Açık Kültür

Sofie’nin Dünyası – Jostein Gaarder

Sofie’nin Dünyası Jostein Gaarder tarafından çocuklara felsefeyi daha doğrusu 3000 yıllık (Batı felsefesi) felsefe tarihini anlatmak için yazılmış anlaşılır bir felsefe tarihi kitabı. Yazar Norveç’li bir felsefe öğretmeni. Hangi yaşta çocuklara? Kitaptaki Sofi 15 yaşında olduğu için felsefe dersi almaya başlayan her çocuğa denilebilir. Peki sadece çocuklara mı? Bence yanıt hayır. Felsefeye giriş yapmak isteyen herkesin okuduğuna memnun olacağı bir kitap Sofie’nin Dünyası.

Kitap bir felsefe tarihi kitabının kapsamında fakat 15 yaşında bir çocuğua anlatıldığı için kavramlar ve konular bir hikaye etrafında, örneklemeler yoluyla anlatılıyor. Sofi’nin kitaptaki (İlk başta antik Yunanistan’dan olduğunu söyleyen) öğretmeni ona gizli notlarla sorular sorararak onu düşünmeye zorluyor. Kitap tam olarak bir felsefe kitabı veya bir roman değil. Felsefe tarihi olarak çok daha iyi kitaplar bulmak mümkün. Batı felsefesinin tarihini anlatan çok iyi kitaplar var. Amacı çocuklara, gençlere ve yeni başlayanlara felsefeyi anlatmak gibi.

Kitabı açtığınızda sağlam bir felsefe anlatımı ile karşılaşmayacaksınız. Zaten yazarın amacı da bu değil sanırım. Çocuklara felsefe sevgisi kazandırmak ve belki de başka kitapların önünü açmak. Kitap bu anlamda filozofları yüzeysel geçse de keyif alacaksınız. Felsefe tarihi kendi başına keyifli bir konudur.

Sofie’nin Dünyası, Goethe’nin “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz, günü gününe yaşar ancak.” sözüyle başlıyor. Bir tarihçiye yaraşır bir söz bu. Eğer ders alınmayacaksa, hisse çıkarılmayacaksa tarih hikayeden başka bir şey değildir. Geçmiş geleceğe fener tutmayacaksa onla ilgilenmenin lüzumu nedir? Bu yüzden kitapta 3000 yıllık hesap göz önüne geliyor tekrar. Nedir 3000 yılın hesabı? Sanıyorum kitaptaki ilk soru “Sofi sen kimsin?”

Kendini Bil.

Sen kimsin sorusu felsefe tarihinin en önemli konusudur belki de. Antik Yunan’da (Socrates ile), Roma’da, tasavvufta…Tüm hikaye insanın kim olduğunu aramasıyla başlar. “Sen kimsin?” “Ben bir insanım.” “Bir insan nedir?” “Bir insan bunları bunları yapandır.” “Bir insan neden bunları bunları yapar?” Tüm felsefe bu sorudan doğmuş gibi geliyor bana.

Gnothi seauton yani “Kendini bil” (Yunanca: γνῶθι σεαυτόν) bir Antik Yunan vecizesidir. Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde altın harflerle yazılıydı. Latincesi “Nosce Te İpsum”. Kendini bilmek (tanımak) gibi irfan olamaz. Tasavvufa bu vecize geçmiştir. Tasavvuf ehli insanın “nefs” ile mücadelesini bilir. “Kendini bil, kendini bilen nefsini bilir.” denir “Nefsini bilen rabbini bilir.” hadisi belki bu bağlamdadır. Bilmediğim için yanlış yorumlamak istemem. Yunus Emre’nin şiirini okumak gerek belki de.

Yunus Emre’nin dediği gibi ilim ilim bilmektir.

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsin,
Ya nice okumaktır?

Okumaktan mani ne?
Kişi Hakkı bilmektir.
Çün okudun bilemedin,
Ha bir kuru emektir.

Okudum bildim deme,
Çok taat kıldım deme.
Eri hak bilmez isen,
Abes yere yelmektir

Dört kitabın manası,
Bellidir bir elifte.
Sen elifi bilmezsin,
Bu nice okumaktır?

Yiğirmi dokuz hece,
Okursun uçtan uca.
Sen elif dersin hoca,
Mânâsı ne demektir?

Yunus der ki: Ey hoca,
Gerekse var bin Hacca.
Hepisinden iyice,
Bir gönüle girmektir.

Kitabı buradan inceleyebilir ve sipariş verebilirsiniz.

Kitap filme de aktarılmış. 1999 yapımı bir film.

Bir Cevap Yazın