Açık Kültür

Tek Parti Dönemi Antidemokratik Uygulamaları

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nde başlayan yenileşme hareketleriyle beraber demokratikleşme yolunda önemli adımlar atmıştır. Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı, Meşrutiyet gibi süreçlerin sonunda nihayet Cumhuriyet ile şereflenmiştir. İttihat ve Terakki’nin Birinci Dünya Savaşı sıralarında neden olduğu büyük sorunlar ve zayıflamış merkezi iktidarın ülkede denetimi kaybetmesi sonucu Cumhuriyet filizlenmiş ve tek parti dönemi sonrası çok partili sisteme geçilmiştir.

Cumhuriyete ve ardından demokrasiye geçişte büyük adımlar atan Türkiye monarşiden bir cumhuriyete dönüşmeyi bilmiş fakat bu değişim ve gelişim her zaman dört dörtlük olmamıştır. Hatta dünyanın kalanı için bile bunu söylemek yanlış olmayacaktır. Halk Partisi uzun süre tek parti olarak devleti yönetmiş daha sonra ise iktidarı devretmeyi bilmiştir. Yine de iktidarını korumak için zaman zaman antidemokratik uygulamalara başvurmuştur. Günümüz demokratik anlayışı açısından baktığımızda bugün kabul edilemez bulacağımız, hatta benzerlerini gördüğümüz uygulamalardır bunlar.

İktidar Frodo’nun taşıdığı yüzüktür

İktidar Yüzüklerin Efendisi’ndeki Frodo’nun taşıdığı yüzüktür. Herkesi etkisi altına alır ve onu bırakmak, unutmak ya da önemsememek mümkün değildir. Yüzüğe sahip olmak ve onu kaybetmemek için her şey yapılabilir. Yüzük Sauron’a aitti ve onun da amacı mutlak iktidardı. Osman Gazi’nin devletin kuruluşuyla ilgili rivayet edilen rüyasında en son Konstantin bir yüzük olup Osman Gazi’nin parmağına geçer. Bu onun iktidarının perçinlenmesi olacaktır. Konstantini alan Fatih de zaten iktidarını sağlama almak için bedeller ödetmiştir.

Tek parti dönemindeki antidemokratik uygulamaların yazılması, demokrasinin önemini ve şahış ya da grupların iktidar uğruna onu yıpratmaktan çekinmeyeceklerini hatırlatacaktır. Her devirde doğal olarak iktidarı korumak için monarklar ya da devlet adamları uğraşmışlardır. Bunun demokrasilerde nasıl yapıldığını görmek demokratik bilincin gelişmesi adına faydalı olabilir.

Tek parti dönemi ve antidemokratik uygulama örneklerinden bazıları

Burada verilen örnekler Kemal H. Karpat’ın Türk Demokrasi Tarihi kitabından alıntılanmıştır. Yazıya yazarın aşağıdaki sözlerini okuyarak başlanırsa, yazının vermek istediği mesaj daha doğru anlaşılacaktır sanırım.

“Üç çeyrek yüzyılda Türk toplumu mutlakıyetten meşruti idareye, oradan da cumhuriyete ulaşmış, çok milletli teokratik bir imparatorluktan milli-laik bir devlete, basit görüşlerden olgunlaşmış ideolojilere, küçük, gizli, tedhişçi gruplardan siyasi partilere, köylü ekonomisinden sanayiye, sanayi ürünleri için dışarıya muhtaç vaziyetten az çok kendine yeter bir duruma gelmiş, kolektif düşünüşten daha bireysel düşünceye geçmişti. Bu evrim tertemiz bir seyir çizmedi. Çatışmalar, kişisel emeller, iktidar hırsı, kötü idare usulleri, bunların hepsi süreçte izlerini bıraktı, ama bugüne dek elde edilen sonuç, kendisine varmak için kullanılan araçları her zaman haklı çıkarmadıysa bile daha tahammül edilebilir yaptı.”

tÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / Kemal H. Karpat

Parti devlete dönüşmek ve millet ve partinin bir olması

Böyle bir baskı ve zorluk havası içindedir ki Halk Partisi, kendi varlığını yavaş yavaş devlet ve milletle bir tutmaya başladı. Kendisini her türlü kontrolün dışında sayarak, Avrupa’daki totaliter hükümetlerin başarısından cesaret alıp tahakkümünü genişlettikçe genişletti.1935 Kurultayı Parti Genel Sekreteri’ni İçişleri Bakanı tayin etmeyi kararlaştırdı, valiler de vilayet parti teşkilatlarının başına getirildiler; bölge müfettişleri hem parti hem de hükümet işlerini kontrol etmekle görevlendirildi ve nihayet bütün millet Halk Partisi üyesi sayıldı.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Siyasal, sendikal ve sivil toplum örgütlerinin oluşmasına izin verilmez, ya da kısıtlama gelir.

İtalyan İş Kanunu’na göre hazırlanıp 1936’da geçirilen iş yasaları bu görüşleri yansıtıyordu: İşçilere örgütlenme hakkı tanımıyor ve grevi kanuna aykırı sayıyordu. (İş Kanunu’nda bazı toplumsal tedbirlerden söz ediliyordu, ama bunlar ancak İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra ele alınabildi.) 1938 Cemiyetler Kanunu, ortak çıkarlara dayanan cemiyetlerin kurulmasını kesinlikle yasak ettiğinden siyasal partilerin kurulmasına imkân vermiyor ve mevcut Mason teşkilatının kaldırılmasını emrediyordu.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Polislikte şeffaflığın azalması ve keyfiyetin artması

Tehlikeli sayılan herhangi bir kimseyi resmi yazı olmadan tevkif edip süresiz alıkoymak konusunda polise tam yetki verilmişti.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Mahkemenin erişim alanını azaltma ve bir çeşit dokunulmazlık alanı yaratmak

Hükümet memurları görev sırasında yaptıkları işlerden dolayı en yüksek amirlerinin oluru olmaksızın mahkeme huzurunda hesap vermeye çağrılamazlardı.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Basının susturulması ve denetim altına alınması

Basın gerek günlük çalışmalarında, gerekse yeni yayınlar için izin alabilmek bakımından çok sıkı kontrol altındaydı. Basını denetleyebilmek için 1938’de bir Basın Birliği de kuruldu.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Kişi ve kurumları hedef gösterme

Partililer basına şiddetli hücumlarda bulunuyor, görüşlerinde aşırıya kaçan bazıları basının eleştirilerini milletin güvenliği bakımından gerçek bir tehlike addederek memleket gençliğini muhalif gazeteleri susturmaya açıktan açığa davet ediyordu. Tan’ın eleştirilerine karşı beklenen tepki 4 Aralık 1945’te ortaya çıktı. Komünizm ve muhalefet aleyhtarı dövizler taşıyan büyük bir kalabalık Tan Matbaası önüne gelip durdu ve dakikalarla ölçülecek kadar kısa bir zamanda La Turquie, Yeni Dünya, Görüşler ve Tan’ın makineleri (bunların hepsi de sosyalist eğilimliydi) parçalandı. Solcu yayınlar satan birkaç kitapevi (Berrak, ABC) harap edildi.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Seçim sonuçlarının geç açıklanması

İstanbul’da sonuçların seçim akşamı alınması beklenirken seçimden ancak üç gün sonra sonuçlar ilan edildi. Muhalefete göre, İstanbul’da seçim sonuçları gizli görüşmelerden sonra CHP lehine değiştirilmiş ve ancak Mareşal Fevzi Çakmak valiyi ziyaret edip oya saygı gösterilmesini bir yurttaş ve bir aday olarak talep ettikten sonra sonuçlar ilan edildi.

TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ / KEMAL H. KARPAT

Kemal Karpat’ın Türk Demokrasi Tarihi kitabını buradan satın alabilirsiniz. Son olarak; Türkiye’de tek parti dönemi yaşanıyorken dünyada da durumun benzer hatta daha kötü olduğu, Hitler ve Mussolini gibi insanların en gelişmiş Avrupa devletlerinin başına geçtiği ya da geçeceği unutulmamalı. Üstelik daha sonra başa gelen Demokrat Parti de tek parti dönemindeki gibi antidemokratik uygulamalara başvurmuşlardır.

Bir Cevap Yazın