Öğrenci Merkezli Eğitim İşe Yarıyor mu?

Kalkınma Bakanlığı’nın 2014-2018 yıllarını kapsayan “Eğitim Sisteminin Kalitesinin Artırılması” raporunda, öğrenci merkezli eğitim ile ilgili dikkate değer ifadeler yer alıyor. Öğrenci merkezli eğitim anlayışının matah bir şey olmadığı izlenimini veriyor. İfadeler şu şekilde :


Küresel düzeyde eğitim reformlarında öne çıkan konulardan biri de, öğrenci merkezli
yaklaşım çerçevesinde eğitim programlarının güncellenmesidir. Öğrencilerin performanslarının
artırılması, eğitim sisteminin daha rekabetçi hale getirilmesi ve daha nitelikli
bir işgücüne sahip olmak için eğitim programlarının güncellenmesi istenmektedir.
Zaten modern eğitimin kurucuları olarak kabul edilen Rousseau, Spencer, Pestalozzi,
Fröbel ve Dewey gibi isimler çağdaş eğitimi farklı bir şekilde tanımlasa dahi ortak hedefleri
“geleneksel eğitim”i reddetmeleri ve çocuk/öğrenen/öğrenci merkezli bir eğitime
çağrı yapmalarıdır (Gür, 2010).

Tüm bu modern yaklaşımlar açık bir şekilde eski/yeni, geleneksel/ilerlemeci ayrımında,
geleneksel eğitimi olumsuz değerlerle tanımlamaktadırlar. Her ne kadar inşacı
yaklaşımı merkeze alarak geliştirilen çeşitli öğretim yöntemleri (işbirliğine dayalı öğrenme,
probleme dayalı öğrenme, proje tabanlı öğrenme, senaryo tabanlı öğrenme, anlamlı
öğrenme, eğitsel oyunlara dayalı öğretim ve buluş yoluyla öğretim) ile yapılan öğretimde
öğrencilerin çok daha etkin öğrendiği iddia edilse de, uluslararası karşılaştırmalı öğrenci
başarıları çalışmalarına göre öğrenci merkezli eğitim ile öğrencilerin öğrenme performansı
arasında bir ilişki bulunamamıştır (Çelik, 2012).

Türkiye’de de yapılan çalışmalar,
benzer bir sonuç ortaya koymuştur. TIMSS 1999 verilerine göre, Türkiye’de öğrenci
merkezli aktivitelerin yapılması ile öğrencilerin matematik ve fen bilimleri derslerindeki
başarıları arasında negatif ilişki bulunmuştur (EARGED, 2003). Benzer şekilde, PISA
2006 verileriyle yapılan bir araştırmada, öğrenci merkezli etkinlikler ile öğrenci başarısı
arasında bir ilişki bulunmamış; aksine, öğretmen merkezli etkinliklerin yapıldığı sınıflar
ile fen bilimleri başarısı arasında pozitif bir ilişki bulmuştur (Çalışkan 2008).


Bizim tüm eğitim bilimleri kitaplarımız geleneksel eğitimi daha az değerli gösterirken öğrenci merkezli eğitimi ön plana çıkarır. Herhangi bir eğitim bilimleri kitabını elinize almanız yeterli bunu anlamanız için. Belki teoriyi bilim kabul etme hatasının sonucudur bu. Belki de öğrenci merkezli eğitimin kısa vadede ölçemediğimiz faydaları vardır. Bunun yanında TIMMS ve PISA verileri de mutlak ölçütler olarak kabul edilemezler.

Naçizane tavsiyem yıllardır bir şekilde kendini geliştirmiş olan öğretmen merkezli eğitim ile öğrenci merkezli eğitimin harmanlanmasıdır. Birinden vazgeçmek gerekmez. Samsung ya da Beko arasında çamaşır makinesi seçimi yapmamız gerekmiyor sonuçta.

Eğitim sisteminin kalitesinin artırılması ile ilgili raporu buradan inceleyebilirsiniz. Öğrenci merkezli eğitim ile ilgili alıntı yaptığım kısım 3. sayfada.

İlgili kaynaktan kaldırılması ihtimaline karşı buraya da ekliyorum. İndirebilirsiniz.

Eğitim Sistemi Raporu

Admin hakkında 335 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın