Kötülük Ne Zaman Ucuzlar?

Dünyanın neden olduğu gibi 🙂 olduğunu düşünürken kötülük problemini kendi mantık süzgecimizden geçirmemiz gereken bir aşamaya gelmemiz çok olası. 2019’da bu konuda bazı şeyler söylemişim ama 2020’de problemin asıl kaynağına daha çok yaklaşmışım. Aradan geçen 6-7 yılda konuyla ve dünyaya bakışımla ilgili bazı şeylerin değiştiğini görüyorum. Birincisi, hakikati açıklamak illaki felsefenin altından kalkabileceği bir şey değildir. Bazen başka bir disiplinden biri, mesela bir antropolog bir konunun hakikatine daha büyük bir kesinlikle varabilir. İkincisi ise artık metafizik şişirmelere karşı tahammülsüzlüğüm arttı. Hayatın içine bir şimşek gibi düşüp onu dağıtmayan şeylere karşı ilgim azaldı. Bu çerçevede kötülük problemini bedel ekonomisi açısından ele almaya çalışacağım.

Dünyadaki yanlış uygulamaların, insan toplumlarının zarar görmesinin, fakirliğin artmasının, ülkelerin ve sistemlerin çöküşe geçmesinin elbette onlarca nedeni var. Bu nedenlerin hepsine değen bir nedenler arası köprü de söz konusu olabilir. Nedenler arasındaki bu ortak nokta kötülüğün neden var olduğunun da metafiziksiz cevabı olabilir. Kötü bir davranış fayda getiriyor fakat bir bedele neden olmuyorsa o davranışın ortaya çıkması artık zamanlama meselesidir. Primatolog ve antropolog Richard Wrangham şempanzelerle ilgili şu akla yatkın gerçeği keşfetti. Şempanze grupları rakip şempanze sürülerinin sınırları etrafında dolaşıyor ve tek gezen bir şempanze görürlerse ona saldırıyorlardı. Amaç savaşa girmek değildi. Sayısal olarak ciddi şekilde üstün değillerse saldırmıyorlardı. Davranış bedel çok azsa hatta hiç söz konusu değilse ortaya çıkıyordu.

Wrangham insanın tamamen saldırgan bir tür olduğunu söylemiyordu yine de. Her ne kadar grup dışındaki tehditten kurtulmak için bedelsiz saldırganlık işe yarasa da grup içindeki zorbadan kurtulmada bu saldırganlık işe yaramayacaktı. Zorbadan kurtulmak için grup içi koalisyon becerileri gerekeceği gibi zorba da dış tehditten korunmak için bir şekilde barışçıl olacak şekilde evrimleşecekti. Yani bu saldırganlık hem bireyi saldırganlığa itecek hem de diğerlerinin saldırganlığına uğramamak için saldırganlığı durdurabilme becerilerini geliştirmesine neden olacaktı. Wrangham’ın konuyla ilgili teorisini aklımızda tutarak bedelsizliğin ya da düşük bedelin dünyamızı nasıl etkileyebileceği üzerinde duralım.

Bedelsizlik, olası risk ve ödül hesabı

Bedelsizliğin aslında toplumun hiyerarşi ilişkileriyle ilgili olduğunu bir bakışta anlamamızı sağlayan örnekleri ele alalım. Bir yerde bir bireye karşı işlenen toplu suçları incelediğimizde genelde mağdurun köyün en zayıf, en gariban ya da kimsesiz diyebileceğimiz bireyleri olduğuna şahit oluruz. Bu insanlar bedel ödemeyeceklerini düşündüklerinde ve eylemi gerçekleştirenlerin normal hayatlarına devam ettiklerini gördüklerinde kendileri de benzer davranışları gerçekleştirmişlerdir. Mağdurun seçimi çok büyük ölçüde bedelsizlikle ilgili olmalıdır. Muhtemelen kimse bölgenin zengin ve güçlü ailelerinden birini hedef almayı düşünmeyecektir. Erken Modern Avrupa’da cadı suçlamasıyla öldürülenlerin genelde yaşlı ve kimsesiz kadınlar olduğuyla ilgili ciddi bir literatür var.

Konunun bu kadar dramatik olmasına da gerek yok. Bir okulda ya da iş yerinde kimlere zorbalık yapıldığını incelersek hukuki ve sosyal bedel ödetemeyecek insanlara yüklenildiğini görmemiz olasıdır. Muhtemelen kimse patronun yakınına ya da sosyal çevresi güçlü bir çalışana karşı bu davranışları sergilemeyecektir. Rastgele ortaya çıkan kavgalarda da bedel mekanizması en çıplak haliyle ortadadır. Bir taraf kavganın bedelini ödemeyeceğini düşünüyorsa kavga çıkarmaktan çekinmeyebilir. Bu zaten bildiğimiz orman kanunları değil mi? Şempanzelerin de zaten orman canlıları olduğunu düşünürsek evet. 🙂 Diğer hayvan sürülerinde de benzer örüntüler vardır. Alfaya meydan okumanın bir bedeli vardır bu yüzden alfa sık sık meydan okumalarla karşılaşmaz. Alfa yaşlandığında yani ödülün karşısındaki bedel riski azaldığında sürünün genç üyesi hamlesini yapar.

Siyasi partileri ya da bürokrasiyi düşündüğümüzde bölünmeler ya da liderin yerine geçmek için atılan adımlar benzerdir. Lider ya da amir güçlüyken hamle yapmak saçmadır. Lider zayıfladığında, ya da ödenecek bedel azaldığında arkadakiler hamle yaparlar. Bu mekanizma büyük toplumsal olayları bile açıklar. Fransız İhtilali Kralın zayıf olduğu zamanı bekledi. Yedi Yıl Savaşı ve Amerikan bağımsızlığı için verilen destekler ekonomiyi felç etti. Sosyalistler, 1. Dünya Savaşı Çarlık rejimini çökerttiğinde harekete geçtiler. Japonya Çin’i dağıtmasaydı komünistler ödenecek bedeli düşünüp harekete geçmeyebilirlerdi bile. Daha yakın zamanlara gelirsek Hitler’in çöküşü, Kaddafi’nin düşüşü de benzer şekildedir. Fraksiyonları ya da bireyleri eyleme geçiren şey misilleme riskinin azalması ve ödüle ulaşma şansının yükselmesidir.

Bedel faile yüklenemiyorsa bedeli hangi şanslı öder? Günah keçisi kimdir?

Toplumsal işleyiş durmayacağı için her gün olası risk ödül hesaplarına göre yeni kararlar alınır. Bir davranışın ortaya çıkmasında bedel ve ödül dengesi etkilidir demiştik fakat tarafların birbirine bedel ödetemeyeceği ya da eşit durumda bedel ödemeleri gerekeceği durumlarda bedeli üçüncü taraflar ödeyebilir. İki taraf olası çıkar çatışmalarıyla yüzleşebilecek durumda olmadığı zaman ortak düşmana giderler. Eşit güçte iki kişinin arasında laf taşıyan zayıfa bedel ödetilir. Sefiller romanındaki fıkra günah keçisi mekanizmasının minyatür ama harika bir örneğidir. Bir kadın kocasının evinde tokat yiyince hırsla babasının evine gidip kocasının onun kızına tokat atarak babasının şerefini düşürdüğünü söyler. Baba kızına hangi yanağına vurduğunu sorup yanıt aldıktan sonra kızının diğer yanağına tokatı patlatır. Kızına der ki; “O benim kızımı tokatladıysa ben de onun karısını tokatladım.”

Günah keçisi ya da kurbanın bir özelliği de onu taşıyabilecek güçte olmasıdır. Asıl fail bedel ödetme kapasitesinden dolayı cezalandırılamaz. Bunun yanında kurban tamamen dış kapının dış mandalı olamaz çünkü tarafların içini soğutmaz. Osmanlı’da devşirmelerin sadrazam yapılması bedel ekonomisinin ve kurban mekanizması açısından iyi bir hamledir. Sadrazam yok edildiğinde hesabını soracak bir ailesi ya da klanı yoktur. Bunun yanında devleti etkileyen büyük başarısızlıklarda sadrazamın yok olması taraflara gerekli bedelin ödendiğini düşündürür. Sadrazam yerine üç beş askerin öldürülmesi toplumun hararetini almazdı. Meşhur Dreyfus davasında kurbanın Dreyfus olarak seçilmesi de bu açıdan anlaşılırdır. Dreyfus hem üst düzey bir asker olarak bedeli taşıyabilirdi hem de Yahudi olduğu için gözden çıkarılabilirdi. Katolik subaylar birliğinin bir üyesi değildi.

Bazen kriz o kadar çok büyür ki kurbanlar işi çözmez. Kurban çoğu zaman asıl failin rahat bırakılması için ortaya çıkmış bir mekanizmadır. Asıl fail dışında her şey suçlanabilir failin gücüne göre. İklim, hayat şartları ya da işbirlikçiler. Yine de bazen kriz o kadar derinleşir ki sorun kurban verilerek çözülemez. Watergate skandalında Nixon önce birkaç kurmayını ortaya atarak sorunu çözmeyi denedi. Müesses nizam, halk ve medya hala bedel ödetebildiği için sonunda iş Nixon’ın istifa etmesiyle sonlandı. Yine de herhangi bir şekilde yargılanmadı. Fail bedel ödemek zorunda kaldı. Kurban mekanizmasının bir sınırı vardır. Kurbanın taşıma gücünün yükselmesi asıl fail için alarmdır.

Konunun başına dönersek eylemlerin arkasındaki mekanizma ödenecek bedel ve ödülün büyüklüğü arasındaki ilişkiden doğar. Toplumsal ilişkiler hiyerarşiktir fakat bedel ödeyecek olan en zayıf olan değil, bedel ödetilebilecek kadar zayıf ama bedeli taşıyacak kadar güçlü olandır. Günlük meselelere bir de bu gözle bakmak yeni şeyler fark etmemizi sağlayabilir. Kötülük evrene içkin metafizik bir leke değil; yaptırım mekanizmalarının ve caydırıcı maliyetlerin çöktüğü boşluklarda ortaya çıkan eylemlerdir. Ay balıkları ve deniz aslanları arasındaki ilişki gibi saf kötülük gibi görünen şey aslında bedel ödül dengesizliğinden başka bir şey değildir.

Bir Cevap Yazın

Şiraz Duvarı
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.