Halk İçin Halka Rağmen Sosyal Bilimler

Bu aralar sosyal bilimler üzerine okumaktan uzaklaştım. Bu uzaklaşmanın nedeni birbirinden tutarlı tezlerin tarihsel ve antropolojik kanıtlardan faydalanılarak sunulması. Birbirinden farklı tezler bir olayın açıklanması için tutarlı şekilde savunulabilir. İlk topluluklarda insanlardan birbirinin şiddetinden kaçınmak için devleti mi yarattı? İlk topluluklar barış halinde soy yerleşmeleri olarak vardı ve mülkiyet bu barışçı ve eşitlikçi yapıyı mı bozdu? Yoksa ilk topluluklar devlet denilen güç grubunun ortaya çıkmasıyla bir tür zorlamayla mı devletin bir parçası haline getirildi? Bu sorular ve bu soruların alt alanlarıyla ilgili onlarca tutarlı tez ortaya atılabilir. Muhtemelen hepsi biraz doğrudur. Belki bir on yıl sonra devlet diye bir yapının zaten hiç olmadığı gibi yarı tutarlı tezler de görebiliriz.

Sosyal bilimler ile ilgili bu tezler zaman zaman büyük ideolojilere dayanıyor. Marksist, anarşist ya da liberal bakış açısıyla olayları yorumlamak her zaman mümkün ve mantıklı. Sosyal bilimlerle ilgili tezlerin büyük ideolojik fikirler üzerinden ele alınması çok doğal ve zorunlu bir eğilim. Bazı ideolojiler bütün sosyal yaşamı açıklama iddiasında olduğundan insan yaşamıyla ilgili bir fikir de doğal olarak bunun dışında olamaz. Bir anarşistin, liberalin ya da marksistin bir konuyu nasıl ele alacağı ya da nereye bağlayacağı bir ölçüde tahmin edilebilir. Örneğin Anarşist tezler halkın derin bilgeliğinin devlet tarafından sakatlanmasına, devletin yol açtığı sorunlara ve kitlelerin bilgeliğine vurgu yapar. Marksistler doğal olarak altyapı üstyapıyı belirler anlayışıyla konuyu sınıf çatışması bağlamında ele alırlar. Halinden memnun liberaller ise mevcut durumun doğal ve olması gereken meşru durum olduğunu savunabilirler.

İnsan şunu merak ediyor, bir kere ideolojileri anladıktan sonra olaylara bu ideolojilerden bakan kitapları gerçekten okumaya gerek var mı? İşin nereye varacağı belli değil mi? Üstelik gerçek anlamda bir şeyi kanıtlamanın yolu yokken. Meşhur marshmallow deneyini hatırlayalım. Çocuklara bir marshmallow verilir ve eğer yemeyip yarım saat sonra yerlerse üç tane marshmallow vereceklerini söylerler. Marshmallowları hemen yemeyen çocuklar uzun vadede daha öz denetimli ve hayat boyu daha başarılı olurlar araştırmalara göre. Bu araştırmanın muhtemelen Marksist bir okumasıyla karşılaştım bugün. Marshmallowlarını yemeyen çocuklar zaten zengin ailelerin çocuklarıdır ve bu çocuklar doğal olarak sonraki yaşamlarında daha başarılı olmuşlardır. Fakir ailelerin çocukları ise marshmallowları beklemeden yemişlerdir çünkü fakirler onlara verilen sözün tutulmadıklarını bilir. (Gözünüzden bir damla yaş geldi mi?) Doğal olarak ileriki yaşamlarında da desteklenmeyen bu çocuklar diğer çocuklara göre daha başarısız görünmüşlerdir.


Bilgelik nerededir?

Yazının başlığındaki halk için halka rağmen ifadesi bana çok komik geliyor. Halk için halka rağmen. Direnme senin de hoşuna gidecek gibi bir manası var. Kitlelerin muhafazakar doğası kendisi için iyi olanı anlamayabilir yeni olana karşı olabilir ve eskide ısrarcı olabilir. Şimdi başımıza demokrasi çıkarmayın ya da atalarımız zamanında güçler ayrılığı yoktu ama her şey de yolundaydı diyebilir kalabalık halk grupları. Halkın bilge olduğuna ve devletin onu sakatladığına yönelik anarşist tezler romantik olmanın ötesinde büyük bir gerçeği ıskalıyormuş gibi gelir bana. Burada bana karşı gelecek anarşistler olmadığı için rahat konuşuyorum. Halk bilgeliği sayesinde yürüyen işleri devlet burnunu sokarak zaman zaman bozuyor olabilir. Yine de halk o kadim bilgisi o “metis” i ile güzel güzel tarım yaparken devletin bir program dahilinde üretip çiftçiye dağıttığı traktör illaki bir şeyleri iyiye götürmüştür. 🙂 Merkezi planlama ve bürokratik devlet zaten bilge olan halka herhalde bir şeyler katmıştır.

Marksistler halkın yanlış bilince sahip olduğunu, halka tarihsel materyalizmi anlatacak aydın grubu sayesinde halkın aydınlanıp doğru hedefe gideceğini savunur. Anarşistler için halk zaten bilge. Muhafazakarlar kadim bilginin gelenek ve kurumlarla korunacağını ya da başka gruplar başka şekilde bilgeliğe ulaşılacağını savunur. Bir anarşistin ya da bir feministin sosyal bir olayı nasıl ele alacağı aşağı yukarı belli gibidir. Örneğin sosyal bilimlerde potlaçı nasıl ele alacağız? Potlaçı bütün ideolojilerin kendi tarih tezlerini doğrulamak için kullanabilecek olması biraz kuşkulandırıcı değil midir? Potlaç anarşist devletsiz bir halk dayanışması, sınıfsız ve eşit toplum yolundaki bir aşama, piyasaya müdahale edilmediğinde çözülen bir arz talep meselesi ya da kadının toplumdaki güçlü yeri sayesinde ortaya çıkmış bir uygulama olarak ele alınamaz mı? İdeoloji önce gelirse yazar farkında olarak ya da olmayarak sadece onay üretir.

Halkın bu işlerin neresinde olduğunu anlamak daha da zordur. Halkta olduğu varsayılan bu bilgelik zannediyorum çoğu zaman yoktur. Gelişim hakikaten de çoğunlukla halka rağmen olmuştur. Atatürk, Meiji ve Petro tepeden inme modernleşme örneğiydi. Dünyanın çeşitli yerlerinde bireyler, parti ya da sınıf aydın düşüncenin taşıyıcısı olarak işlev gördü. Bu tarihsel gerçeklikleri göz ardı ederek halkı boş yere yücelten ya da dünyada pragmatik olarak uygulama alanı bulamayan ideolojilerin perspektiflerini yansıtan sosyal bilimler tezlerini gerçekten de okumalı mıyız? Dünyada diğer ülkelere karşı nasıl korunup var olmaya devam edebileceğiz gibi basit bir soruya bile cevap veremeyen bu ideolojilerle ilgili yazılmış yüzlerce sayfalık kitapları gerçekten okumaya gerek var mı? Bu soruyu kendime bir süredir soruyorum ve sosyal bilimler alanındaki okumalarım iyice seçicileşmeye başladı. Yine de sanırım şuna dikkat edilmelidir. Sadece temel ideoloji ve argüman yapılarını çözülünce kitapların aynı şarkının farklı yorumları olduğunu fark etmek mümkündür.

Bir Cevap Yazın

Diğer 234 aboneye katılın
Şiraz Duvarı
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.