Sosyal Bilimler

Dijital Varlıklar ve Marketin Postmodernizmi

Bitcoin başta olmak üzere dijital varlıklar uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Dolandırıcılık mı yoksa bu zamanın ruhuna uygun yeni bir yatırım aracı ya da teknolojik bir devrim mi? Gerçekten şimdiden belli miktarda bitcoin alırsak 10 yıla emekli olur muyuz? Yoksa balinalar en tepe noktada bu coinleri bize satın aldırıp geleneksel varlıklara mı yönelecekler? Bu sorunun cevabı elbette bilinmiyor fakat dijital varlıkların geleceğine inananlar neyden bahsettiklerini daha iyi biliyorlar gibi göründü bana. (Bitcoin bir fahre zehri mi?)

Dijital varlıkların geleceği ve kültüre olası etkileri üzerine konuşurken bunun bir son moda bir dolandırıcılık taktiği olduğu ihtimalini görmezden geleceğim. Bu bakış açısında hem genel bağlamda (komplo teoriciliği) hem de ispat anlamında bazı büyük sorunlar görüyorum. Birbirinden bağımsız bu kadar şirket ve insanın ortak bir komplo düzenlemiş olması ihtimali bana çok zayıf geliyor. Bu olayların arkasında bir üst akıl arama kolaycılığının bir yansıması olabilir. Tarihin böyle üst akılların planları ile akmadığını kabul etmek için yeterli sebeplerimiz var. Brazil filminin analizi ve Foucault Sarkacı kitabının bu konulara daha sağlıklı bakabildiğimi sağladığını düşünüyorum.

Dijital varlıklar değerli yapan hedefledikleri projeler mi yoksa arzı sınırlı kaynaklar olmaları mı?

Dijital varlıkların neden kaçınılmaz olduğuyla ilgili iki argüman ön plana çıkıyor. Birinci argüman şu: Akıllı kontratlar yapmaya imkan veren bu teknolojiler birçok projede kullanılabilecekleri iddiasındalar. “White paper” larında hangi projelerde kullanılarak devrim yapacaklarını anlatıyorlar. İkinci argüman ise şu: Arzı sınırlı olan bu coinlerin sayısı belli bir noktada biterken, dünyadaki basılan para sürekli artıyor ve bu yüzden bu varlıkların değer kazanması gerekir.

Birinci argüman : Bu üstün teknolojiyi (blockchain) kullanarak büyük projeleri gerçekleştireceğiz.

Bu argüman bana çok geçerli gelmiyor. Çünkü blockchain üstün bir teknoloji ise de bu teknoloji kolayca kopyalanabilir. Ethereumun yaptığını yapabilecek çok altyapı var. Üstelik ethereum bu işlemleri 5 dolarken de 1500 dolarken de 5000 dolarken de yapabilir. Teknoloji ile ethereumun fiyatı arasındaki ilişki rasyonel değildir.

Projelere gelince; arabaların hasar kayıtlarını tutma, e-sim, taraftar marketten ürün alma gibi projeler bu tokenleri neden değerli yapıyor anlamış değilim. Değerleri işlevlerine değil onlara olan talebe dayalı. Üstelik kullanım alanı işlem vs denilen şeyler de yine tokenlerin aktarılmasıyla ve kazılmasıyla ilgili işlemler. Bu projelerin tek projeleri aslında kendilerini devam ettirmek gibi göründü bana. Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi, enstitünün faaliyet alanları yine enstitünün kendisi. Aslında proje vs yok. Varsa da geleneksel olarak zaten yapılabilen bu işlemlerin blockchain ile yapılmasının ne getireceğini kestirebilmiş değilim.

Parayı daha ucuza aktararak, geleneksel bankacılık işlemlerinin ücretlerini bankalar yerine kendi kazıcılarına kazandıran projeler daha farklı değerlendirilebilir. Yine de coinin fiyatı ile bu teknoloji arasındaki ilişki tartışmaya açıktır. Nedense bankaların bu rekabette geri kalacağından emin gibi davranılıyor. Yine de şu şerhi düşmek isterim: İnternet ilk çıktığında çok basit bir şeydi, sonradan inanılmaz oldu. Aynı şey bu zincirler için de geçerli olabilir. Bu şeyler internet 3.0’a (Decentralized Web) dönüşebilir.

İkinci argüman : Para arzının sınırsız olduğu bir dünyada gerçekten arzı sınırlı bir değerin durumu zaman içinde nereye varabilir?

Bence işin asıl heyecan verici kısmı burada. Ölümüne bitcoin hodl diyen ve asla satmayacağından bahsedenler var. Bitcoini satıyorsan, ne olduğunu anlamamışsındır diyorlar. Satmamaya devam ederlerse şakayla karışık 2030’da lamborghini alacaklarını söylüyorlar. Bitcoin sürekli değerlenmek zorunda onlara göre. Dünyada arzı sınırlı bir kaynak var ve bu kaynağa erişmek sürekli zorlaşacak çünkü devletler para bastıkça milyonerlerin sayısı artacak. Para sürekli bollaşırken bitcoin artmıyorsa, bitcoinin fiyatı artacak demektir.

Bu kimseler devletlerin para basmasını bir tür soygun olarak görüyorlar. Binbir zahmetle 10 milyon dolar biriktirdiniz diyelim ve Fed o sene piyasayı dolara boğup sizin paranızın satın alma gücünü 9 milyona düşürdü. Devlet para basma gücü sayesinde enflasyonu tetikledi ve paranızın değerini eritti. Bitcoin ve diğer dijital varlıklar bu enflasyondan etkilenmeme hatta onu lehlerine kullanma iddiasındalar.

Burada bazı kavramları kenarda bırakarak konuya devam edelim. Her para basımı enflasyonu tetiklemek zorunda değildir ama genelde netice bu olur. Ülke ekonomisi büyüyorsa enflasyona neden olmayan para basımı teorik olarak mümkündür. Enflasyon denilen gizli ve fakirleştirici vergi elbette devletlerin de şiddetle mücadele ettiği en azından etmesi gereken bir şeydir. Yine de ekonomi dara girdikçe, büyük şirketleri kurtarmak ya da başka sebeplerle enflasyona yol açacağı halde para basma yoluna gidilerek bu acı ilaç içilebilir.

Enflasyon malların değerinin yükselmesi olarak ekonomiye yansıyorsa bitcoin de bir mal olduğu için değerinin artması olasıdır. Dünyadaki sınırlı bitcoinin enflasyona karşı bir silah olduğu düşüncesi genel kabul görürse bu dijital varlığa olan talep sürekli artabilir ve bu da değer kazanmasına neden olabilir. Aslında şuanki durum bu. Yüksek maliyetten bu dijital varlıkları edinenler daha da değer kazanmasına sebep olacaklardır. Üstelik bu bitcoinlerin önemli bir kısmının kayıp olduğu düşüncesi doğru ise.

Önemle altını çizmek gerekir ki bir kripto paranın geleceği varsa bile bu süreç o kadar sancılı olabilir ki çok kişinin zor kazandıkları paralarının hiç olmasına neden olabilir. Üstelik bir moda gibi gelip geçebilir de kripto para işi. Tarih kitlesel çılgınlıkların ve az kişinin sevinip çok kişinin üzülmesinin örnekleriyle doludur.

Bitcoin zamanın ruhunu nasıl etkileyebilir?

Aslında bir anlamı olmamasına rağmen değerli olan şeylere yabancı değiliz. Altın gibi değerli madenler de rasyonel olarak değerleri olan varlıklar değildir. Kabule dayalı bu varlıklar belki de zamanın ruhuna uygun olarak yerlerini yavaş yavaş dijital varlıklara bırakabilir ya da yola birlikte devam edebilirler. Bitcoin şu anlamda çok ilginçtir ki bildiğim kadarıyla tarihte gerçekten arzı sınırlı bir değer ilk defa ortaya çıkmıştır. Bu işin nereye varacağı ve zamanın ruhunu nasıl etkileyeceği muammadır. Dijital varlıklar (coin,token ve nft) altın neden değerliyse o yüzden değerlidir. Biz değer verdiğimiz için.

İnsanlar değer verdikçe değerli hale gelen bu dijital varlıklar dünyadaki değer algısını değiştirebilir ve belki de zamanın ruhu bunu kaçınılmaz olarak karşımıza çıkarmıştır. Dijital varlıkların daha çevreci bir şekilde var olması belki de madenciliğin neden olduğu ciddi doğa sorunlarının önüne geçecektir. Ormanlar, su kaynakları ve canlılar bir nebze rahat edecektir. Elbette çok uç bir düşünce fakat altın ve gümüş artık mimaride kullanılan ve daha estetik yapılar ortaya koymamızı sağlayan bir “malzemeye” dönüşecektir. Paladyum 3000 doları geçmişti son baktığımda. Yeni dünyayı kuranların yazılımcılar olduğunu düşünürsek bazı şeyler neden değişmesin?

Bence diğer bir önemli nokta dijital varlıkların insanların bilinç düzeyini ve ekonomi okuryazarlığını arttırmasıdır. Herkesin dilindeki bu market terimleri yanlış bile kullanılsa bu kavramlarla tanışılmasını sağlamaktadır. Ekonomi ile uğraşma bir noktada zorunlu olarak onun doğasını da düşünmeyi gerektirecektir. Sahte bilgelik eldekileri kaybettirdikçe ekonomi işinin temelleri üzerine inilmesi gerekecektir. Zamanın ruhu gereği ekonomi çok daha fazla insanın gündemine girmiştir.

Not: Söylemeye elbette gerek bile yok ama herhangi bir al-alma tavsiyesi söz konusu değildir. Konu üzerine sesli düşünmekten fazlası değil bu yazı.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: