Açık Kültür, Sosyal Bilimler

Neuralink Nedir ve Neyi Değiştirecek?

Neuralink teknolojisi başta Tesla otomobillerinden adını bildiğimiz Elon Musk’ın yürüttüğü projelerden biri. Neuralink beyne çip takılarak beyinde ortaya çıkan bazı hasarların onarılması ve hatta beynin kapasitesinin ileri taşınmasıyla ilgili. Neuralink kaba bir benzetmeyle beyin için bir dolgu olarak düşünülebilir. Teknik detaylarla ilgili kısa video için buraya bakabilirsiniz.

Transhümanizm insan bedeninin parçalarının yapay organlarla yer değiştirmesi demek. Yapy pankreaslar, yapay böbrekler bu süreçte ulaşılmak istenen hedefler. Neuralink henüz yapay beyin olmasa bile beynin bir kısmının yapay olması anlamına gelebilir. Doğuştan ya da yaşlanma sonucu beynimiz sorunlar çıkarmaya başlayabilir, neuralink bu sorunlara bir çözüm olarak ortaya çıktı. Bu teknolojinin çözüm bulabileceği sorunlar arasında;

Görme ve körlük ile ilgili sorunların çözümü, sağırlık ve duyma ile ilgili kimi sorunlar, kas kontrolünde yaşanan sorunlar sonucu ortaya çıkaran parkinson gibi hastalıklar, psikiyatri ile ilgili sorunlar. Daha sonraki hedefler olarak ise düşünce gücüyle cihazların kontol edilmesi ve beynin kapasitesinin arttırılması gibi hedefler.

Neuralink ile psikolojiye yeniden bakış

Uzun süredir aslında gerçek dünyayı elektrik sinyalleri olarak algıladığımızı biliyoruz. Matrix filminin de Descartes’çi dayanağı budur. Eğer evrende olan bitenler duyu organlarımız tarafından beynimize elektrik sinyalleri olarak iletiliyorsa, bu sinyalleri alamayan bir organın yerine ya da bu sinyalleri yorumlamak konusunda kabiliyetini kaybetmiş beyne bu beceri yeniden kazandırılabilir mi? Cevabın evet olduğunu biliyoruz. Beynin ilgili bölümünün işlevini yerine getirmesini sağlayan bir çip veya doğrudan bu işlevi üstlenen bir çip, yani neuralink bu işi yapabilir. En azından beklenti bu.

Tüm evren beynimizin içinde. Dünyayı algılamak için günlük hayatı deneyimlerken tek sahip olduğumuz duyu organlarımız. Burnumuz olmasaydı kokuları bilmeyecektik mesela. Burnumuz ise kokuları beynimize elektrik sinyalleri olarak iletir. Beynimiz ve doğal olarak biz esasında hormonlarımızın ve genlerimizin bir ürünüyüz. Beynimizdeki bir hormonun fazla ya da eksik salgılanması duygu durumumuzu doğrudan etkiler.

Psikoloji artık nörofizyolojiden bağımsız olarak düşünülemez. Dücane Cundioğlu “Psyke var mı ki psikoloji bilimi olsun? Olduğunu varsayar. Bu alan nörofizyolojiye dönüşecektir.” demişti bir videosunda. Sinirbilimle ilgili gelişmeleri takip edenler aslında benlik dediğimiz şeyin hormonlarla ne kadar ilgili olduğunu bilirler. Eğer beynimizin sağlıklı işleyişi bizi sağlıklı tutuyorsa, depresyon vs gibi sorunların ortaya çıkmasını engelliyorsa Neuralink bu bozuk işlevlerin düzenlenmesine yardımcı olabilir.

Neuralink beynin yerini mi alacak?

Herhalde bunları konuşmak için çok erken. Neuralink şimdilik beynin bozulmaya uğramış işlevlerini düzelten bir araç gibi. Belki uzun vadede beynin yeni yetenekler kazanmasını da sağlar. belki daha ileriki aşamalarda beyin simule etme ve kopyalama ya da yapay zeka araştırmaları için veri sağlama gibi işlere yarar. Şimdilik tıbbi açıdan işe yarayabilecek ve ucu açık bir teknolojidir. Herhalde bir kişinin bile işini görse, bir hastalığa bile iyi gelse yeterlidir. Uçup kaçmasına gerek yok sanırım. Yine de başlangıçta çok basit olan teknolojilerin evrimine baktığımızda umutlanmamak için gerek yok sanırım.

Deneyler şuan domuzlar üzerinde yapılıyor. Neuralink tanıtımında çip takılmış ve çıkarılmış bir domuzun görüntülerine yer verildi. Domuz gayet mutlu görünüyordu ve gayet doğal davranışlar sergiliyordu. Çipin onda herhangi bir etkiye neden olmadığı gösterildi. Domuzun koklamalarının oluşturduğu sinyaller ekranda görünüyordu.

Neuralink bir hasara neden olmasa bile insanlar beyninde çiple gezmek istemeyecektir diyor Elon Musk. Bu ürünün ticarileşmesi için takılıp çıkarılabilir olması gerekiyor ya da kafatasına müdahale edilmemesi gerekiyor.

Peki uzaylılar beynimizi ele geçirecek mi?

Bu tür yeni teknolojilere hep temkinli yaklaşılmıştır ve komplo teoricilerinin sevdiği gri bölgelerdir bunlar. CIA ya da uzaylılar beynimizi ele geçirmek için illuminati desteğiyle bu projeleri yapıyor olabilir mi ya da o kadar abartmadan, ABD bu teknolojileri casusluk faaliyetleri için ya da muhalifleri bulmak ya da kapatmak için kullanabilir mi? Bunların bir kısmı saçma bir kısmı ise olasılık dahilinde olabilir.

Yine de bunlar ikincil sorunlardır. Bir teknoloji ortaya çıktığı zaman ona direnmek mümkün değildir. En ağır muhalifleri bile onu kullanmaya başlar. Whatsapp ya da internet artık kullanıp kullanmamayı seçebileceğimiz teknolojiler değildir. Bir teknoloji ilk kez geldiğinde tercihe bağlı gibi gelir ama zamanla tercih hakkını yok eder. Bu tür çiplerin işe yaradığı ortaya çıktığında direnmek mümkün olmayacaktır çünkü esasında makinelerin kontrolü bizde değildir.

Bir Cevap Yazın