız nefret edip durmayacaksın, hem de onunla mücadele edeceksin: Muktedir isen elin, kolunla; değilsen sözlerin ve yazılarınla; buna da muktedir değilsen kötülük ve zulüm yapanlardan yüz çevirip onlara selam vermemek ve merhaba dememek suretiyle mücadele edeceksin. Bahtiyar o memlekettir ki, vatandaşları bu terbiye ile bezenmiştir…”

Nurettin Topçu’nun Ali Fuat Başgil’in mezar taşı için yazdığı metin :

“Kırk yıl Türk Milleti’ne ilim ve irfan aşılayan, ilmi âsârından, şahsı ilminden, kalbi âlemden büyük, Anadolu’nun asil evladı, Ali Fuad Başgil burada Rabbi’nin eşiğine ulaştı, ruhu için Fatiha istiyor.”

Ekrem Hakkı Ayverdi

Mimar-mühendis ve mimarlık tarihi araştırmacısı. Osmanlı kültür coğrafyası ve mimari mirasının keşfedilmesine öncülük eden kültür ve şehir insanı. Başlıca eserleri : Fatih Devri Mimarisi – Fatih Devri Hattatları ve Hat Sanatı – Fatih Devri Mimari Eserleri – Türk Mimarisi ve Dünya – Osmanlı Mimârîsinin İlk Devri, Osmanlı Mimârî Çağının Menşei – Avrupa’da Osmanlı Mimârî Eserler

“Osmanlı mimari üslûbu, bütün dünyadaki mimarilerin hepsine tepeden bakmakta, kimse ondaki mânâya yaklaşamamaktadır.Bu mimari, dünya yüzünde dört başı mâmur tek mimaridir. ”

“Bugün memleketimiz millete dürbünün tersi ile bakan snob, taklitçi, câlî bir zihniyetin tazyîki altındadır. Hüküm ve kuvvet garp hayranlarının elindedir. Ters dürbün milleti karınca gibi gösterse de o levh-i mahfuzda yazılı ezelî kanunların zırhı içinde karınca misâli azığını saklamakta, tefekkürünü, mantığını, yaşama ölçülerini, örf ve âdetini muhâfaza etmektedir. Bunlardan bir tohum kalması kâfidir. Bir gün onlar yeşerecek, bu fetret devri geçecektir.”

Selimiye’yi hayran hayran seyreden bizlere Ekrem Hakkı Bey şunları söylemişti: “Bakınız efendim. Osmanlı devrinin en büyük yapısının karşısındayız. Birçok meslektaşım için Osmanlı mimarisinin şaheseri bu camidir, ama benim gönlüm hep Süleymaniye’den yana olmuştur. Mamafih Selimiye’nin azametini ve güzelliğini de inkâr edemeyiz. Fakat mühim olan şudur: Selimiye’nin büyüklüğü altında ezilmiyoruz. Bizi hayran bırakan onun iriliği değil, kitlesindeki ahenk ve nispetlerindeki kusursuzluktur. Bizim mimarimiz, dimdik yükselen, devâsâ kitlesiyle insanı şaşırtan ve ezen ‘şeddadî’ binadan hoşlanmaz. Dikkat buyurun, kitle yükseldikçe kademe kademe geriye çekiliyor ve Allah’ın mutlak birliğini terennüm edercesine, tek bir noktada, merkezi kubbenin aleminde nihayet buluyor.

Halil İnalcık’ın Ekrem Hakkı Ayverdi’ye mektubundan bir bölüm :

Efendim, bendeniz Ency. De L’Islam için Istanbul maddesinin yazılmasını üzerime almak gibi bir malâyutâk bir iş yaptım. Heradımda görüyorum ki, böyle bir tetkikin temel taşları zâtı âliniz tarafından atılmıştır. Pek değerli kaynaklar ve tetkikler gün ışığına çıkarılmıştır. Son çıkardığınız Istanbul evkafı Tahriri sonsuz bir hazinedir. Onsuz yazamazdım bir şey. Bu muazzam eser için bir tanıtma yazısına hazırlanırken ikinci bir dev eserle beni adeta mebhut bıraktınız.

Fethi Gemuhluoğlu

Şair, yazar ve fikir insanı. Anadolulu bir şehirli; Osmanlı medeniyeti bilgesi, anlatıcı, tanıtıcı, temsilci, yaşatıcı, yetiştirici, kültür ve şehir insanı. Eserleri : Dostluk Üzerine – Çeşitli Dergilerdeki Makaleleri

Zarif bir İstanbul Türkçesi’yle yaptığı konuşmalarında, mektup ve makalele-rinde iman, aşk, emek, hürriyet, güzel ahlâk, çalışkanlık gibi değerle-rin savunucusu oldu ve bir dönemin yüksek öğrenim gençliğine bu değerleri aşılamada önemli rol oynadı. Batılılaşma’nın Türk toplumunda meydana getirdiği tahribatın onarılması için büyük çaba sarfetti. Gemuhluoğlu, gençlere sadece maddî ve manevî açıdan destek olmakla kalmayıp kendilerinde bilgi, zekâ, cesaret ve sanat parıltısı gördüklerini yetenekleri doğrultusunda yönlendirdi ve böylece sadece akademik hayatta değil İslâmî düşünce, sanat ve kültür hayatının gelişmesi üzerinde de etkili oldu.

Mahir İz

Öğretmen, şair, yazar ve fikir adamı. Osmanlı eğitim ve medeniyetinin son temsilcilerinden, sohbet kültürünün mümtaz bir örneği, çok yönlü kültür ve şehir insanı. Başlıca eserleri : Yılların İzi – Tasavvuf – Din ve Cemiyet – Üstâdım Mehmed Âkif

“İnanan insanlar için hareket düstûrunu şu iki cümlede toplamak istedim: ‘Üzerimde başkasının hakkı var mı? Yapacağım iş Hakkın rızasına uyar mı?’ Bu düstûru hayatında tatbika muvaffak olan mağfiret ve rahmetle müjdelenen zümreye namzetliğini koymuş olur. Üst tarafı Sahibinin bileceği şeydir…”

Medeniyet Köprüsü Beş Şehirli kitabı beş şehir insanının hayatlarını ve onların dünya görüşlerini bize sunan derleme bir kitap. Kitabı buradan inceleyebilir ve satın alabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Theme by Anders Norén