Açık Kültür, Sinema

Her Filmi ve Medicilerin Sihirli Aynası

Her filmi yapay zeka ile ilişki yaşamaya başlayan bir adamın hikayesini anlatan başarılı bir film. Gerçeğin ve gerçekliğin ne olduğunu, sana bir ilişkinin gerçek bir ilişkinin yerini alıp alamayacağını sorgulatan bir film. 2013 yapımı olan bu filmi “metaverse” tartışmalarının yoğun olduğu böyle bir zamanda izlesek aklımıza daha çok yatardı sanırım.

Her filmi yapay zeka bir “kadınla” bir adamın ideal ilişkisini alatıyor. Tabii filmin en başından beri nasıl ya, olur mu ya, acaba..diyerek izliyoruz olan biteni. Tam bir ideal ilişki onlarınki ama gerçek değil. En azından bildiğimiz anlamda gerçek değil. Adam açısından gerçek. Gerçek dediğimiz şeyi tekrar düşünmeye itiyor bizi bu durum. Eğer “gerçek” bir aşığın hissettirdiklerini “yapay zeka” aşık hissettiriyorsa, sizi buna ikna etmişse buna bir çırpıda sahte demek olan biteni küçümsemek olmaz mı?

Organizmayı aldatmanın yolları olduğunu biliyoruz. Kimyasallarla ve ek donanımlarla hislerimizin gerçekliğini arttırmak ileride daha çok rastlanacak bir durum olacak gibi. Üstelik felsefi olarak da gerçek dediğimiz nedir ki? Böcekler plastikten yapılan çam ağaçlarını gerçek sanıyor. Arılar sahte çiçeklerden bal almaya çalışıyor. Yavru bir maymun oyuncak bir maymuna doğunca sarılıp kalıyor ve onu annesi sanıyor. Bir şekilde gerekli koşullar sağlanınca renk, görünüş, koku vs ile bazı şeyler sağlanabiliyor.

Dünyadaki varlıkların da aslında gerçek asıllarına yeterince benzetilmiş bir kopyası olduğunu düşünmek Platon’un idealar düşüncesi açısından hoş bir tartışma olurdu. Westworld’de eğer ayırt edemiyorsan gerçek ya da sahte olmasının ne önemi var diye soruyordu hostlardan biris misafire. Bu soru çok ciddidir. Eğer ayırt edemiyorsan gerçek ve sahte ayrımı kalır mı?

Çince odası argümanı ve abaküs

Yapay zekanın gerçekten anlamlandıramayacağıyla ilgili Çince odası argümanı fazla karmaşık ve anlamsız bir örnektir bence. Çince sorduklarımıza cevap veren bir yapay zeka aslında algoritması gereği bizle Çince mi konuşuyordur yoksa Çinceyi konuşmayı ve cevap vermenin doğasını biliyor mudur? Elbette ilki.

Problem karmaşıklaştıkça kaynağa dönerek probleme yeniden bakmak gerekir. Aslında hesap makineleri ya da uygulamaları hesap mı yapmaktadırlar yoksa algoritma mı çalıştırmaktadırlar? 1 ve 2 arasında fark var mıdır hesap makinesi için ya da oradaki rakamlarla yapılan hesapla ilgili en küçük bir fikri var mıdır? Elbette yoktur. Abaküste beş ile ikiyi toplarken yediye ulaşan çocuğun kullandığı abaküsteki boncuklar nerede durduklarını ve ne olup bittiğini bilmezler. Hesap makinesi de abaküs de işe yarar ama. Ne yaptıklarını bilmeleri gerekemez.

Medicilerin Sihirli Aynası

Sihirli ayna imgesi kültürün en eski imgelerinden biridir ve genellikle işlevi aynaya bakana arzularını göstermektir. Ayna her bakan için farklı imgeler oluşturabileceği gibi herkesin isteği olan ortak bir “arzu nesnesini” de işaret edebilir. Aynadaki yansıma gerçeğin kendisi olmasa bile bakan öznenin gerçekliğini bozabilir, onu gerçek dediğimiz şeyden uzaklaştırabilir.

Efsaneye göre Medici Dükası Simonetta Vespucci’yi sihirli bir aynadan görmüştü. Sihirli ayna dünyadaki en güzel kadını gösterirdi. Evrensel normalara göre dünyadaki en güzel kadını. Her filminde ise Samantha bilgisayar ekranından görünmüştü. Herkes için ideal sevgiliye dönüşecek bu yz. Her filmindeki ideal sevgili aslında bir sihirli ayna görüntüsüdür. İdeal devgili tamamen erkeğe göre şekillenmiş ve onun istek ve ihtiyaçlarının yansımasıdır.

Sihirli aynalar konusunda kültürün bir uyarısı da vardır. Sihirli aynanın ihtişamına dalanlar gerçek dünyayı unutmaya başlayıp artık aynadan başka bir şeyle ilgilenemez. Sihirli aynayı kısa süreli gören herkes neşe ile doluyordu. Onu kısa süreli gören hizmetçinin bile keyfi yerine geliyordu. Uzun süre karşısında kalındığında ise bakan için felaketti.

Sihirli ayna çalışmaya devam ediyor. Medicilerin aynasını belki de çoktan aşacak işlevleri. Artık sadece bir kadını “taklit” eden ayna olarak karşımızda olmayacak muhtemelen. Medicilerin aynasına bakan onun gerçeğin bir yansıması olduğunu biliyordu fakat bu ayna gerçeğin kendisi olduğu iddiasında. Gerçek de gelecek de benim diyor. Dünyanın kendisinin taklidi olarak karşımıza çıkabilir ilerde. Eğer ayırt edemiyorsak bunun bir önemi var mı?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: