Yeşil Ordu Cemiyeti : Türkiye’deki İlk Komünizm Anlayışı

Büyük Millet Meclisi açıldığında, dünyayı etkisi altına alan komünizm meselesi burada ele alındı. Türk bolşevizmini hedefleyen Yeşil Ordu adında, daha sonra Resmi Komunist Partisi olarak faaliyetlerine devam eden bir cemiyet vardı. Cemiyete Yeşil Ordu denmesinde yeşilin İslamı çağrıştırması ve Beyaz Ordu ve Kızıl Ordu’ya alternatif bir güç olan büyük bir Rus kuvveti olan Yeşil Ordu’yu (Ormanlarla ilgiliydi bu isimlendirme) bağdaştırma amacı vardı.

Yeşil Ordu yapılanmasının incelenmesi bolşevik devriminin Anadolu’da nasıl karşılandığını görmemizi sağlıyor. Şevket Süreyya Aydemir şu uyarıyı yaptıktan sonra başlıyor bu yapılanma hakkında bilgi vermeye: “Yeşil Ordu’nun masal ve efsane tarafının, teşkilât gücünden daha etkili olduğuna tekrar işaret etmeliyiz.”

Yeşil Ordu Cemiyeti’nde kimler yer almıştı?

Ne olduğu, ne istediği, ne yapacağı pek bilinmeyen bu teşekkülde Mustafa Kemal’in en yakınlarından bazıları yer almıştır. O sıralarda Mustafa Kemal’in daima çevresinde bulunan, ilk kabinede Sağlık Vekili olarak vazife alan, daha sonra Dahiliye Vekili, Meclis Reisi Vekili olarak çalışan Dr. Adnan (Adıvar), Hakkı Behiç (ilk Kabinede Maliye Vekili), Celâl Bayar (mebus-vekil), Yunus Nadi (mebus-gazeteci), Hüsrev Sami (asker, mebus, siyaset adamı) gibi şahsiyetler bu arada sayılabilirler. Ayrıca Çerkez Etem’in Yeşil Ordu’ya kazanıldığı gene vesikalara dayanan bir gerçektir.

O dönemde Çerkez Ethem’in çok etkili bir güç olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Yeşil Ordu bu anlamda biraz da Atatürk karşıtı yanı olan bir yapılanmadır. Atatürk’ün marşı yokken Ethem’in marşının olduğu düşünülürse… Çerkez Ethem düzenli ordu karşıtlığı ile bolşevizmi ilişkilendirmeyi başarır! Ethem ve çetesindekiler eşittirler. Mallar ortaktır. Hep kardeştirler, düzenli ordu ise rezil haldedir. Bunları anlatırlar.

Sonra yine bu yapılanmanın Atatürk karşıtı yanına işaret eden bir Enver Paşa söylentileri vardı.

Bu söylentiler arasında, bu ordunun başında Enver Paşa varmış ve arkasında kılıçlarını çekmiş, önlerinde yeşil bayraklar açmış binlerce, on binlerce atlılarıyla Anadolu’ya yürüyormuş sözleri de galiba bazı ittihatçılar tarafından isteyerek yayılıyordu.

Yeşil Ordu Cemiyetinin fikirsel temelinde ne vardı?

Yeşil Ordu komünist bir yapılanmaydı fakat materyalist değildi. İslam ile sentezlenmişti bu düşünce. Mülkiyetin olmadığı, eşitliğe dayalı bu düzenin Asrı Saadet’teki İslam’dan başka bir şey olmadığı anlayışı vardı.

O zaman Yeşil Ordu Teşkilâtına giren ve kuruculardan Şeyh Servet’in çok İlgi çekici sözlerini kendisinden dinleyip eserinde nakleden bir yazara göre, Şeyh Servet Efendi, şöyle konuşuyordu:

“_kadar milyon nüfusuyla dünyanın en muazzam devletini teşkil eden komşumuz Rusya’nın da yaptığı büyük İnkılâplarla, İslâm dini esaslarını kabul emiş olduğunu görmüyor muyuz? Bugün Ruslara Bolşevik diyorlar. Bolşevizm nedir? Bolşevizmin en kısa ve toplu tarifi, Asrı Saadette (Peygamber zamanında) yaşanmış olan gıllügişsiz (saf, bozulmamış) müşterek samimî hayattan ibarettir. O asırda, eğer Bolşevik tâbiri malûm olsaydı…

“Hazreti Ebubekir, İslâmiyeti kabul eder etmez bütün servetini, develerine, koyunlarına kadar varını yoğunu dağıttığı fakir ve kimsesizlerle hemhal olmuştu. Binaenaleyh, bir lâhza tereddüde yer yoktur. Biz de öyle yapacak, Asrı Saadetin müşterek samimiyetini İhya ve hakikî zaferi istihsal edip, bütün musibetlerden, felâketlerden kurtulacağız…”

Yeşil Ordu’nun mahkemede açıklanan bir beyannamesi şu cümleyle başlar:

“Eski dünya, birkaç zenginin, milyonlarca insanlanı esir gibi çalıştırarak, bu milyonlarca insanın açlık ve sefaletine karşı kendi rahatlıklarını temin etmelerinden başka bir şey değildir. “Allah insanları hep eşit yaratmıştır. Sizi fukara yapan, cahil yapan bu zalim adamların şerrinden kurtulmak için başınızı biraz kaldırınız. Sesinizi yükseltiniz. Onlardan korkmayınız.” Bu başkaldıracak adamlar da, gene yukarıdaki beyannamede şöyle tarif edilmiştir; “Etrafınızda bulunan beyler, paşalar kimlerdir bilir misiniz? Onlar da sizin gibi insandır…”

Şevket Süreyya Aydemir tamamen kanlı bir sınıf mücadelesi olan Bolşevizm ile Asrı Saadet arasında ilişki kurulmasını büyük bir cehalet örneği olarak görür.

Yeşil Ordu Cemiyeti, Resmi Komünist Partisi ve Atatürk

Resmî Komünist Partisi, Mustafa Kemal’in bilgisi dahilinde, onun yakınlan ve arkadaşları tarafından, hatta Genelkurmay Başkanı İsmet Beyi, Fevzi Paşayı (Çakmak), ordu kumandanlarını, Yeşil Ordu’nun önder idarecilerini içine alarak kurulan bir muvazaa partisiydi. Eldeki vesikalara göre bu parti, 18 Ekim 1920’de kurulmuştur.

Yeşil Ordu ve devamı sonrasında devre dışı bırakılıyor. Atatürk’ün komünist olmadığı biliniyor. Milli mücadele sırasında Moskova’nın desteğini almak gibi çeşitli amaçlarla bu konu boşverilmiyor. Moskova’ya partiden bir temsilci gönderiliyor.

Moskova’da uzunca bir zaman misafir edilmesine rağmen, Türkiye Komünist Partisi temsilcisi olarak Moskova’ya gönderilen Dr. Tevfik Rüştü (Araş) ve yanındaki Fuat (Carım) Beyler, böyle bir birleşmeyi ve katılışı sağlayamadılar. Ama Komünist Partileri içinde ve arasındaki sert disiplini ve titiz kaideleri görmek fırsatını buldular. Kendilerine, bir muvazaaya lüzum olmadığı ve Türk mücadelesinin, emperyalizme karşı öneminin zaten değerlendirildiği ve bu mücadelenin, dayanışmaya ve yardıma değer niteliğinin bilindiği anlatılmış olarak Türkiye’ye döndüler.

Alıntılar Şevket Süreyya Aydemir’in Tek Adam 2. Cilt kitabındandır. Kitapta konu ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Yazıda Yeşil Ordu yapılanmasının fikirsel temeli hakkında bilgi vermeye çalıştım. Kitabı buradan satın alabilirsiniz. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bu makaleyi inceleyebilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın