Sürüngen Beyin Her Zaman Kazanır

Triune beyin teorisi, beyni üç bölüme ayıran ve hangi bölümün hangi işlerden sorunlu olduğunu açıklayan bir teori. Bu teoriye göre beynin sürüngen beyin denilen, hayatta kalma içgüdüsüne göre hareket eden bir yanı var. Sürüngen beyin kaçma ya da savaşma refleksinin merkezi. Sürüngen beyin denmesinin nedeni evrimsel olarak sürüngenken bu donanımı kazanmış olmamız. Tabii beynin kesin olarak üç bölüme ayrılması tartışmalı bir konu.

Truine üçlü beyin teorisinden çıkaracağımız bir sonuç var. İnsanlar tehlikede ya da tehdit altındayken diğer iki beyni geri plana itebilirler. Bu tür durumlarda sürüngen beyin kararlarımızı etkiler. (Konunun uzmanı gibi konuşmak istemem, Truine beyin teorisi hakkında internetteki yazılar okunabilir.) Varoluşumuza yönelik tehditler söz konusuysa ya da bununla korkutuluyorsak düşünürken entelektüel süreçleri belki farkında bile olmadan atlarız.

Truine beyin teorisi ve Jung’cı kavramlarla pazarlamayı birleştiren bir Fransız var. Clotaire Rapaille. Özetle Rapaille başarılı bir reklam kampanyasının üç tür beyne de hitap etmesi gerektiğini söylüyor. Korkuya, duyguya ve entelektüel düzeye fakat gerçek şu ki sürüngen beyin her zaman kazanır. Beyne bir mesaj geldiğinde o mesaj eğer korkuya ve kaygıya neden oluyorsa mesaja tepkiyi sürüngen beynimiz verecektir. İnsan zekasının bir özelliğidir ki, olumsuzlukları daha fazla göz önünde bulundururuz. Canımızı sıkan bir olay varsa tekrar tekrar aklımıza getirip canımızı sıkarız. İyi olayları çok aklımıza getirmeyiz.

Hızlı ve Yavaş Düşünme kitabında beynin olumsuza odaklanması hakkında şöyle bir örnek verir Daniel Kahneman:

İğrenme konusunda uzman olan psikolog Paul Rozin’in gözlemine göre, tek bir hamam böceği kirazlarla dolu bir kasenin çekiciliğini mahveder, ama bir kiraz hamam böcekleriyle dolu bir kaseye hiçbir şey yapmaz. Rozin’in işaret ettiği gibi, olumsuz, birçok açıdan olumluya baskın çıkar ve kayıptan kaçınma da yaygın bir olumsuzluk hakimiyetinin belirtilerinden biridir. Başka akademisyenler, “Kötü İyiden Güçlüdür” başlıklı bir yazıda, delilleri şöyle özetlediler: “Kötü duyguların, kötü anne-babaların ve kötü geribildirimin etkisi, iyilerden daha fazladır ve kötü enformasyon iyiden daha kapsamlı olarak işlenir. Benlik iyi öz-tanımlamaların peşine düşmek yerine, kötü öz-tanımlamalardan kaçınmaya güdümlüdür.

Daha alt seviyedeki beyin her zaman kazanır.

Beynin bu yapısı tabii nörologlar kadar pazarlamacılar ve siyasilerin de ilgisini çekmiştir 🙂 Halkı bir şeye ikna etmek isteyen yöneticiler onların sürüngen beynine hitap etmeye çalışırlar. Korku ve karşılık ver refleksini uyandırmak isterler. Çünkü entelektüel olarak bana ne anlattığın beni ilgilendirmiyor. Mesaj sürüngen beyne gelirse sürüngen beyin kazanır. Rapaille’in dediği gibi:

My theory is very simple: The reptilian always wins. I don’t care what you’re going to tell me intellectually. I don’t care. Give me the reptilian. Why? Because the reptilian always wins.

Teorim çok basit. Sürüngenler daima kazanır. Bana entelektüel anlamda ne söyleyeceğin umurumda değil. Önemsemiyorum. Bana sürüngeni ver. Neden? Çünkü sürüngenler daima kazanır.

Rapaille konuyla ilgili şu örneği de verir. Bush hükümeti Amerikan halkını Irak’a saldırmaya ikna etmek için üç beyne de hitap etmeyi bilmiştir. (Diğer iki beyne hitap eden mesaj da sürüngen beyne hitap edecek kadar başarılıdır.) Irak’a saldırının gerekçesi Irak’ta olduğu söylenen nükleer silahlardı. Nükleer silahlar ABD’ye gelebilirdi. Bu bir ölüm kalım meselesiydi. Bush karşıtları kamuoyuna ne kadar entelektüel mesajlar verseler de başarılı olamadılar. Korku ve hayatta kalma söz konusu olduğunca olayın çözüleceği yer sürüngen beyindir.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Aklınıza birkaç tane siyasi söylem gelmiştir bile. Komple teorilerinin bu kadar çok tutmuş olmasını da biraz beynin bu özelliğine bağlıyorum. Paranoya oluşturan ve insanları korkutan söylemler entelektüel savunma mekanizmalarını aşıp, acaba dememize neden olabilir. Evet bizi yok edip nüfusu azaltmak istiyorlar, evet illuminati.

Bu örneği hayatın her alanına yaymak mümkün. Konu basit de olsa bağlamından çıkarılıp bir ölüm kalım meselesi gibi sunulursa karşı taraf ilkeli seçebilir. Alt seviye beyne hitap eden kazanır.

Admin hakkında 306 makale
Öğretmen, sosyal bilimler meraklısı, sadeleştirme uzmanı.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın