Açık Kültür

Orta Asya’dan Taht Oyunları’na Bozkurt

 Bozkurt – Ulu Kurt

“Kök böri bolsıngıl uran”

(Oğuz Kağan Destanı)

Türk kültüründe en önemli yere sahip olan hayvanların başında hiç şüphesiz kurt gelir. Kurt, Türklerin sembolüdür. İran destanı olan Şehname’de Türkler için ‘kurt bakışlı’ ifadesi kullanılır. Destanlarda kurt, kimi zaman yol gösterici, kimi zaman türenilen varlık, kimi zaman kurtarıcı, kimi zaman uğur, kimi zaman da dost olarak anlatılmıştır.

Oğuz Kağan Destanı’nda kurt yol göstericidir. Destanda anlatılan kurt gökten bir ışık huzmesiyle inmiş, gök tüylü ve gök yeleli bir kurttur. Destanda bu hadise şu şekilde anlatılır:

“Çadırını kurdurdu ve sessizce uyudu. Tan ağarınca Oğuz Kağan’ın çadırına güneş gibi bir ışık girdi. O ışıktan gök tüylü ve gök yeleli büyük bir erkek kurt çıktı. Bu kurt Oğuz Kağan’a hitap etti ve: ‘Ey Oğuz, sen Urum üzerine yürümek istiyorsun: ey Oğuz, ben senin önünde yürümek istiyorum” dedi. Ondan sonra Oğuz Kağan çadırını dürdürdü ve gitti. Gördü ki askerin önünde gök tüylü gök yeleli büyük bir erkek kurt yürümektedir ve kurdun ardı sıra ordu gelmektedir. (Köse 2014: 95)

Bozkurt Destanı’nda kurt ata hayvandır. Destanda kurttan türeyiş şu şekilde anlatılır:

“Kök Türkler (…) Lin adını taşıyan bir millet tarafından mağlup edildiler. (Mağlubiyetten sonra Kök Türkler) bu millet tarafından soykırıma tabii tutuldular. (Tamamen öldürülen Kök Türkler içinde) yalnızca on yaşında bir çocuk kalmıştı. (Lin milletinin) Askerleri, çocuğun çok küçük olduğunu görünce onu öldürmemişlerdi. Yalnızca çocuğun ayaklarını kesmişler ve bir bataklık içindeki otlar arasına bırakarak (gitmişlerdi). (Bu sırada) çocuğun etrafında dişi bir kurt peyda oldu ve ona et vererek besledi. Çocuk bu şekilde büyüdükten sonra da, dişi kurtla karı koca hayatı yaşamaya başladı. Kurt çocuktan bu şekilde gebe kaldı. (…) Kurt kaçarak bu mağaranın içine girdi ve orada on tane çocuk doğurdu. Zamanla bu çocuklar büyüdüler ve dışarıdan kızlar getirerek evlendiler. Bu suretle evlendikleri kızlar gebe kaldı ve bunların her birinden de bir soy türedi.” (Köse 2014: 233,234)

Dede Korkut Hikâyeleri’nden Salur Kazan’ın Evinin Yağmalanması’nda kurdun manevi boyutu ile kurt görmenin uğurlu sayıldığına dair söylemler bulunur. Salur Kazan ava çıktığında evi yağmalanır. Salur Kazan ise gördüğü kötü bir rüya üzerine avdan döner ve yurdunun halini görünce çok üzülür. Ne olup bittiğine dair sudan haber sorar. Sonra bir kurt görür ve sevinir. “Sudan geçti, bu sefer bir kurda rastladı. Kurt yüzü mübarektir, kurt ile bir haberleşeyim dedi.”  (Ergin 2010: 43)

Mitlerden destanlara, efsanelerden halk hikâyelerine kadar hem yazılı hem sözlü kaynaklarda kurt daima ön plandadır. Kurt motifi Orta Asya’dan tüm dünya kültürlerine yayılmıştır. Kimi kültürlerde kurt, tıpkı Türklerde olduğu gibi saygı duyulan bir hayvan olarak yer almış, bazı kültürlerde ise korkulan, kötü bir hayvan olarak anılmıştır. Örneğin antik Roma kültüründe kurt, Roma şehrinin kurucuları olan Romulus ve Remus’u emziren saygın bir hayvanken ortaçağ Almanya döneminden kalan Kırmızı Başlıklı Kız masalında kötülüğün sembolüdür.

Popüler kültürde kurt motifi

Popüler fantastik eserler derinlemesine incelendiğinde Türk kültüründen yoğun bir şekilde beslenildiği ortaya çıkacaktır. Bu konuda J. R. R. Tolkıen’in Yüzüklerin Efendisi üçlemesi, C. S. Lewis’in Narnia Günlükleri serisi ilk dikkat çeken eserlerdir. Kurt motifi gibi don değiştirme (methamorphose) yani insanken farklı hayvanların şekline dönüşme de tüm dünyaya Orta Asya Türk kültüründen yayılmıştır. Bu bağlamdaki en dikkat çekici eser ise Stephenie Meyer’in Alacakaranlık serisidir. Kitapta kurda dönüşme Türk mitolojisindeki don değiştirmedir.

Son dönemde yoğun bir ilgiyle takip edilen George R. R. Martın’ın kaleme aldığı Buz ve Ateşin Şarkısı serisi de kurt motifinin Türklerde yer alan kurt motifiyle büyük benzerlik gösterdiği bir fantastik eserdir. Yazar serinin ilk kitabı olan Taht Oyunları’nın son sayfalarında hazırlamış olduğu ekte romanda yer alan hanedanları kısa kısa tanıtmıştır. Bu hanedanlardan Stark Hanedanı hakkında şu bilgiler yer alır:

“Starkların kökleri Mimar Brandon ve kadim Kış Kralları’na uzanır. Binlerce yıl boyunca Kuzey Kralları olarak Kışyarı’ndan hükmettiler. Hükümdarlıkları Diz Çöken Kral olarak anılan Torrhen Stark’ın, savaşmak yerine Ejderha Aegon’a bağlılık yemini etmesiyle son buldu. Stark Hanedanı’nın arması buz beyazı zemin üstünde gri bir ulu kurttur. Stark Hanedanı’nın sözü: Kış Geliyor.” (Martın 2015: 833)

Burada dikkat çeken en önemli unsur Stark Hanedanı’nın armasıdır. Armada yer alan kurt sıradan bir kurt değil gri bir ulu kurttur. Göktürkler dişi kurda ‘ulu ana’ Uygurlar da erkek kurda ‘ulu ata’ demişlerdir. Ulu kavramı kurda yükledikleri saygınlıktan ve asillikten ileri gelmektedir. Starklar için de ulu kurt saygın ve asil bir hayvandır.  Romanda yer alan ulu kurt ile Türk kültüründe yer alan bozkurt büyük benzerlik gösterir çünkü Türkler için saygın olan kurt sıradan bir kurt değil bozkurttur. Ayrıca Göktürkler de bayrağında bozkurt kullanmıştır.

Bozkurt Sıradan Bir Kurt Değildir

Starklar armalarında kullanmış olduğu ulu kurt motifini kıyafetlerinde, zırhlarında, kalelerinde, silahlarında kısacası hayatlarının hemen her yerinde kullanmışlardır. Bu kullanım da kurdun önemini göstermektedir. Bu özellikler Türk kültüründeki kurt motifinin kullanım sıklığıyla benzerlik gösterir. Özellikler Göktürkler tuğ ve bayraklarının tepesinde kurt sembolünü kullanmışlardır. Türkler hem yazılı hem sözlü kaynaklarda kurt motifini kullandıkları gibi o dönemde kullanılan maddi kültür unsurlarında da kurt motiflerine rastlanmıştır.

George R. R. Martın romanında kurda öncelikle ulu bir varlık vasfı yüklemiştir. Bu yönüyle Türklerdeki kurt motifiyle büyük benzerlik gösterir. Kışyarı Lordu ve kuzeyin muhafızı olan Eddard Stark bir infaz için oğullarıyla birlikte ormana giderler. Dönüşte ölü bir ulu kurtla karşılaşırlar. “Jon, ‘Ucube değil. Bu bir ulu kurt. Diğer kurtlara nazaran çok daha büyük olurlar’ dedi sakince.” (Martın 2015: 22) Bu sözlerle ulu kurtların normal kurtlara nazaran daha büyük oldukları anlaşılır. Ulu kurt ile bozkurt arasındaki dikkat çeken bir benzerlik de iri olmalarıdır. Türklerin sembolü olan bozkurtlar da diğer kurtlara nazaran daha büyük ve yapılıdır. Kurtlar hakkında yazılan ansiklopedik maddelerde kurtların en irilerinin 160 santim civarında oldukları, yaşadığı bölgeler arasında da Orta Asya’nın önemli bir yere sahip olduğu belirtilir. 

Taht Oyunları romanında kurdun ulu bir varlık olma vasfının yanında iyi bir dost olduğu da vurgulanmıştır. Starkların ormanda rastladıkları ulu kurdun üç erkek, iki dişi ve bir de albino olmak üzere altı yavrusu vardır. Eddard Stark’ın da üç erkek, iki kız ve bir garı meşru olmak üzere altı çocuğu vardır. Her çocuk bir yavrukurt alır. “(Bran) yavruya hala bir isim verememişti. Robb kendi yavrusuna Boz Rüzgâr diyordu çünkü yavru çok hızlı koşuyordu. Sansa kurduna Leydi adını takmıştı. Arya, adı şarkılarda geçen savaşçı bir kraliçenin ismini uygun görmüştü ve bebek Rickon’un kurdu Tüylüköpek adını almıştı. Bran, bir ulu kurt yavrusuna verilebilecek en saçma ismin bu olduğunu düşünüyordu. Jon’un beyaz kurdu Hayalet adını almıştı” (Martin 2015: 86, 87) Stark çocuklarının kurtlarla olan dostlukları romanda önemli bir motif olarak işlenir.

Sonuç olarak denilebilir ki kurtla alakalı birçok motif Orta Asya Türk kültüründen tüm dünyaya yayılmıştır. Özelikle son dönem fantastik ürünler Türk mitlerinden fazlaca yararlanmışlardır. Bu eserler derinlemesine incelendiğinde birçok benzerlikler tespit edilebilir. Kurt motifi bunlardan biridir sadece.

Kaynaklar

Fatih Köse, İslamiyet Öncesi Türk Destanlarında Motif ve Tip İncelemesi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2014.

George R. R. Martın, Buz ve Ateşin Şarkısı I Taht Oyunları, Epsilon Yayınları, İstanbul 2015.

Muharrem Ergin, Dede Korkut Kitabı, Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2010.

1 Comment

  1. Admin

    The Witcher da kurt, özellikle bozkurt motifinin işlendiği bir yapım. Witcher’a “Akkurt” deniyor ve Altar’ın oğlu Tarkan gibi kurt kolyesi var. Tasarımları farklı olsa da.

Bir Cevap Yazın

Theme by Anders Norén

%d blogcu bunu beğendi: