Sokrates’in Savunması ve Bazı Ayrıntılar

Üniversite felsefe dersinde Sokrates’in Savunması ‘nı rahmetli Ahmet Ceviz Hoca’dan dinlerken, Sokrates’in “Ben toplumu rahatsız eden bir at sineğiyim.” cümlesi üzerinden başlatmıştı dersi. Kendini yargılayanlara şunu söylemişti Sokrates:

Ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim. Ve bu devlet, koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket edebilen ve canlanması gereken bir attır. Ben de Tanrı’nın bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün boyunca her yerde sizi uyandırıyorum, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer Tanrı sizi düşünerek bir at sineği daha göndermezse, hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçirirsiniz.

Sokrates gençleri yeni fikirlerle baştan çıkarmakla, tanrıları reddetmekle suçlanıyordu. Sokrates bu suçlamaların basit olduğunu söyler. Sokrates’in savunmasını Platon’dan öğreniriz.

Suçlama, Sokrates’in yalnız tanrıları yadsımadığını, aynı zamanda onların yerine kendiliğinden başka tanrılar getirdiğini belgeliyor. Öte yandan Meletos, Sokrates’in bütünüyle tanrıtanımaz olduğunu ileri sürmektedir. “Güneşin taş, ayın toprak olduğunu söylüyor,” der. Sokrates’se, “düşünceleri theatron’da (tiyatroda, olasılıkla Euripides’in oyunlarında) bir drahmiye öğrenilecek Anaxagoras’ı suçladığını sanıyor Meletos,” karşılığını verir.

Sokrates’e savunduğu düşüncelerden vazgeçerse ve artık bu işi bırakırsa ceza almayacağı söylenir. Sokrates şu cevabı verir:

Atinalılar, sizi sayarım ve severim. Ancak Tanrı’ya sizden çok baş eğerim. Yaşamım ve gücüm var oldukça felsefeyi uygulamak ve öğretmekten; rastladığım kişileri uyarmaktan vazgeçmeyeceğim. Bunun Tanrı buyruğu olduğunu bilirsiniz. Devlet içinde benim Tanrı’ya hizmetimden daha iyi bir davranış bulunmadığı inancındayım.

Şuraya dikkat çekmeli sanırım. Sokrates tanrı buyruğundan bahsediyor. Bu ne demek? Sokrates eskiden beri bazı sesler duyduğundan bahseder. Duyduğu sesler nedeniyle cadılıkla suçlanan Fransız Jeanne D’arc gibi sesler duyduğunu iddia etmektedir Sokrates. Savunmasında şu sözlere yer verir:

Değişik yerlerde, bence bilinen ve Meletos’un suçlamasında alaya aldığı tanrısal bir varlık olan kâhin ya da simgeden söz etliğimi duymuşsunuzdur. Bir tür ses olan bu simge, ben henüz çocukken kulağıma gelmeye başladı. O, yapacağım bir şey konusunda bana buyruk vermez hiç, fakat beni engeller.

Sokrates’tes kendisi için en bilge insan denmesinin nedenini anlamak için diğer bilgeleri gezer. Hayal kırıklığı içinde onların bir şey bilmediklerini anlar. Ne devlet adamları, ne sanatçılar ne de diğerler. Sokrates anlar ki , o en azından bilmediğini bilmektedir.

Şunu söylemek isterim: Benim gibi birini öldürürseniz, daha çok kendinize kötülük etmiş olursunuz. Hiçbir şey kötülük edemez bana. Ne Meletos, ne Anytos. Edemez, çünkü, kötü bir adamın, kendisinden daha iyiye kötülük etmesine izin verilmemiştir. Reddetmiyorum, Anytos, böyle birini öldürebilir, sürgüne gönderebilir, uygar haklarından yoksun edebilir, ona bir kötülük yaptım sanabilir, başkaları da öyle düşünebilir. İşte bu noktada ayrılır yollarımız. Çünkü Anytos’un yapmakta olduğu işi yapmanın yani başkasının yaşamına son vermenin kötülüğü çok daha büyük.

Sonraki aşamada artık Sokrates’in ölümü kesinleşmiştir. Baldıran zehri içerek ölecektir. Bu konuşmalardan kendi ölümü ve ölüm hakkındaki düşüncelerini öğreniriz.

Şimdi, ey beni mahkûm edenler. Size gelecekten söz etmek isterim. Yakında öleceğim çünkü. Ölüm saati gelip çalınca insanlara geleceği bildirme gücü bağışlanır. Katillerim olan sizlere şunu bildirmek isterim: Çekilip gitmemden sonra, beni uğrattığınız cezadan daha ağırı bekliyor sizleri… Eğer insanları öldürmekle birtakım kişileri, kötü yaşantılarınızı kınamaktan alıkoyacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

“Bu -der-, başıma gelenlerin iyi olduğunu ve ölümü kötü sananların yanıldığını ima eder. Çünkü ölüm ya düşsüz bir uykudur (açıkça iyidir böylesi), ya da tin öbür dünyaya göç eder. Eğer kişi, Orpheos, Musaeos, Hesiodos ve Homeros’la görüşecekse neler vermez?

“Ayrılık saati gelip çattı. Yolcu yolunda gerek, ben ölmeye, sizler yaşamaya. Hangisi iyi Tanrı bilir.”

Sokrates, yargıçların yüreğini yumuşatmak için ağlayan çocukların yargı yerine getirilmesi geleneğini reddeder.

Konu hakkında daha fazla bilgi için Sokrates’in Savunması kitabını okuyabilir veya aşağıdaki sesli kitabı dinleyebilirsiniz. Sokrates’in meşhur ölüm anı diyaloglarını atladım. Yazıdaki alıntılar Bertrand Russell’ın Batı Felsefesi Tarihi kitabından ve ilgili kitaptandır.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın