Mutluluk ve Daha Mutlu Olmak

Mutluluk ve daha mutlu bir insan olmak için nasıl yaşamak gerektiğiyle ilgili tartışma felsefenin en çetin meselelerinden biri. Her şeyden vazgeçmeyi savunanlar, haz peşinde koşmak gerektiğini söyleyenler, mutluluk değil huzur aranması gerektiğini söyleyenler…Günümüzde de mutluluk ve mutlu olmak konusundaki tartışmalar başarı ve bunun bir göstergesi olarak kabul edilen paradan bağımsız olarak düşünülmüyor.

Ünlü bir işadamıyla yapılan bir röportajı izliyordum. Hatırladığım kadarıyla şu soruyu sordu sunucu: “Yüz milyon dolara sahip olmak ile on milyar dolara sahip olmak arasında nasıl bir fark var? Neden bu daha fazlası için uğraş? Kilosu iki yüz lira olan et ile kilosu iki bin lira olan et arasında on kat lezzet farkı olmadığı açık sonuçta.” Cevap olarak ikisinin yapabileceklerinin çok farklı olduğunu söylemişti.

Mutluluk ve daha mutlu olmak için neler yapılabileceğiyle ilgili Tarihin Sonu ve Son İnsan, Homo Deus ve Hızlı ve Yavaş Düşünmek kitaplarından alıntılar ekleyeceğim.

Maddiyat ile mutluluk arasındaki güçlü ilişki olduğu konusunda itirazı olan olmayacaktır fakat belli bir eşikten sonra mutluluk ve maddiyat arasındaki ilişki zayıflıyor. Kişi başına düşen milli geliri 14.000 dolar olan Kostarika, kişi başına düşen milli geliri 56.000 dolar olan Singapur’dan çok daha mutlu yapılan araştırmalara göre.

Ancak bugünün düşünürleri, siyasetçileri, hatta ekonomistleri bile GSYİH kıstasını GSYİM ile yani gayri safi yurtiçi mutlulukla desteklemek, hatta değiştirmek istiyorlar. Sonuçta insanlar üretmek değil mutlu olmak istiyorlar. Üretim, mutluluğun maddi temeli olduğu için önemlidir. Ancak üretim amaç değil sadece bir araçtır. Art arda gelen anketler Kosta Rikalıların hayat memnuniyetinin Singapurlulardan çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. / Homo Deus

İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayamadıkları için değil, artan sayıda yeni istekle bunların giderilmesi arasında sürekli bir uçurum bulunduğu için mutsuz olmaktadır.

Geçmişe göre artan imkanlar günün insanlarını daha mutlu yapmıyor. Önceden birçok insan bugünkü beyaz eşyaların büyük çoğunluğuna sahip değildi fakat bugün bunlara sahip olmak mutluluğu arttırmıyor. Önceden kralların bile otomobilleri, internetleri yoktu. Bugün bu imkanlar kolayca erişilebilir olduğu halde geçmişteki insanlardan daha mutlu olduğumuzu söyleyemiyoruz.

Geçtiğimiz yıllarda edindiğimiz benzeri görülmemiş kazanımlarımıza rağmen, günümüzdeki insanların mazide kalmış atalarından hatırı sayılır derecede daha mutlu olduğunu söylememiz pek de mümkün değil. Hatta yüksek refah, güven ve huzura rağmen gelişmiş dünyadaki intihar oranlarının geleneksel toplumlara kıyasla çok daha yüksek olması da bu görüşü destekler. / Homo Deus

Bu bir eşik meselesi. Aralarında yüz yıl fark olan iki milyonerden birini çok sevindirmiş bir otomobil diğeri için çöpten başka bir şey olmayacaktır. Bir incir ağacı ile karşılaşan avcı toplayıcı zamanda yaşamış birisinin sevinci bugün milyonluk bir araba alan birinin sevincinden fazla olabilir. Mutluluk sadece hormonlarla ilgilidir ve nesnel şartlardan çok beklentilerle ilgilidir.

Geçmişin sıkıntılarının önemli bir bölümünün üstesinden gelmiş olsak dahi, mutluluğu yakalamak yaşadığımız ıstırabı ortadan kaldırmaktan çok daha zor olabilir. Ortaçağda aç bir köylüyü memnun etmek için bir parça ekmek yeterliydi. Peki sıkılmış, yüksek maaşlı, fazla kilolu bir mühendisin keyfini nasıl yerine getirebilirsiniz? / Homo Deus

Daha mutlu olmak için

Bazı bölgelerdeki insanların daha mutlu olmaları bir takım araştırmaları tetiklemiş ve bu insanların neden daha mutlu olduklarını söyledikleri araştırılmış. Yapılan çalışma kendini daha mutlu tanımlayan insanların yaptıkları ve sahip oldukları şeyleri ortaya koyuyor. Araştırmalara göre daha mutlu olmak için sevdiğimiz işlere daha fazla zaman ayırmak önemli.

“Politikanın hedefi insan ıstırabını azaltmak olmalı. Toplumda daha düşük bir N endeksini hedefliyoruz. Depresyon ve aşırı yoksullukla başa çıkmak bir öncelik olmalı.” “Mutluluğu artırmanın en kolay yolu zaman kullanımınızı kontrol altına almak. Yapmaktan hoşlandığın şeylere daha fazla zaman ayırabilir misiniz? “Gelirin doyum seviyesinin ötesinde, daha zevkli deneyimler satın alabilirsin, ama daha ucuz deneyimlerin tadını çıkarma yeteneğinin bir kısmını kaybedersin.” /Hızlı ve Yavaş Düşünme

Paranın ihtiyaçları karşılamak için değil dikkat çekmek için kullanılması

Mutluluk ve para arasındaki ilişkiden bahsederken Adam Smith’in şu söylediklerini akıldan çıkarmamak gerekir.

Aslında genel olarak ekonomik motiflerle açıklanan birçok şey, bir tür thymotik kabul görme arzusuna indirgenebilir. Politik ekonominin babası Adam Smith bunu çok iyi anlamıştı. Ahlaki Duyguların Teoristde Smith, insanların zenginlik peşinde koşmasının ve yoksulluktan korkmasının fiziksel ihtiyaçlarla çok az bir ilgisinin olduğunu yazar. Çünkü, “en az kazanan işçinin ücreti bile beslenme ve giyinme, barınma ve ailenin bakımı” gibi doğal ihtiyaçların karşılanmasına yeter; hatta yoksul insanların gelirinin büyük bir bölümü aslında “gereksiz sayılabilecek konfor araçlarına” gider.

Öyleyse insanlar niçin ağır ve huzursuz bir çalışma yaşamıyla hep “durumlarını iyileştirmeye” çabalar durur? Yanıt şöyle: Farkımıza varılması, dikkate alınmamız ve bize sempati, hoşnutluk ve takdirle bakılması, bundan sağlayabileceğimiz biricik yarardır. Bizi ilgilendiren rahatlık ya da zevk değil, kibirdir. Ama kibir her zaman dikkat ve beğeni merkezinde yer aldığımız inancına dayanır.

/ Tarihin Sonu ve Son İnsan – Francis Fukuyama

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın