Sarı Yelekler’in İstekleri Devletler İçin Bir Pusula

Sarı yelekler olarak anılan Fransa’da ki geniş katılımlı protestocular dünya gündemini bir süredir meşgul ediyor. İsyanın nedenini Fransa ile ABD arasındaki çeşitli çıkar sorunlarına bağlayanlar olduğu gibi bağımsız ihtilalci bir hareket olarak görenler de var. Protestocuların göçmen karşıtı aşırı sağ gruplardan oluştuğunu söyleyip uyaranlar da var. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da aşırı milliyetçi Le Pen’i suçladı. Le Pen ise olaylar karşısında meclisin feshini istedi.

Sarı yelekler olarak anılan grubun lideri yok ve farklı amaçlar için birlikteler. Bu grubun faaliyetlerinin kaynağı muhtemelen uzun süre tartışılacak ve bir sonuca ulaşmayacaktır diğer siyasetin konusu olmuş konular gibi. Tek gerçek şu ki; halkın %70-80’inin bu hareketi desteklediği söyleniyor.

Bu yazıda değinilen nokta ise sarı yeleklilerin 42 maddelik talep listesi. Sarı yelekliler konusu kapanacaktır mutlaka fakat geniş katılımlı grupların üzerinde uzlaşı sağladıkları bu maddeler kısa vadeli gelecekte devletlerin ve dolayısıyla siyasi partilerin hedefleri arasına girecektir. Sarı yeleklerin istekleri devletler için bir pusula olacaktır demek sanırım yanlış olmayacaktır.

Sarı yelekler kimlerdir ve protestolar neden başladı?

Taşralı, alt gelir grubuna sahip Fransızlar olduğu söylenir bu kişilerin. Sarı yelek sembolünü seçmelerinin nedeni bu. Başlangıçta çiftçiler ve düşük ücretli işçiler eylemi başlatsa da eylem daha farklı çevrelerin desteğini almış gibi görünüyor. Son akaryakıt zamları protestoların başlamasına neden olsa da bu isyan aslında birikmiş ekonomik sorunlarla ve göçmenlerle ilgili.

Sarı Yelekler Ne İstiyor?

Sarı yelekler 42 maddelik bir liste yayınladı. Bu listedeki maddelerden bazıları şunlar:

1- Sıfır evsiz: ACİL.
2- Gelir vergisi daha kademeli olsun.
3- Asgari ücret net 1300 avro olsun. [Halihazırda net asgari ücret yaklaşık 1150 avro.]
4- Köylerde ve şehir merkezlerinde küçük esnaf korunsun. (Şehir merkezlerinin etrafında küçük ölçekli ticareti yok eden dev alışveriş merkezi inşaatlarına son verilsin) ve şehir merkezlerinde bedava otoparklar kurulsun.

6- BÜYÜKLER (McDonalds, Google, Amazon, Carrefour) BÜYÜK vergi ödesin, küçükler (zanaatkârlar, küçük ve orta ölçekli işletmeler) küçük.
8- Emeklilik sistemi dayanışmacı ve sosyal kalsın. (Puanlı emeklilik hesabına hayır.)
9- Akaryakıt zammına son.

11- Tüm seçilmişlerin maaşı ülkenin ortalama maaşıyla eşit olsun. Seyahat ve ulaşım harcamaları denetlensin, ancak zorunlu olanlar karşılansın. Yemek ve tatil kuponu hakları olsun.
12- Tüm Fransızların maaşları, aynı zamanda emeklilik maaşları ve sosyal yardımlar enflasyona endekslensin.
13- Fransa sanayi muhafaza edilsin; üretimin ülke dışına kaydırılmasına son verilsin. Sanayimizi korumak uzmanlığımızı ve işlerimizi korumak demektir.

15- İş güvenliği hakkında: büyük şirketlerin sözleşmeli işçi çalıştırma hakkı sınırlandırılsın. Kadrolu çalışma hakkı istiyoruz.
16- Büyük şirketler için vergi indirimi] kaldırılsın. Buradan elde edilecek kaynak (elektrikle çalışan arabaların aksine gerçekten ekolojik olan) hidrojenle çalışan araba üretimi için Fransa sanayiine aktarılsın.
17- Kemer sıkma politikalarına son. Hiçbir meşruiyeti olmayan borç faizlerinin ödemesi durdurulsun. Ödenmesi gereken borçlara kaynak olarak en fakir ve az varlıklı kesimin parasını almak yerine, 80 milyarlık vergi kaçakçılığının peşine düşülsün.

18- Zorunlu göç hareketlerinin sebeplerine çözüm üretilsin.
19- Sığınmacılara iyi davranılsın. Onlara barınak, güvenlik, temel gıda ve çocuklarına eğitim sağlamak bizim sorumluluğumuz. Dünyanın birçok ülkesinde, sığınma talebine yanıt bekleyen kişiler için ağırlama kampları kurulması adına Birleşmiş Milletler’le işbirliği halinde çalışılsın.
20- Sığınma talebi reddedilenler ülkelerine gönderilsin.
21- Hakiki bir entegrasyon politikası uygulansın. Fransa’da yaşamak Fransız olmayı gerektirir (tamamlayana sertifika verilmek üzere Fransızca dil, Fransa tarihi ve vatandaşlık bilgisi dersleri verilsin).

Bazı ekomoik talepler

23- İşsizler için iş alanları açılsın.
24- Engellilere verilen mali ödeme artırılsın.
25- Kiralara sınırlama getirilsin. Daha çok sayıda makûl ücretli kiralık konut yapılsın (özellikle öğrenciler ve güvencesiz koşullarda çalışanlar için).
26- Fransa’ya ait mülklerin (baraj, havalimanı vb.) satışa çıkarılması yasaklansın.

28- Ücretli otoyollardan toplanan paranın tamamı Fransa’da otoyol ve yolların yapımına, bakımına ve güvenliğine yatırılsın.
29- Gaz ve elektrik ücretleri özelleştirmeler sonrasında artış gösterdi. Tekrar kamusallaştırılsın ve fiyatlar aşağı çekilsin.
30- Küçük yerleşimlerdeki demiryolu hatlarının, postane şubelerinin ve ilkokul ve anaokullarının kapatılmasına son verilsin.
31- Yaşlı nüfusun hayat seviyesi yükseltilsin. Yaşlılar üzerinden para kazanılması yasaklansın. Gri altın [yaşlıların biriktirdiği para] devri kapandı. Gri refah çağı başlıyor.

32- Anaokulundan lise sona kadar hiçbir sınıfta öğrenci sayısı 25’i geçmesin.
33- Psikiyatrik desteğin yaygınlaşması için imkânlar sunulsun.
34- Halk oylaması anayasaya girsin. Her bireyin yasa teklifini sunabileceği, bağımsız bir teşkilatın denetiminde kolay anlaşılır ve etkili bir site kurulsun. Eğer söz konusu yasa teklifi 700 binin üzerinde imza toplarsa, Meclis bunu tartışıp, düzeltip, tasarı haline getirerek tüm Fransızların katılacağı bir halk oylamasına sunmakla yükümlü olsun.

36- Emeklilik yaşı 60 olsun. Fizikî zorluk içeren mesleklerde (inşaat işçiliği, mezbaha işçiliği gibi) çalışan herkes için ise 55 olarak belirlensin.

Bu maddelerden diğerlerine göre daha öncelikli olanları ekledim. Maddelerin tamamı için buraya bakabilirsiniz. Macron protestoların başlamasının gerekçelerinden kimini kaldırmak için adım attı bile.

Cumhuriyet rejimlerinde halkın isteklerine duyarlı olmak sistemin özüdür. Toplumların istekleri dolayısıyla oyları bu gibi maddelere bağlıysa siyasi partilerin de bunları göz önüne alma gerekliliği artacaktır. Bu talepler devletlerce ne kadar karşılanabilir veya karşılanmalı mıdır? Bu başka bir konu fakat kimi maddeler kabul edilebilir ya da kimi maddeler düzenlenebilir.

2 yorum

  1. Türkiye’de haberlere akaryakıt zammı üzerinden yansıyor başkaldırılar. Çok çok fazla insancıl talepleri var.
    Yani bunlar bir enflasyonu düşürme birlikteliği değil ya da (ekonomik ve sanayi) gelişmeye yönelik gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerin taleplerinden fazla üst düzey.

    Bilemiyorum, dertleri bile daha güzel gerçekten. Hani şu toplumun sonu yazarlarına antitez gibi eylemler olarak görüyorum bunları.

    Yazının başında da belirtildiği gibi net sonuçlar üretemeyecektir ama nispi yarar sağlayacaktır.

    “Sıfır evsiz (acil)”

  2. Yaklaşımınız beni de düşündürüyor bir süredir. Şöyle düşünüyor olsaydım acaba ne derdiniz?

    Bu eylemlerden büyük bir şey çıkmaz. Bazı haklar verilse bile geri alınacaktır zamanla. Bir hareketin başarılı olması için büyük halk desteği yetmez. Büyük bir slogan ve insanların etrafında toplanacağı büyük adamlar da gerekir. Başka şartlar da tabii.

    Şevket Süreyya Aydemir’in söylediklerini hatırlıyorum bunları yazarken. Profesyonel ihtilalci diye tutuklanmış sonuçta zamanında (: Peki bu hareket neden başarılı olmaz? Bedel ödemeyi göze alamayan son insanların isyanı olduğu için mi?

    Büyük sloganlar ve büyük adamlar gerek belki de gerçekten. “Anam babam yoluna feda olsun.” , “Özgürlük, eşitlik, adalet” gibi. Kıyasladığımdan değil aklıma geldiğinden yazdım. Haddimi aşmak istemem. Bu konuda bir yazı yazılsa anarşiye girer mi ki? (:

Bir Cevap Yazın