Açık Kültür, Sosyal Bilimler

NFT ve Değerin Dijitalleşmesi Üzerine

Dünya hiç olmadığı kadar yeni şeyle doluyor. Daha dijital paranın ne olduğunu anlamak için tavşan gibi sağa sola bakarken NFT denilen başka bir blockchain teknolojisi ürünü ile karşılaştık. NFT (Non-Fungible Token) dijital bir ürünün, orjinal dosya olduğunu ve kopya olmadığını ifade etmek için kullanılıyor. Ve bunun güvencesini de veriyor. Bir grafikerin çiziminin ilk hali, bir tweet, bir video ya da başka bir dijital ürünün ilk ortaya çıktığı hali blockchain zinciri ile doğrulanıyor ve bu ürünün o ilk dosya mı yoksa bir kopya mı olduğu ortaya çıkıyor.

Yani dijital koleksiyonculuk? Evet karmaşık cümleler kurup anlamadığım şeyin özeti bu. Dijital bir ürünün ilk hali tespit ediliyor ve bu ürünün ilk hali olduğu blockchain doğrulama teknolojisi ile güvence altına alınıyor. Kripto paralarla benzer bir teknoloji fakat amaç takas değil, eşsiz ürünleri bulup bunların özgün olduğunu damgalama. NFT için bir dijital orjinallik sertifikası demek yanlış olmaz.

Çok fazla nft var yüksek fiyatlara alıcı bulan. Şu yazı görselindeki kedi ile nft işi dikkatimi çekmişti. 590.000 dolara satılmıştı. Şimdiye kadar Twitter kurucusu Jack Dorsey’nin ilk twiti olan aşağıdaki twit 2.5 milyon dolara satıldı. Elon Musk ise bir video için yüksek miktarda dogecoin istedi. Tüm dijital ürünler NFT olabilir fakat fiyatını belirleyecek olan elbette ona olan taleptir.

NFT’ler satın alanlar için ne anlam ifade ediyor?

Bu soru çok önemli çünkü dijital bir ürünün ilk sahibi olmak ile bu bir pipo değildir tablosunun orjinaline sahip olmak arasında bir fark var mı? Bir videonun binlerce kopyası olabilir ve bir tablonun da. Yine de insanlar orjinal esere sahip olmakta bir doyum bulabilir. Dijital değil ama gerçek ürünler bu doyumu daha fazla verebilir fakat işin özüne inilirse sanıyorum koleksiyoculuk için önemli olan ürünün dijital ya da gerçek olması değildir. Koleksiyoncuyu koleksiyon yapmaya iten sebepleri anlamak gerekir sanırım.

Her saçmalık gider değerini ödeyecek birileri bulunursa. Duvara bantlanmış muz örneği hepimizin aklındadır. Duvara bantlı muzdan sanat eseri ya da koleksiyon olursa duvara asılı muz görselinden neden olmasın? Koleksiyonun amacı ne kadar çok maddi imkana sahip olduğunu göstererek kısa yoldan hiyerarşideki yerini belirlemek ya da insanları etkilemekse bunları nftler de sağlar.

NFT’ler ile gerçek eserler arasında hiç fark olmadığını söylemek de çok gerçekçi olmaz. Dijital bir ürüne baktığımızda aslında bize ekrandan yansıyan bir görüntüye bakmış, hoparlörden gelen bir sesi duymuş oluruz. Aynı orjinal dijital ürün ekrandan ekrana değişecektir. Aslında baktığım şey ürün bile değil bir kurgu. Bir resmi oluşturan boyalar gerçektir ya da bir mektuptaki mürekkep. Evet ama mürekkep ve boya değildir bu eserleri değerli yapan. Hem zamanla boya değişir, zemin değişir, ışık değişir, bakan gözler ve zihin değişir yaşlanır ve güneş bile değişmiştir artık.

Zamanda sabit bir noktanın imkansızlığı

Konuyu asıl yazma sebebime geldik. Dijital ürün de gerçek ürün de koleksiyon ürünü olur ona değer biçen, onu anlamlı gören birileri varsa. Dijital kadar gerçek de bir kurgudur çünkü ve anlam biçtiğimiz bu şeyler sadece biz öyle olsun istediğimiz içindir. İkisi de bizim için elektrik sinyallerinden ibarettir. Anlamın kendisi de bir inşadır. Anlamın anlamının arayışıdır.

Her şey oluş ve bozuluşun çarkında ezilir. Heraklitos her şeyin aktığını söylediğinde haklıydı. Koleksiyon zamanda sabit bir nokta arayışının, kalıcılık arayışının bir yansıması değil midir biraz da? Keşke mümkün olsaydı. Zamanın hızının değmediği bir şeyler olsaydı.

(Karantina Notları / 5.gün)

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: