Richard Dawkins’in son paylaşımı yapay zeka ve bilinç tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Dawkins yeni kitabıyla ilgili bazı bölümleri Claude ile tartıştığında öyle iyi dönütler almış ki üç gün boyunca Claude’un bilinçsiz olduğuna kendini ikna etmeye çalıştığını ama başaramadığını söyledi. Bilinç bu değilse nedir? Dawkins’e katılanlar ve eleştirenler var elbette. Yaltaklanma makinesine kandığını söyleyenler ya da matematikten anlamadığı için bu tuzağa düştüğünü söyleyenler var. Claude ve diğer yapay zekalar yansımalar oluştururlar ve bu onların bilinçli olduğunu düşünmemizi sağlar deniyor. Karşı çıkanlar klasik Çince odası argümanını savunmaya devam ediyorlar. Yapay zeka şeylerin sadece sözlük karşılıklarını bilir onları hissetmez ya da deneyimlemez. Örneğin Claude, Chatgpt ya da başka bir LLM mavi rengi anlayabilir mi?
Dawkins Claude’un bilinçli olmadığına kendimi ikna edemiyorum derken elbette bu argümanların farkında fakat Dawkins’in burada söylemek istediğini anlamak için modern bilimin beyin, zihin ve bilinç gibi kavramlarda geldiği son noktayı hatırlamak gerekiyor. Dawkins’in duruşu organizmanın ve organizmaya dair her şeyin evrimsel süreçler sonucu “fiziki” bir çıktı olması ve bu çıktının tekrar edilebilmesi halinde aynı sonucun ortaya çıkacağıyla ilgili. Zihin ya da bilinç için evrimsel süreçler dışında ilahi bir gizeme ihtiyaç yok. Bilinç canlılarda aşama aşama bulunan evrimsel bir beceri. “Bu canlıda bilinç var mı yok mu?” sorusu yerine, bir canlının bilinç düzeyinin ne olduğunu sormak daha doğru. Bilinç, zihin ve ben ile ilgili sorunlar sistemin sandığımız kadar karmaşık olmayabileceği ile ilgili ipuçları veriyor. Elbette yine de ben dediğimiz şey ne kadar var olabilirmiş gibi görünmese de bir şekilde var.
Dawkins bilincin evrimsel olarak gelişen bir beceri olduğunu bilerek şu soruyu soruyor. Eğer yapay zeka bilinçli olmadığı halde bilinçli gibi davranabiliyorsa yani bilinçli değilse ve bilinçli olmadığı halde yazarı anlıyor, onla tartışıyor ve ona yol gösterebiliyor ya da ondan daha zekice şeyler söyleyebiliyorsa insan neden evrimleşirken “bilinç” diye bir şeyi üretti. Bu işlevler için bilince gerek yok Claude bilinçsiz olduğuna göre. İnsan da bilinç geliştirme zahmetine girmeden bu şekilde evrimleşemez miydi? Sanırım buradaki çelişki eğer Claude’un herhangi bir bilinci yok diyeceksek neden insan bu yoldan giderek evrimleşmedi ve bilincin evrimleşmesi gerekti? Eğer Claude bilinçli bir varlığın yapabileceği değerlendirmeleri bilinç olmadan yapabiliyorsa öyleyse bilinç dediğimiz şey ne? Bir felsefi zombi ya da modern bir golem bilinç geliştirmeden bilinçli gibi davranarak bilinç geliştirme zahmetine katlanmadan aynı davranışları sergileyebilecekse bilince gerek var mıydı?
Bilinç karbon temelli mi olmak zorunda ya da uçmak için kuş mu olmak gerekir?
Bilincin hamile olup olmamak gibi ya A ya B durumunda olması gerekmediğini, bilincin aşamaları olduğunu hatırlayalım. Bilinç eğer aşamalara ve görevlere bölünebiliyorsa yapay zekanın da bir ölçüde bilinçli olduğunu kabul etmekte sorun yoktur. Bilinç doğada karşılığı olan bir özelliktir ve bu özellik de diğer özellikler gibi taklit edilebilir. Söz konusu bilinç olduğunda tuhaf bir narsistik yıkım yaşıyoruz gibi görünüyor. Yapay zekanın özne taklidi yapması hoşumuza gitmiyor gibi görünüyor. Robot süpürgenin yerleri temizlemesiyle ilgili bir sorunumuz yok. Yerleri gerçekten temizleyip temizlemediğini ya da temizleme taklidi yapıp yapmadığını ya da temizlemenin gerçekte ne olup olmadığını bilip bilmediğiyle ilgilenmiyoruz. Hesap makinesiyle ya da uygulamalarıyla da bir sorunumuz yok. Bu konuda yazılımın bizden daha iyi olmasını umursamıyoruz. Söz konusu “zeki olmak” ya da sorun çözmek olduğunda konuya daha farklı bakıyoruz.
Bilinç tıpkı yer çekimi gibi evrensel bir yasa olabilir ve bu yasanın karbon temelli olması gerekmeyebilir. Uçaklar uçmanın gereklerini yerine getirdiklerinde uçabilirler kuş olmalarına gerek yoktur. Robot süpürgenin yaptığı temizlikten şüphe etmiyorsak yapay zekadan kritik ve konuda iyi bir tavsiye alıp sorunumuzu çözdüğümüzde de yapay zekadan şüphe etmeye gerek yoktur. Bir konuda tıpkı başka bir insanla (bilinçle) konuşur gibi yapay zeka ile konuşup kör noktalarımızı kavramak, doğru hamleyi belirlemek ve hamlelerimiz üzerine değerlendirme yapabiliyorsak bilinçle ilgili bir meseleyi şöyle ya da böyle halletmiş olmuyor muyuz? Bize bakıp açılıp kapanan göz kapaklarına ihtiyacımız var mı hala? Deneyim hala insana özgü kalabilir fakat saf mantık olarak var olabilen duygulardan bağımsız evrenin matematiksel modelinin söylediklerimiz üzerine mantık ve muhakeme yapması bilinç değilse nedir gerçekten?
Evrenin tek gerçek bilimsel yasası çelişmezliktir. Çelişmezlik duvarına takılmadığımız sürece her şeyi söylemek mümkündür. Eğer yapay zeka çelişkiyi görüyor ve çelişkili durumları kendi içinde sorular sorarak çözüyorsa mantık ve muhakeme yapabiliyor demektir. Mantık ve muhakemeyi doğuran çelişkisizlik evrenin dilidir. Bu dili bir şekilde anlayan bir zeka türü sırf bu bilgiyle her yere ulaşabilir. Unutulmamalıdır ki bilinç çelişkisizliği ortaya çıkarmadı. Çelişkisizlik bilinci ortaya çıkardı ve bu her şeyin temeli olan yasayı işletebilen başka bir zeka türü var. Yapay zekaların yaptığı kodlama doğruluğu ve yanlışlığı anında tespit edilebilen bir beceri metin üretiminin aksine. Metnin kalitesini belirleyecek objektif bir kriter yok. Test edilebilir bir alanda bu kadar başarılı işler çıkaran yapay zekaların ürettiği metinler her zaman test edilebilir olmasa bile değerli olacaktır.


Bir Cevap Yazın