Açık Kültür, Sosyal Bilimler

Yatırım Felsefesi Tavsiyesi

Boş zaman kendini tanımanın, felsefenin ve her şeyin başı. Varlıktan bizim payımıza düşen kendi varlığımız ve varlığımız da esasında bu dünyadaki zamanımızdan başka bir şey değil. Heideggerci bir anlayışla varlık eşittir zaman. Kendi zamanını kurtarmak da herhalde bu dünyadaki en anlamlı amaçlardan biri. Daha fazla kaynağa sahip olmak ve elimizdeki kaynakları arttırma güdüsü çok doğal ve güçlü bir güdü. Yalnız bu güçlü güdüler yönetilemezse “arayışını” unutturabilir insana.

Yatırım yapmak, belli oranda elindeki kaynakları büyütmek, kendi zamanına sahip olmak elbette çok önemli. Marksistler altyapı üstyapıyı belirler demiyor mu? Tüm bu karnavalın amacı aslolanı gizlemek değil mi? Sınıf savaşı varsa Warren Buffett’ın sınıfı zaten ezip geçmedi mi? Bu kadar sert yaklaşmaya da gerek yok olaya. Sadece kendi zamanına sahip olma düşüncesi (çalışmadan yaşayabilmek ya da kendi tercih ettiğiniz bir işe devam etmek) herkesi cezbeder sanıyorum.

Piyasalarla ilgili çok iyi yatırımcıların çok bilgece sözleri var. Bu tavsiyelerin özü sanırım mümkün olduğunca tasarruf (Fransızlar tasarrufa “economiser” derler hatta) ve sabırlı olmak. Yapılan araştırmalar da bu öğütleri elbette doğruluyor. Tasarruf şu: Daha az, en az harca. Artanı tasarruf etme, yatırımdan kalanı harca. Paran arttıkça yaşam tarzının değişmemesine dikkat et. Yaşam tarzı enflasyonu tuzağına dikkat. Sabır ise şu: Tercihini yap sonra aldığını unut.

Elbette bunlar için işin temellerini bilmek ve iyi bir tercih gerekiyor. Tüyolardan uzak dur ve tahminleri ciddiye alma. Çok parası olanlar sanılanın aksine çoğunlukla risk almaz, uzun süre bekleyebilirler, ucuz buldukları alıp değerine ulaşınca satarlar. Çok ucuza alırsanız elbette ortalama fiyata satmak da iyidir. Uçup kaçana değil makul getiriye odaklanmalı. Bu tavsiyeler yatırımcılara uzmanlar tarafından verilen tavsiyelerden bazıları.

Hedeflere ulaşmak mümkün mü?

Yazıyı getirmek istediğim yere bir türlü getiremedim. Hedefe ulaşıp ulaşmamak hedefin ne olduğuna bağlı ama sanıyorum bu hedeflere ulaşmak birçoğumuz için münkün değil. Mümkünse bile neyi neye feda ettiğimizi unutmamamız gerekiyor sanırım. Bir para biriktirme makinesine dönüşmek ve hayatı tamamlarken çevremizdekilerden sadece biraz daha zengin olacağımız düşüncesini akıldan çıkarmamak gerekiyor. Hoş Steve Jobs’ın da dediği gibi, amaç mezardaki en zengin adam olmak değil.

Sanıyorum hayattaki zamanını kazanmak gibi görece büyük istekler size verilmediyse onları elde etmeniz çok kolay değil. Gerçekçi hedeflerimiz varsa bunlar elbette gerçekleşebilir. Gerekli gelir varsa yatırım tavsiyeleriyle daha iyi bir araca ulaşabilir ya da ev kredisini daha az çekebiliriz ama büyük hedefler büyük sermayelerle ulaşılabilecek hedefler. Paranın ve hedefin de bir sınırı yok elbette. Hedef koymak bu yüzden çok önemli. Ömür bir para biriktirme makinesi olarak bittiğinde avucumuzdaki bir başkası için komik bir miktar olabilir. Ya da sürekli tasarruf modunda biten hayatın sonunda asla harcayamayacağımız büyüklükte bir kaynağa ulaşmak ne kadar başarı sayılabilir, düşünülmeli.

Oyunda kalmaya çalışmak

Elbette yatırım yapmak gerek. Ekonomi biliminin söylediklerini kulak ardı etmemek gerek. Sabırlı ol, hisseden hisseye, yatırım aracından yatırım aracına zıplama. Her yatırım aracını az miktarda da olsa denemek, izlemek gerek. İçinde yaşanılan ülkeyi ve ekonomisini tanıyıp bu ekonominin zaaflarına göre tercihler yapmak gerek. En önemli olan ise varlık denilen şeyin aslında sadece bu dünyadaki zamanımız olduğunu unutmamak gerek.

Sanıyorum tuzak şurada : Kaynaklarını büyütmek o kadar güçlü bir güdü ki sürekli meşgul olunduğunda bile sıkılmıyoruz. Ekranları izlemek, gün sonu değerlendirmesi, yorumları okumak vs çokca vaktimizi alıyor. Üstelik bu “eğlenceli” bir iş olduğu için kişi bu sürecin içinde aktif kalmak istiyor ve bu da sabırlı olmayı engelliyor. Oysa yatırımın sıkıcı olması gerekiyor. Her işin uzmanı vardır fakat bu iş eğlenceli olduğu için bu işleri profesyonellere bırakmak gerektiğine kolay ikna olamıyoruz. Kendi kişisel efsanemize inanma eğiliminde oluyoruz ve bizim pasif, uzmanların aktif kalacağı araçları tercih etmeyebiliyoruz oyunda olmak için.

Ayılar ve boğalar geçip giderken en iyisi ara ara eklemeler yapmak yatırıma. Uzmanların söylediklerine göre bu bir zeka değil, strateji işi. Isaac Newton bile büyük paralar batırdığına göre doğru olmalı. Ekonomi sihir değil bilimdir. Hiçbir şeye aldırmadan. Bir hedefin olması şart. Hedef olmazsa, para biriktirmek kendi amacı haline gelebilir ve bu döngüde oyalanır gideriz.

Peki arayışımız ne olacak?

Fakat arayışımız ne olacak? Sanıyorum ekonomi son durak olmamalı bu işleri profesyonel yapmayacaksak. Bir süre uğranıp bilgeliğinden faydalanılacak ve geçilecek bir durak. Sonra arayışa devam. Kendimizi aramaya. Simurgu aramaya giden kuşlar tek tek unutuyorlardı Simurgu, kendi oyalanacakları şeyleri buldukları zaman. Kimi kuşlar da ekonomi diyarında kalacaktır. Hiç yeni ve bilinmedik bir şey söyleyemedim bu yazıda. Neyse ziyan yok. Bazen doğru sözü tekrar etmek de önemlidir. Umarım söz doğrudur.

1 Comment

  1. Delininbirisi

    “Ömür bir para biriktirme makinesi olarak bittiğinde avucumuzdaki bir başkası için komik bir miktar olabilir.“

    Gerçekten doğru bir cümle. Ufacık gelirlerimiz ve birkimlerimiz ile kurduğumuz hayaller büyük. Ama hepsi insan gibi yaşamak için.

    Umarım insanlar şansları ile değilde bilgileri ile hareket etmeleri gereken bir piyasada olduklarını kısa sürede anlarlar. Dediğiniz gibi kişilerin bu işleri profesyonellere bırakmasını geçtim duyumlar ve yorumlar ile hareket eden büyük bir kitle var. Sabır yok ama sabra karşın ihtiyaçlarıda çok. Bu yüzden kaybediyorlar. Son zamanlarda gündemimizdeki önemli bir konuya değinmişsiniz. Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: