Bir süredir Nassim Taleb’in kitaplarını okuyup yapay zekalarla üzerine konuşuyorum. Nassim Taleb ufuk açıcı bir isim. Biraz geç keşfetmiş olabilirim. Her seviyeden okurun alacağı şeyler var kitapta. Bence en iyi yaptığı şey filozoflar gibi kendi kavram setini oluşturarak bu kavramlar üzerinden anlatacaklarını anlatması. Bu sayede yazılanlar kitap bittikten sonra kitapta kalmıyor her yerde karşımıza çıkan olgulara dönüşüyor. Kitapların üstünden iki kere geçerek kavramlar üzerinde harici olarak da çalıştım. Yazarın sistemini anladığımı sanıyorum. Anlatılanları ne kadar sevsem ve hak versem de iki önemli kavramıyla ilgili bazı soru işaretlerim var. Yazı bu eleştiriler üzerine olacak.
Kitabın sonunda, kitaba yapılan bazı eleştirilere cevap vermiş Taleb. Dili epey sert olduğu için genelde sert bir tonla cevaplar getirmiş eleştirilere. Benim üstünde durduğum noktalar kitaptaki eleştiriler arasında yer almıyordu. Gemini’a özgün mü bu eleştiriler dediğimde özgün olmadığını söyledi. Lindy etkisi üzerine eleştirinin Steven Pinker tarafından yapıldığını söyledi. Steven Pinker adını görünce mutlu oldum. Taşın altındaki el ile eleştiriyi ise tanımadığım bir matematikçi yapmış. “Lindy Effect” ve “Skin in the Game” kavramlarını açıklayarak yazıya devam etmek mantıklı olacak. Kavramları anlamamış yanlış anlamış ya da önemli bir noktasını kaçırmış olabileceğim için kitapların okunmasını tavsiye ederim. Yazı Taleb kavramlarıyla tanışmak için bir vesile olursa memnun olurum.
Lindy Etkisi ve Geist
Lindy etkisi, Taleb’in antikırılganlık kavramının kökü olan doğaya dayanıyor. Bildiğimiz sistemler arasında şimdiye kadar en uzun süre var olan yani hayatta kalan şey doğa. Doğadan daha antikırılgan (Dayanıklı değil, dayanıklı er geç kırılır ama antikırılgan olan yeni şartlara güçlenerek uyum sağlayıp yoluna devam eder.) olan yoktur çünkü olumsuz şartlar ortaya çıktığında bununla doğa kadar uzun süre baş edebilmiş başka bir model ya da örnek yoktur. Taleb şunu savunur, bir fikir, bir eşya, bir teknoloji, bir değer ne kadar süredir hayatımızdaysa o kadar süre daha hayatımızda olacaktır. Bir şey ne kadar süredir hayatta kalmayı başardıysa, gelecekte de o kadar süre hayatta kalma ihtimali o kadar yüksektir. Bir kitap 500 yıldır varsa bir 500 yıl daha piyasada olması beklenir. Bir peynir türü 2000 yıldır varsa 2000 yıl daha olacağını varsayabiliriz. Elbette bu canlı organizmalar ya da bozulabilir şeyler için geçerli değildir. Zamanın eleğinden geçebilmiş şeyler geçtikleri zaman kadar daha var olacaklardır.
Lindy etkisi şimdiye kadar gelmiş olanın bundan sonra da devam edeceğini varsayıyor. Örneğin masaüstü bilgisayarlar ne kadar hayatımızda kaldı? Ya da tuşlu telefonlar? Fax cihazı? Köklü bir geçmişi olmayan bu ürünler hızla yerini yeni ürünlere bıraktı. Lindy etkisini sağlığa ve ekonomiye uyarlamak işin asıl heyecanlı yanıdır. Taleb zaten bir risk analistidir. Lindy etkisi teorisi her durumda geçerli olmasa da çoğu duruma uyuyor gibi görünüyor. Bu düşünce toplum hayatındaki büyük teknolojik sıçramaları açıklamakta zorlanıyor. 5000-6000 yıl boyunca insanlık ulaşım için at arabalarını kullandı fakat sanayi devrimi ile bu kullanım ciddi şekilde düştü ve değişti. At arabaları 5000 yıldır varsa Lindy etkisine göre o kadar süre daha var olmalıydılar. Burada teoriyi kurtarmak için bazı şeyler söylenebilir. Teori soyut fikirler için geçerli ya da ulaşım fikri hala devam ediyor sadece teknolojisi değişti denilebilir. Bu düzeltmeleri kabul edersek teori eskisi kadar etkileyici değil gibi.
Lindy etkisi ile ilgili bu sorunun bir parçası Taleb’in siyah kuğu kavramıyla ilgili olabilir. Siyah kuğu her şeyin temeli olan başlık bütün diğer kavramlar siyah kuğuyu anlamak için ve onla mücadele etmek için ortaya çıkıyor. Taleb’in “Bilinmeyen bilinmeyenler” kategorisinden gelen siyah kuğuları bana göre Hegel’in Geist‘ından geliyor. Siyah kuğuları göremememizin nedeni geist onları ortaya çıkarana kadar zaten ortada olmaması. Taleb’in dediği doğru. “Delilin yokluğu, yokluğun delili değildir.” Bunun yanında delilin yokluğu zaten henüz ortada olmayanın ve ortaya çıkacak olanın mevcut düzen içinde kendine yer bulacak olması nedeniyledir. Siyah kuğu ortaya çıktıktan sonra delil sandıklarımız aslında delil değil sonradan ortaya çıkanın mevcut olanla uyumlandığı yerdir. Yazının bu kısmının ayaklarının yere basmadığını düşündüyseniz metin felsefi bir zemine kaydığı içindir.
Taşın Altındaki el ya da Skin in the Game
Taleb’in bir diğer kavramı da skin in the game. Çok basit bir şey söylüyor işlerin yolunda gitmesi için. Bir eylem konusunda karar alan ya da harekete geçen kişi eğer eylemin sonuçlarından etkilenmeyecekse burada büyük bir etik problem vardır diyor. Savaşa karar veren ama savaşa gitmeyen general ya da karar alıcı, yatırım tavsiyesi veren ama kendisi kararın olumsuz sonuçlarından etkilenmeyen fon yöneticisi ya da maden iznini veren ama bölgede yaşamayan siyasi. Taleb bunu Hammurabi Kanunları’ndaki o meşhur maddeye dayandırıyor. Kim bir adama ev yaparsa ve o ev çöküp evdekileri öldürürse, evi yapan da öldürülür. Taşın altındaki el kimsenin itiraz etmeyeceği bir şey ve her konuya uyarlanabilse belki de sorunların %90’ı çözülürdü. Elbette dünyadaki yönetim ve karar alma sorunlarının çözümü bir kişiden beklenemez. Taleb iyi bir rehberdir sadece.
Taşın altındaki el kavramı için şöyle bir eleştiri yapmak mümkün, taşın altındaki el eğer sistemde ortaya çıkacak sorunlardan etkilenecekse kendi kaderi ile sistemin kaderini birbirine bağlamaya çalışabilir. Yeterince gözü kara bir lider kendi ikbali için ülkesini savaşa sokmaktan ya da büyük suçlar işlemekten çekinmeyecektir. Sezar elini taşın altına öyle bir koydu ki sonunda sistemi ele geçirdi. Krallar ya da kötü politikacılar kendi politik ömürlerini uzatmak için savaşlara girdiler. Yatırım dünyasında da koltuğu kaybetmekten korkan bir fon yöneticisi hem kendini hem yatırımcıları rezil edebilir. Bir grup insan zarar gördükten sonra fon yöneticisi de zarar görse ne kazanılmış olur? Taşın altındaki el ile ilgili sorun şudur: Kimsenin alamayacağı riskleri alabilen hırslı insanlar hala sorunlara neden olabilir. Birileri her şeye rağmen Rubicon nehrini geçecektir.


Bir Cevap Yazın