Yeni Cerato (Tasarım İncelemesi)

Geçtiğimiz haziran ayında KIA’nın Güney Kore’deki fabrikalarından 15 milyonuncu araç ihraç edildi. Marka, 1975 yılındaki 10 araçlık ilk ihracatın gerçekleşmesinden 40 yıl sonra, dünyaya 15 milyon araç sunan bir dev haline geldi.

Özellikle Avrupa’daki tasarım merkezinin açılması KIA için global bir marka olma yolunda önemli bir adımdı. Çünkü sadece güçlü motorlar, teknoloji dolu iç mekanlar yaratmak yetmiyor büyük marka olmak için. Tasarım olarak da dünyanın her yerine ulaşmanız lazım.

Son beş yılda KIA’nın çıkardığı modeller çok beğenildi. Öyle ki 2015 yılında Sorento IF Tasarım ödülüne layık görüldü. Soul ve Picanto modelleri de daha önce Reddot ödülü almışlardı. Geçtiğimiz yıl Sportage, rekabetin zorlu geçtiği “Kompakt SUV” kategorisinde en üst sırada yer alarak, J.D. Power 2014 Almanya Araç Sahipleri Memnuniyet Çalışmasında™ birinci oldu.

Yani marka dünya çapında bir marka olmak için elinden geleni yapıyor. Araçlarına baktığımızda motor, şasi ve teknoloji donanımı her geçen gün gelişiyor. Tasarım olarak da son modellere kadar olumlu bir çizgide gittiklerini düşünüyordum. Yalnız yeni Cerato’nun tasarımı bana göre tam bir fiyasko.

Cerato’dan önce yeni Sportage piyasaya çıktı. İlk görüşte yeni bir otomobil olduğu belli oluyor. Ancak selefi daha güçlü bir duruşa sahipti. Görür görmez beni etkilemedi ama fena bir tasarımı yok; en azından özgün. Bir anlamda ‘idare edilebilir’ bir tasarımı var ama yeni Cerato için bunları söyleyemeyeceğim.

Otomobil sanki yıllardır piyasadaymış gibi. Yeni tasarım diyebileceğim hiçbir şeyi yok. Yeni Megane’a, Civic’e bakın. Şimdinin değil önümüzdeki beş yılın otomobili oldukları çok belli. Cerato ise 2016’da çıkmış tamamen yenilenmiş bir araç olarak çok sönük. Genellikle modellerin dört-beş yılda bir yenilendiğini düşünürsek,  KIA’nın yeni Cerato ‘yu en azından 2020’ye kadar güncel görünen bir tasarımda üretmesi gerekiyordu. Ancak tam tersi yeni Cerato sanki yıllardır bizimle gibi.

Genel olarak otomobilin yenilikçi bir tasarıma sahip olmadığından bahsetmiştim. Arka tasarımdan başlarsak yeni Cerato, Ford Focus’ un kopyası gibi. Bagaj kapağı sanki iki araç için de ortak parça. Stop lambaları da Focus’tan ‘kes-yapıştır’ yapılmış gibi duruyor. Focus’u bilmesem arka tasarım güzel olmuş derdim; çok şık duruyor ama kopya.

Yeni Cerato‘ya yandan baktığımızda ise 9. nesil Civic’i andırıyor. Şasi sanki Civic’ten alınmış modifiye edilmiş gibi. Ön taraftaki tampon tasarımı da artık günümüzde kalmadı desek yanlış olmaz. Çok eski bir tasarım. Farlarla birleşen ön panjur da yeni Astra’yı ve 3 serisini andırdı bana. Ne önde ne arkada ne yanda tasarımsal olarak yeni hiçbir şey yok.

İçeri geçtiğimizde ise hayal kırıklığı katlanıyor. 65-90 bin arası fiyata sahip 2016 model bir otomobile yakışmayan bir iç mekan tasarımı var. Daha önceki modellerden tanıdığımız direksiyon ve artık çok eski olan gövde tasarımı ilk dikkat çeken unsur. Rakiplerin artık dokunmatik yaptığı klima kontrollerinin de eski usul tuşlardan oluşması beğenmediğim diğer bir detay.

Kısaca, yeni olduğu söylenen Cerato görünüşte yeni değil bana göre. Bu eski tasarımla yeni çıkan rakipleri Civic ve Megane ile yarışması çok zor.

Dev bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla yürüyen KIA, ürettiği teknolojiyle takdiri hak ediyor. Artık kendine göre bir tasarım dili belirleyip o çizgide güncel trendleri de takip ederek ilerlemesi gerekiyor. Yeni Cerato gibi alelacele çizilmiş üretilmiş gibi duran modellerle bunu başarması zor. Kökten değişikliğe gitmeden beğenilen tasarımlar üzerinde değişlik yaparak devam etmek hem daha az riskli olacak hem de markaya bir tasarım geleneği kazandıracaktır. İllaki başka modellerden esinlenme olabilir çağın trendleri olan tasarımlara yer verilebilir ama birebir kopya gibi duran tasarımlar marka namına zarar verecektir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Mehmet Karagöz hakkında 18 makale
Türk dili, otomobil, mimari ve tasarımın her çeşidine ilgi duyan bir Türkçe öğretmeniyim. Öğrendiklerimi paylaşmak için Şirazduvarı'ndayım.

2 yorum

  1. Ceed ve Rio ile ortak olarak gördüğüm bir sorun var KIA’da. Arabanın ön kısmındaki, markanın altındaki geniş alan tüm modellerinin birbirine benzemesine neden oluyor. Öyle geniş ve öyle baskın ki, sanki o bölüm tasarıma değil, tasarım o bölüme uydurulmak zorunda kalıyor. Yeniliğin önünde büyük bir engel böyle geniş parçalar koymak. Belki tasarımcının işini kolaylaştırıyor ama tahminimce KIA sonraki modellerde vazgeçecek bu işten. Bu alanı koyduğun her model eski olmak zorunda bir yerde.

    • Böyle tasarımsal kalıplar aslında tasarım geleneği oturtan her markada vardır. Mercedes’te BMW’de Cadillac’ta Aston Martin’de Jaguar’da ve daha pek çok geleneğe önem beren markada bu tarz büyük ön panjurlar var. Onlardaki bu kalıplar yıllardır beğenilen şeyler olduğu için markayı marka yapan unsurlar. Vazgeçmesi de çok riskli. O yüzden bu kalıpları modernize ederek sonraki modellere taşıyorlar. Dediğin gibi kalıba tasarımı uydurmuyor, tasarıma kalıpları uyarlayarak ekliyorlar. İnsanların beğendiği tasarım kalıplarını değiştirmek de mantıklı değil aslında. KIA bu anlamda kalıp oturtmaya çalışıyor hala. Tabi bunu özgünlüğü göz ardı ederek başarması imkansız.

Bir Cevap Yazın